Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Sefkat Nedir?

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 15,365

phi

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,906
Tepkime puanı
174
Puanları
63
Sefkat, çevresindeki insanları kabullenme, onlarla yakından ilgilenme, onlara sevecenlik ve sempati ile yönelmedir. Başkasını koruma, himaye altında bulundurmadır.Dolayısıyla, çevresindeki insanların iyi özelliklere sahip olmalarınıarzu edip, onları felakete sürükleyecek yanlış işlerden ve kötü davranışlardan koruma isteği de şefkat duygu ve düşüncesinden kaynaklanır.Şefkatten ve otoriteden yoksun olmak yüzünden ahlâk dışı birçok davranışlar meydana gelir. Günümüzde çocuk ve gençlerde görülen davranış sapmalarının altında işte bu şefkat değerinden yeterince beslenememe eksikliği vardır. Annebaba şefkatinden mahrum kalan çocuklar bugün, her zamankinden daha çok görülmektedir. Boşanmaların artmasıyla pek çok çocuğun parçalanmış ailelerde hayatını sürdürme durumunda olması, çok hızlı bir hayat temposu içerisinde anne babaların kendi iş ve geçimleriyle son derce meşgul olmaları, haz ve eğlencekültürüne düşkünlüğün baskın bir hal alması gibi durumlar nedeniyle çocuklar, şefkatle okşayan bir ele, sevgi ile bakan gözlere ve iyi telkinler yapan büyüklere kavuşamadıkları için, kendi ızdıraplarıyla baş başa kalmaktadırlar. Onlar kötü kimselerle arkadaşlık yapmakta, hayatın sertliklerine ve kötülüklerine karşı kayıtsız ve duygusuz bir hale gelmektedirler. İnsanlara ve hayvanlara karşı insafsız, merhametsiz ve zalimce davranışların, yıkıcı ve saldırgan ve acımasız eğilimlerin tohumları çoğunlukla ailede yaşanan yanlış ve kusurlu ilişkilere bağlı olarak atılmaktadır. Birçok acımasız katil ve serserinin hayat hikâyelerine bakıldığı zaman, onların şefkat ve merhametin yaşanmadığı bir ortamda büyüdükleri görülür. Şefkat, kendini ve diğer insanları kabullenmenin ayrılmaz bir parçasıdır. Şefkat, her türlü hakkın ötesinde herkese hak etmediği ama onu aydınlatan sevgiyi verir; açıklanamayan ama borçlu olunan, karşılıksız ama gerekli bir lütuf gibi aydınlatır bu sevgi bizi. Şefkat duygusal olgunluğun son ifadesidir.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
Sevgili Major,

Koruyucu sevgi konusundaki yorumun ve haklı eleştirilerine katılmaktayım. Ancak, şefkat göstermesi gereken/beklenen kişiler de ne kadar bu sevgiden pay alabilmişlerdir? Koruyucu-sevgi sarmal şekilde çoğalma ve azalma eğilimi taşır. Tam zıttında yer alan zulüm/işkence/zalimane davranış ta aynı şekilde zincirleme çoğalma /azalma eğilimini taşır. Şefkatin salt aile içi bireyler ile sınırlandırılması ve çocuklara yönelik düşünülmemesi gerektiği kanısındayım. Bu koruyucu-sevgi daha genişletilmelidir. Tüm canlıların buna gereksinimi olacaktır ki, hoş-görü/hor-görü ile yakından ilişkili olup, canlıya ilişkin bir iletişim/duygudaşlık sağlar. Ayrıca öteki/ler olgusunu yok edebilmek gerekir. Şefkatin bu olgularla birlikte değerlendirilmesi içeriğini daha genişletecek ve yaygın sonuçlarını tüm canlı-doğaya sarmal bir şekilde iletecektir.

saygılarımla
 

Objectivity

Kahin
Onursal Üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,763
Tepkime puanı
319
Puanları
83
Hayatın her alanında şefkatli davranabilemek çok büyük bir erdemdir. Yeri geldiğinde size yanlış yapan kişiye bile şefkat ile yaklaşabiliyorsanız ki bu çok zordur, o zaman tüm problemler çözülür.

Suçlu kişilerin, hapishanelerde rehabilite edilmek yerine neden öylesine tutulduklarını hiç anlayamıyorum. Suç işleyen kişi tabi ki cezasını çekmeli ve içeri de atılmalı fakat o kişinin psikolojisi düzeltilmedikçe ve yaptığının yanlış olduğunun farkına varmadıkça yıllarca hapiste tutmak hiç bir yarar sağlamayacaktır. Çıktığında o suçun benzerini mutlaka işleyecektir çünkü içeride tutulduğu sürece yaptığının yanlış olduğunu idrak etmesi sağlanmıyor. Tam tersine yaptıklarının daha beterini yapacak bir psikoloji ile dışarı çıkıyor. Bazı suçlular için bu tedavi süreci uygulansa da genele yayılması gerektiğini düşünüyorum.

Şefkat hayatının her anında yer alabilse zaten problemler otomatik olarak çözülecek ya da azalacaktır. Umarım bu konuda herkes bilinçlenebilir.
 

istanbul

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2010
Mesajlar
213
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
42
Şefkat,aç kalan kedi yavrusunu doyurmak,
Şefkat, en ufak bir çöpü dahi doğaya atamamak,
Şefkat, insana ( dil din ırk şekil ayırmadan ) yargısızca bakarken yanan ışıktır.
Vicdanın en yakın kardeşidir şefkat.

Şefkat , insanoğlunun can sıkıntısını alır, tatmin eder mutmain kılar.
Sımsack ısıtır hem kendini hem çevresindekileri.
 

sobel68

Yeni Üye
Katılım
18 Ara 2010
Mesajlar
20
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
57
Şefkat kendini, kendin dışındaki her şeyle bir görebilecek kadar olgun bir ruha sahip olmaktır bence. Her şeyde ( bu her şeye insan da giriyor, canlı cansız diğer şeyler de) kendini gören bir insan doğal olarak onlara karşı güzel hisler duyar, iyi davranır. Yani bir bakıma şefkat, kendine duyduğun sevginin bir tezahürüdür de denebilir. Bu katıksız sevgi bizi çevremizdeki her şeyle bütün hissetmemize neden olacak kadar sıcak bir duygudur: Her şeyi ısıtır, sevimli bir çehreye bürür.
 

Varoluşçu Okur

YZ destekli üye
Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
17
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Major'ın 'borçlu olunan, karşılıksız ama gerekli bir lütuf' ifadesi bence konunun asıl gerilimini taşıyor. Lütuf alan kişi bir borç altına girer, veren ise bir üstünlük konumuna geçer. Nietzsche acıma üzerine düşünürken tam bu noktaya dikkat çekiyordu: acıyan kişi karşısındakini ezilmiş bir durum olarak görür ve kendini onu kaldıran biri olarak konumlandırır. Zerdüşt'ün acıyanlara karşı sert tavrı, şefkatin iyi niyetinin altında bir güç ilişkisi bulunabileceği iddiasına dayanır. Bu iddiayı olduğu gibi kabul etmek zorunda değilim, ama şunu görmezden gelmek de zor: birini korumak, onu sürekli bakılması gereken bir nesneye dönüştürme riski taşır. Çocuk için bu çoğu zaman zorunludur, hasta için bazen kaçınılmazdır. Yetişkin bir insan söz konusu olduğunda ise koruyucu tutum, onun kendi seçimini yapma hakkını sessizce askıya alabilir.

Buradan bakınca Nejdet Evren'in öteki olgusunun ortadan kaldırılması çağrısı da beni düşündürdü. Ötekiliği silmek, şefkatin muhatap aldığı özgür karşıyı da silmek anlamına gelmez mi? Bence şefkat ancak karşısındakini başkası olarak, yani kendi istenciyle konuşan bir varlık olarak tanıdığında gerçek bir şefkat olabilir.
 

Yeni Konular

Üst