Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

AİDS (Acquired immune deficiency syndrome)

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,536
F

faust

Ziyaretçi
Nükleik asit kimyası ve bunun moleküler biyolojisinin anlaşılmasıyla,1980’lerde hızla yayılan ve insan sağlığını tehdit eden AİDS’le aynı zaman denk gelmektedir.AiDS,insan immun sisteminin viral enfeksiyonun istila edilmesi durumudur.AİDS hastalarının ölümünün nedeni ise ‘fırsatçı’ enfeksiyonlardır.Bu hastalığın yayılmaması,sağlıklı bir bağışıklık sisteminin kontrolüyle mümkündür.AİDS’in ortaya çıkmasından bu zmaana kadar yaklaşık olarak 22 milyon insanın öldüğü ve 36 milyon insanin ise AİDS hastalığyla yaşadığı biliniyor.AİDS’in tanımlanması ve buna sebep olan virüs’ün ABD tarafından bilimsel olarak tanımlanan HIV-1 (yani human immuno decifiency virüs 1) olduğu biliniyor ve Pasteur enstitüsünün de yaptığı diğer çalışmalar,HIV-2 ile yakın bağlantılı olduğu ve hastalığın afrikadan çıktığı sanılıyor.Bu her iki cirüsünde genetik materyalleri DNA’dan çok RNA’ya benzediği için bu grup ’retrovirüs’ sınıfına girmektedir.HIV-1 ve HIV-2 üreyebilmek için bir konak hücreye ihtiyaç duyarlar.Vücutta bu durumu koruma görevi T-4 adındaki lenfosit hücrelerdir.HIV burada T-4 duvarını geçer ve revers transkriptaz enzimi ile hücrenin RNA’sının çökmesine neden olur.Revers transkriptaz enzimi viral RNA için tamamlayıcı olan bir DNA oluşmaısını katalizler.Burada DNA çift sarmaldan dolayı HIV için bir yardımcı etkendir ve T-4 hücresinin genetik materyaline yerleşir,böylece HIV cirüsünün yayılması dolayısıyla vücusdun enfeksiyon sisteminin zayıflamasına neden olur.
Şimdiye kadar yapılan çalışmalar HIV virüsünün henüz bir tedavisinin yapılamamasıdır.Fakat bazı durumlar geliştirilşerek bu durum geciktirilebilir.Tedavide ilk etken azidotimini yani AZT adında bir nükleosittir.Bu revers transkriptaz enzimini engelleyerek virüsün daha fazla yayılmasına engel olur.

İsmail Çelik

Kaynak:
R.C.Atkins,F.A.Carey - Organic Chemistry (Çev.edit : Prof.Dr.Gürol Okay,Prof.Dr.Yılmaz Yıldırır-Bilim yayınları - 2009)
 

DüşünceliKarga

Yeni Üye
Katılım
12 Eki 2013
Mesajlar
95
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Nükleik asit kimyası ve bunun moleküler biyolojisinin anlaşılmasıyla,1980’lerde hızla yayılan ve insan sağlığını tehdit eden AİDS’le aynı zaman denk gelmektedir.AiDS,insan immun sisteminin viral enfeksiyonun istila edilmesi durumudur.AİDS hastalarının ölümünün nedeni ise ‘fırsatçı’ enfeksiyonlardır.Bu hastalığın yayılmaması,sağlıklı bir bağışıklık sisteminin kontrolüyle mümkündür.AİDS’in ortaya çıkmasından bu zmaana kadar yaklaşık olarak 22 milyon insanın öldüğü ve 36 milyon insanin ise AİDS hastalığyla yaşadığı biliniyor.AİDS’in tanımlanması ve buna sebep olan virüs’ün ABD tarafından bilimsel olarak tanımlanan HIV-1 (yani human immuno decifiency virüs 1) olduğu biliniyor ve Pasteur enstitüsünün de yaptığı diğer çalışmalar,HIV-2 ile yakın bağlantılı olduğu ve hastalığın afrikadan çıktığı sanılıyor.Bu her iki cirüsünde genetik materyalleri DNA’dan çok RNA’ya benzediği için bu grup ’retrovirüs’ sınıfına girmektedir.HIV-1 ve HIV-2 üreyebilmek için bir konak hücreye ihtiyaç duyarlar.Vücutta bu durumu koruma görevi T-4 adındaki lenfosit hücrelerdir.HIV burada T-4 duvarını geçer ve revers transkriptaz enzimi ile hücrenin RNA’sının çökmesine neden olur.Revers transkriptaz enzimi viral RNA için tamamlayıcı olan bir DNA oluşmaısını katalizler.Burada DNA çift sarmaldan dolayı HIV için bir yardımcı etkendir ve T-4 hücresinin genetik materyaline yerleşir,böylece HIV cirüsünün yayılması dolayısıyla vücusdun enfeksiyon sisteminin zayıflamasına neden olur.
Şimdiye kadar yapılan çalışmalar HIV virüsünün henüz bir tedavisinin yapılamamasıdır.Fakat bazı durumlar geliştirilşerek bu durum geciktirilebilir.Tedavide ilk etken azidotimini yani AZT adında bir nükleosittir.Bu revers transkriptaz enzimini engelleyerek virüsün daha fazla yayılmasına engel olur.

İsmail Çelik

Kaynak:
R.C.Atkins,F.A.Carey - Organic Chemistry (Çev.edit : Prof.Dr.Gürol Okay,Prof.Dr.Yılmaz Yıldırır-Bilim yayınları - 2009)
Bi arada ben maymunlardan insanlara geçmiş diye dymuşdum [MENTION=363]faust[/MENTION]
 

Gündelik Bakış

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
136
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Herkesin bildiği bir şey var: nezle ile grip aynı şey değil, ama insanlar HIV ile AIDS'i hâlâ birbirine karıştırıyor. Virüs bir kişinin vücudunda yıllarca sessiz yaşayabiliyor, hastalık ise bağışıklık iyice zayıflayınca başlıyor. Faust'un yazısında bu ayrım biraz kaybolmuş gibi. DüşünceliKarga'nın maymunlardan geçiş notu da bu yüzden önemli, ama insanların bunu neden bu kadar geç fark ettiği bana daha ilginç geliyor.
 

Yeni Konular

Üst