Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Suleyman ve Saba Melikesi Belkis

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,306

phi

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,906
Tepkime puanı
174
Puanları
63
İsrailliler daha sonra Babile esir düştüler ve oraya sürüldüler. Orada esir hayatı yaşayan Yahudiler, Harut ve Marut’tan Babil toplumuna kalan büyü sanatlarını öğrendiler. Hz. Musa ve Davut peygamberlerin kitabına ilave kitaplar eklediler. Kabala ise sözlü gelenek olarak bu zamanlarda başladı. Hz. Süleyman’ın M.Ö. 900 lü yıllarda varsayılırsa, günümüz egemen gücü olan illuminati ve mason teşkilatlarının felsefi altyapısını oluşturan düşünce tarzının bu tarihten sonra geliştiğini görebiliriz. Tabiki Hz. Süleyman devrini bu kadar kısa bir yazıya sığdırmak çok zordur. Kur’anda Hz Süleyman’la Saba Melikesi Belkıs’ın karşılaşmasıyla ilgili ışınlanmaya benzer bir olaydan sözetmektedir: Söyleme göre, Hz Süleyman Saba Melikesi Belkıs’ın varlığını kendisine haber getiren Hüdhüd kuşu sayesinde öğrenmişti:”Derken uzun zaman geçmeden (Hüdhüd) geldi ve dedi ki: “Senin kuşatamadığın (öğrenemediğin) şeyi, ben kuşattım ve sana Saba’dan kesin bir haber getirdim. Gerçekten ben, onlara hükmetmekte olan bir kadın buldum ki, ona her şeyden (bolca) verilmiştir ve büyük bir tahtı var. Onu ve kavmini, Allah’ı bırakıp da güneşe secde etmektelerken buldum, şeytan onlara yaptıklarını süslemiştir, böylece onları (doğru) yoldan alıkoymuştur; bundan dolayı onlar hidayet bulmuyorlar.” (Neml Sûresi 22-24)

Bu bilginin üzerine Hz. Süleyman, Allah’ı ilâh olarak kabul etmeyip güneşe secde eden ve şeytanın kendilerine süslü gösterdiği bir sistemi kabul eden Sabahalkını, imana davet etmek için onlara “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla” başlayan bir mektup göndermişti. Ve tüm kavmi kendisine teslim olmaya çağırmıştı. “Gerçek şu ki, bu, Süleyman’dandır ve ‘şüphesiz Rahman ve Rahim Olan Allah’in Adıyla’ (başlamakta)dır. (İçinde de🙂 “Bana karşı büyüklük göstermeyin ve bana müslüman olarak gelin” diye (yazılmaktadır). (Neml Sûresi 30-31) Saba Melikesi o ana kadar hiç karşılaşmadığı kadar kesin bir üslupla tüm hükümdarlığını kendisine katmasını isteyen Hz. Süleyman’ın, bu mektubu karşısında çok şaşırmıştı. Ve kendisini kesin olarak bozguna uğratacağından emin olduğu bu hükümdarı, kararından vazgeçirmek için ona yüklü hediyeler göndermek yolunu seçmişti. Hz. Süleyman da, Saba Melikesi Belkıs’ın hediyelerini geri çevirmiş ve elçileri vasıtasıyla ona ne kadar kararlı, onurlu ve Allah’a bağlı olduğunu gösteren şöyle bir haber göndermişti:”(Elçi hediyelerle) Süleyman’a geldiği zaman: “Sizler bana mal ile yardımda mı bulunmak istiyorsunuz? Allah’ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır; hayır, siz, hediyenizle sevinip öğünebilirsiniz” dedi. Sen onlara dön, biz onlara öyle ordularla geliriz ki, onların karşı koymaları mümkün değil ve biz onları oradan horlanmış aşağılanmış ve küçük düşürülmüşler olarak sürüp çıkarırız.” (Neml Sûresi 36-37)
 

Tarih Meraklısı

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
82
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Kudüs'te büyük bir tapınak ve görkemli bir saray kurulduğu anlatısı, bugün bulunan arkeolojik kalıntılarla pek örtüşmüyor. Asıl mesele, Krallar ve Tarihler'in yazıya geçtiği dönemin, anlattığı olaylardan yüzyıllar sonra olması. Finkelstein ve Silberman, The Bible Unearthed kitabında birleşik krallığın olduğundan daha küçük ve yerel bir yapı olabileceğini, Süleyman'ın büyük imparatorluğunun ise sonradan büyütülmüş bir anlatı olabileceğini tartışıyor. Bu yüzden M.Ö. 900 tarihini bir çıpa olarak almadan önce o metinlerin hangi dönemde şekillendiğine bakmak gerekiyor. Kabala tartışmasına geçmeden önce bu zeminin oturması lazım.
 

Yeni Konular

Üst