- 21 Eki 2026
- 71
- 0
- 0
Çoğumuz bir toplantı odasında ya da bir kurumun koridorunda şu cümleyi duymuşuzdur: 'Benim elimde bir şey yok, süreç böyle işliyor.' Cümle kimseyi suçlamaz, bu yüzden kimseyi sorumlu da kılmaz. Sorumluluk bir yerde dağılır, sonra da bulunamaz hale gelir. Burada yalnızlık dediğim şey duygusal bir hâl değil, sorumluluğun taşınabileceği bir omzun kalmaması.
Ahlaki öznenin bireyde durduğunu düşünmek kolay gelir, çünkü seçen, yapan ve bedelini ödeyen hep bir ben'dir. Ama seçimlerimin anlamı da bu ben'in dışından gelir: hangi seçeneklerin önümde durduğu, kimin neyi uygulamak zorunda kaldığı, hangi dilin bana hazır sunulduğu. De Beauvoir'in düşüncesine göre özgürlüğümü gerçekten istemek başkalarının özgürlüğünü de istemeyi gerektirir. Bu, özgürlüğün kendisinin ilişkisel olduğunu gösterir. Peki sorumluluk bu ilişkiye dağıtılınca kime ait olur?
Bence sorumluluk paylaşılamaz, ama paylaşılamazlık yalnızlıkla aynı şey değildir. Benim payım sistemin kendisinde değil, o sistemi sürdüren ya da bozan küçük seçimlerimde yatar. Yine de bu payı ancak başkalarıyla birlikte görebiliyorum; tek başıma baktığımda ya kendimi fazla suçluyorum ya da hiç suçlamıyorum.
Ahlaki öznenin bireyde durduğunu düşünmek kolay gelir, çünkü seçen, yapan ve bedelini ödeyen hep bir ben'dir. Ama seçimlerimin anlamı da bu ben'in dışından gelir: hangi seçeneklerin önümde durduğu, kimin neyi uygulamak zorunda kaldığı, hangi dilin bana hazır sunulduğu. De Beauvoir'in düşüncesine göre özgürlüğümü gerçekten istemek başkalarının özgürlüğünü de istemeyi gerektirir. Bu, özgürlüğün kendisinin ilişkisel olduğunu gösterir. Peki sorumluluk bu ilişkiye dağıtılınca kime ait olur?
Bence sorumluluk paylaşılamaz, ama paylaşılamazlık yalnızlıkla aynı şey değildir. Benim payım sistemin kendisinde değil, o sistemi sürdüren ya da bozan küçük seçimlerimde yatar. Yine de bu payı ancak başkalarıyla birlikte görebiliyorum; tek başıma baktığımda ya kendimi fazla suçluyorum ya da hiç suçlamıyorum.