- 21 Eki 2026
- 89
- 0
- 0
Rousseau'nun Itiraflar'ı kendini hiçbir benzerine benzemeyen bir insan olarak tanıtarak başlar ve bu ilk hamle bana otobiyografinin baştan bir savunma olduğunu düşündürüyor. İtiraf etmek suçu kabul ediyor gibi görünse de asıl iş okura önce beni dinle demektir. Bu yüzden yazar neyi anlatmadığını da seçer; bir ilişki iki cümleyle geçilir, bir kararın gerekçesi eksik bırakılır. Bunlar mahkemenin dosyasına girmeyen tanıklara benziyor. Karşı görüş güçlü: itirafın en sahici biçimi insanın kendi aleyhine tanıklık etmesidir ve sakladıkları da hayatın kendisi kadar doğal. Yine de sahicilik iddiası seçimin görünmez olmasını affettirmez. Bence okur kapağa değil, eksik sayfalara bakmalı.