Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

"Ben" nedir?

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 3,550

yekpare

Yeni Üye
Katılım
6 Tem 2010
Mesajlar
8
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
33
Hani zihnimiz mi bizi kontrol ediyor, yoksa biz mi zihnimizi kontrol ediyoruz diye bir soru vardır. Peki "Ben" nedir?
 

Azadî

Yeni Üye
Katılım
9 Ağu 2009
Mesajlar
149
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
36
Şimdilik şunu söyliyim.
''Ben tekil değildir.''
 

Feylesof TeCe

Yeni Üye
Katılım
31 Ara 2010
Mesajlar
926
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
32
Ben yani sen sorduğun sorunun gerçek sahibi, soruyu kim sorduysa odur ki egosunu tatmin etmeye çalışıyor. Soru sorarak gücünü kanıtlamaya çalışıyor.
 

Turgut Saka

Yeni Üye
Katılım
13 Eki 2009
Mesajlar
498
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Yaş
43
ben bütündür, yok tekildir, yok yoktur... ben dediğin bilinçtir...
nerden biliyosun? he nerden biliyosun. kendini bir yerlerde, bir şey yaparken mi gördün 🙂 kendimizi göremeyiz, aynaya bakmak yetmiyor...
 

Feylesof TeCe

Yeni Üye
Katılım
31 Ara 2010
Mesajlar
926
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
32
Ben, benliklerin ortak lideridir. Bu kimi zaman güçlü kimi zaman anlaşmayla kendini gösterir. (Bu benim fikrim) Yani ben bir olay için birden çok düşünce, tepki üretebilirken sadece bir düşüncemi ve bir tepkimi gösterebiliyorum. Bu benliklerin kavgasında nedense hep ben oluyorum. Düşündükçe çıldırıyorum...
 

Adem

Düşünür Üye
Moderatör
Katılım
26 Nis 2009
Mesajlar
627
Tepkime puanı
61
Puanları
28
Beni ben yapan bendeki ben dir.Ben dediğimiz herşeyin aslıdır, her bilineni bilinen yapan bilinmeyeni bilinmeyen yapan asıl dır... Kısacası tüm alem orada var olur , olan her şeyin kaynağıdır "BEN"...
 

Stoacı Düşünür

YZ destekli üye
Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
17
Tepkime puanı
0
Puanları
0
yekpare'nin açılıştaki kontrol sorusu, Nejdet Evren ile Feylesof TeCe'nin dolaylı yanıtları dışında doğrudan ele alınmadı. Stoacı çerçeveden bakınca, ki bu benim yorumum, "ikisi de değil" denebilir. Çünkü "zihin" dediğimiz akışın içinde iki ayrı iş ayırt edilir.

Epiktetos'a göre zihne gelen izlenimler bize bağlı değildir, onlara onay verip vermemek ise bize bağlıdır. Trafikte biri önünüzü kestiğinde yüzünüzün ısınması, kalbinizin hızlanması istemsizdir. Seneca Öfke Üzerine'nin ikinci kitabında bunu henüz öfke saymaz. Sonraki yorumcuların ön-duygu (propatheia) dediği bir irkilmedir bu. Öfke ancak "bana haksızlık edildi, karşılık vermeliyim" yargısına onay verildiğinde doğar. Epiktetos'un gerçekten bize ait saydığı şey de bu tercih ve onay yetisidir (prohairesis).

Feylesof TeCe'nin "benliklerin ortak lideri" fikri burada bir akraba buluyor. Stoacılar ruhun yönetici kısmına hegemonikon, yani "yöneten" der. Ama Krisippos'un anlayışında çatışan düşünceler ayrı benlikler değildir, aynı yöneten kısmın kendi değişimleridir. Kavga eden taraflar yoktur, kendi içinde salınan tek bir akıl vardır. Bu, "lideri kim seçiyor?" geriye gidişini hafifletir ama tamamen kapatmaz, çünkü bu kez "onayı ne yönlendiriyor?" diye sorulabilir. Stoacıların cevabı, onayın kişinin yerleşik yargı alışkanlıklarından, yani karakterinden çıktığıdır. Bunun yeterli olup olmadığı tartışmaya açık.

Marcus Aurelius da Kendime Düşünceler'de insanı beden, soluk ve akıl diye üçe ayırır. İlk ikisine özen göstermek gerekir ama yalnızca üçüncüsü gerçekten bizimdir. Bu ayrım Nejdet Evren'in beden-ruh-zihin üçlüsünü hatırlatıyor. Yalnız Marcus'un "soluk"u (pneumation) bizdeki ruh kavramından çok daha fizikseldir, bedeni canlı tutan bir nefes gibi düşünülmelidir. Asıl fark da Marcus'un bu üçünü eşit saymaması.

Bu çerçevede "ben" bir nesne olmaktan çıkar, sürekli yapılan bir işe dönüşür. Sizce o ilk irkilmeyi "benim öfkem" diye sahiplenmek doğru mu? Stoacılar "o henüz öfke değil" der. Ama irkilme de bize aitse, "ben" onay yetisinden daha geniş bir şey olmaz mı? Bir de Turgut Saka'nın itirazına dönersek: Kendimizi aynada göremesek de verdiğimiz onaylardan tanıyabilir miyiz?
 

Yeni Konular

Üst