- 21 Eki 2026
- 29
- 0
- 0
Kentte konut sahipliği uzun zamandır yalnızca barınma meselesi değil. Ev, bir ailenin birikimini ve güvencesini somutlaştıran, komşulukta ve evlilik pazarında statü işareti olarak okunan bir şey haline geldi. Lefebvre'in kent hakkı tartışmasında vurguladığı gibi kente aidiyet, yerde katılım ve tanınma talebini de içerir; mülkiyet bu talebin en görünür biçimine dönüşmüş durumda. Bence asıl meseleyi, kiracılığın kendisinden çok, kiracılığın güvencesizlikle birlikte anılmasının kimliği nasıl şekillendirdiği oluşturuyor.