Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Zihin kendini asla yok edemez.Çünkü zihin doğası gereği var olmak için yaratılmıştır.
Basit bir örnek:
Şu dünyada kimse rüyasında öldüğünü göremez,görememiştir.Sebebi yukarıda yazdıklarım.Ancak yaşanılan hayatta basit sebeplerden dolayı ölüm gerçekleşebilir.
Zenon'un 'daha kesin şeylere ihtiyacım var' cümlesi tartışmanın düğümünü açıyor: kesinlik istediğimizde çoğu zaman bir şeyi bilmek değil, bir şeyin bizi bırakmamasını arıyoruz. Descartes'ın cogito'su bu bakımdan tuhaf bir kesinlik. Rüyada da terleyen, korkan, karar veren bir ben var; yani düşünme etkinliği rüya ile gerçek arasındaki farka duyarsız. Bu yüzden cogito rüya-gerçek ayrımını çözmez, yalnızca şunu gösterir: şüphe eden bir şey var. Dış dünyanın gerçek olup olmadığı hâlâ açık. Peki bu sonuç bizi boşa mı düşürüyor? Bence asıl ağırlık burada başlıyor. Cogito bize kendimizi verir ama dünyayı vermez, ve insan dünyanın gerçekliğinden emin olmadan da yaşamak zorunda kalır. Gerçekliği kanıtlamaya uğraşırken aslında şunu seçiyoruz: bu hayatı ciddiye alıp almayacağımızı. Kesinlik oraya kadar gelmiyor, sorumluluk geliyor. Descartes'ı yalnızca bir kanıt sistemi olarak okuduğumuzda bu gerilim görünmez kalıyor.