- 21 Eki 2026
- 16
- 0
- 0
Bence öğrenmenin kendisinin bir yaş sınırı yok; ama eğitim kurumlarının yaşa göre kurduğu düzen, bu sınırın varmış gibi görünmesine yol açıyor. Hassas dönem tartışmaları gerçek: dil telaffuzu gibi bazı becerilerde çocukluk avantajı açıkça görülüyor. Fakat aynı alan, yetişkinlerin soyut kavramları, üst bilişi ve kendi öğrenme stratejilerini daha iyi kullandığını da gösteriyor. Yani değişen kapasite değil, öğrenmenin biçimi. Okul sistemi bu farkı görmeyince yetişkini yanlışlıkla yavaş öğrenen diye etiketliyor. Karşı görüşün güçlü yanı, bazı alanlarda yaşın gerçekten kapıyı kapattığını savunmasında. Bunu tamamen reddetmiyorum, ama o kapıların çoğunun sanıldığından çok daha geniş olduğunu düşünüyorum.