Neler yeni

Kitabımı Okuyabilirsiniz 2

NuriKara

Üye
Katılım
3 Ara 2018
Mesajlar
205
Puanları
18
1. Tanrı İyi Olmayı Sever.:

Tanrı, herhangi bir dine mensup olmayı değil; iyi olmayı sever. Herkes takdir etmeli ki tanrı sevdiklerini ödüllendirir; ama şefaat inancına sahip olan farklı dinlerden olan insanlar takdir edemeyecekler.

"Tanrı iyi insanları sever." düşüncesine nasıl ulaştım? Bu fikre ilk ulaşan kişi ben değilim, belki bu şekilde dillendiren ilk kişi ben olabilirim. Bir şeyleri ilk bulan olmak gibi bir derdim yok, önemsediğim şey; yanlış olanı değil, doğru olanı benimsemek. Sadece o sese, vicdana; kulak verdim. Bazı şeylere aklınızla değil, vicdanınızla ulaşabilirsiniz. Dolayısıyla bu fikre nasıl ulaştığım hakkında bu kadar konuşabilirim.

Tanrını rızasını her şeyin önüne koymayı doğru bulduğumdan, bu fikir bana yol gösteriyor; büyük ölçüde beni oluşturuyor ama tek değil; çünkü sevdiklerimin iyiliğini, dünyanın daha iyi bir yer olmasını, hayvanların iyiliğini de önemsiyorum. Tanrının rızasını her şeyin önüne koymak diğerlerini istemem konusunda bir engel oluşturmuyor. "Tanrı iyi insanları sever" ise sevdiklerime kötü davranmamı, dünyanın kötü bir yer olmasını, hayvanların kötülüğünü isteyemez. Birlik, çelişkiler olmadığı zaman mümkündür; birinin yaptığını diğeri bozar; böyle durumlarda birlikten bahsedilebilir mi? Böyle durumlarda düşmanlıktan bahsedilir, yıkımdan bahsedilir, özürlerden ama içten olmayan özürlerden, hayata aktarılmayacak özürlerden bahsedilir.

Tanrı, başka dinlerden olan veya tanrının varlığına inanmayan ama iyi olan insanları sonsuza kadar cehenneme mi atacak?


2. (başlıksız):

İyi olan nedir, kötü olan nedir, iyi ve kötü olmayan şeyler var mıdır? Bu soruların her şeyi kapsamayan cevapları var.

Ahlak her insanı kapsar; Saşa mide olduğundan kalıplar dayanılmazdır.


3. Ahlak:

Ahlak her insanı kapsar; en ahlaklı olan bildiklerine göre en doğru olanı ve bildiklerinin yanlış olduğunu kabul edebilendir. Bu söylediğim her insanı kapsar; göreceli olan ahlak değildir; göreceli olan davranışlardır. Ahlak şanstan münezzehtir.


4. Ölü Olma Durumu:

Ölüler hiçbir şeyi isteyemez; ölü olmak, bir şeyleri isteyememektir.

Ölülük, canlılığın olmadığı zamanlarda olan şeydir; canlılar, canlılığını kaybedip ölü durumuna geçer; canlı olmayanlar zaten ölüdürler.


5. Ahlak, İnsana Aittir.:

Ahlak insan olana aittir. Hayvanlarda ahlak yoktur.


6. His:

His, canlı olana aittir. Hisseden ister.


7. Ahlak, Güzel Olanı Yapmaktır.:

Ahlak, bencil olmamaktır; kendin olmaktır; hayıra yormaktır; kendini üstün görmemektir; toplumunu üstün görmemektir. Ahlak, bunlardan fazlasıdır.


8. Sonsuzluk:

Süresi uzun olan kısa olana göre daha eftaldir. Sonsuzluk daha eftaldir; geçici olan geçer. Geçtiği zaman değerini kaybeder. Öyleyse ben kalıcı olanı istiyorum; sonsuz olanı.


9. Çeşit:

Çeşitlilik zenginliktir, zenginlik hazinedir; böylelikle insanlar zenginliği arzular; çeşitlilikten yoksun zenginlik olamaz; en zengin insan en fazla çeşide sahip olandır; olanların iyi olması bir illüzyondur. Sıkılmamak mutlu olmaksa zenginlik mutluluğu satın alır; zenginlik kendini uyuşturmaksa zenginler en uyuşuk insanlardır, gerçek mutluluk insanı uyuşturandır(!)

Gerçek mutluluk satın alınamaz, kazanılır, harcanamaz, satılamaz, insanın hep yanındadır. Kaynağı para değildir.


10. Ruh:

İnsanlar seçimleri kendi yaparlar; düşünce açığa çıkartır. Böylelikle sadece düşünen bilir. Şunları düşünen: Tanrı insanı neden yarattı; insanlar farklılar; hayvanlar aynılar; var olmak seçim yapmakla mümkün; ruh dileyendir.


11. Mutluluğa Uzanmak:

İnsan haz alıp kendisine yarar sağlayamaz; kendisine yarar sağlayan fazlasıdır; böylelikle ahlaklı olmak kendinle mutlu olmaktır, kendine yarar sağlayandır; kendine yarar sağlayan mutluluğa uzanır. Ahlaklı olmak başkalarını umursayandır. Kendine yara sağlamak için ahlaklı olunamaz; ahlak başka şeylerdir (bilindi).


12. Şartlar:

İnsanlar şartları değiştiremezler; insanlar şartları değiştirebilirler; insanlar şartlardan bağımsızdırlar; insanlar şartları etkilerler; böylelikle şartların kişiden kişiye farklı etkisi olur; ve böylelikle şartlar farklı kişilerin hayatlarını farklı şekillerde etkiler; böylelikle de insanlar şartları daha az umursayabilirler.


13. Yasaların Hakimi:

Hangi yasaların hakimi insanlar; daha yasaları tam anlamaktan yoksunlar; hayır, onlar yasa koyucu değiller; onlar yasalara tabiiler. Uydurarak bir yere varamazlar, varamadılar. Anlamaya çalışılmalı; uydurmak sadece bir engeldir.


14. (başlıksız):

Hakimiyet elde edenindir; elde eden gönülleri fethedenindir. Böylelikle gönüllere taht kuran, saraylara taht kurar; parayı sevenler cepleriyle bağ kurarlar; iyiliği sevenler kalpleriyle bağ kurarlar; cepleriyle bağ kuranlar cepdaş, kalpleriyle bağ kuranlar yurtdaş olurlar.


15. Yalnızlık:

Amma velakin yalnızlık yalnız kalanındır; aksi takdirde yalnız kalınmazdı; kendisi olamayan yalnızlığa itilir; yalnızlık bir tercih değil bir zorunluluktur. Böylelikle bilindi; sunulmasaydı bilinebilir miydi; biraz evet, çoğu hayır.


16. Böylelikle Bilindi:

Bozmak yapmaktan daha zordur; böylelikle yapan bozandan daha evladır; bozan yapandan daha dikkatli olmalıdır; bazı şeylerin geri dönüşü yoktur, bazı şeylerin geri dönüşü zordur; böylelikle bilindi; sunulmasaydı bilinebilir miydi; biraz hayır, çoğu öyle; düşünen bilir; dileyen düşünür; kimler diler; aklını hocaya teslim etmeyenler, umursayanlar, filozoflar(filozof denmesini mi bekliyorsunuz?), filozof olmayan düşünmez, onlar, onlar ve onlar da düşünürler; böylelikle bilinmedi.



17. Gerçekliğin Kıymeti:

Ve insan aldandı; fazlalıklara, geçici rahatlığa ve daha fazlasına; pek azı fark etti gerçekleri, gerçekliğin kıymetini; pek azı tercih etti gerçek kıymeti.

Ve insan inandı; yalancılara, işine gelenlere ve daha fazlasına; pek azı fark etti gerçekleri, gerçekliğin kıymetini; pek azı tercih etti gerçek kıymeti.

Sen aldanma sen inanma; bırak çoğunluk onların olsun; gönlünü hoş tut; hak haklıdan yana.


18. Zapt-ı Mübeşşere

Zapt-ı mübeşşere değil ecri mümsema,
Olsaydı ecri zayiat olmazdı kelimat,
Böylelikle açıkladı değil ecri zayiat,
Bilindi istendi buna değdi, çünkü kalpteydi.
Varlık sahasını terk edince, anlaşıldı.
Varlıkların üstünde bir varlık vardı,

Anlaşılmaz okunmadan oku doğru yere doğrultmadan,
Sabiri tartmadan arşa dokanmadan,
Anlaşılır tartı doğruysa, anlaşılır arşa dokanılırsa;
Arşa dokandım huşu ile, serzenişte bulundum;
Dedim "neden bütün bu acılar?", dedi "acı sadece sizde mi var?";
Katlan; geçer bu acılar, geçecek bu acılar.

Sordum "siz kimsiniz?", dediler "biz sizdeniz.".
Şaşırdım; neden bizimle değilsiniz?, şaşırdılar; sizinle değil miyiz?.
Çaldım yasak bilgi, olan bana oldu neden yasak ki?,
Öğrendim; yasakmış, çünkü akıllara zararmış,
Olsun; veririm, geri veririm; alın, geri alın.
Aldılar, geri aldılar, benden aldılar; sordum; "benden mutlusu var mı, benden mutlusu var mı?".

Fazla şımardım; az yaşadım; çok çalıştım;
Şımarmasaydım, çok çalışır mıydım?, aza dayanır mıydım?;
Sanmam, büyük iş, az yaşam, çok katlan; fazla dayan, fazla dayan, fazla dayan, fazla dayan...
Sanmam, elmasa kömür denir mi?, aza çok denir mi?, uzun lafın kısası: Boşa geçmiş ömre yaşam denir mi?;
Sanırım, ben zaten çok yaşadım; hangi gafil buna şaşırır, şaşarım; kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner aşarım;
Alıntı da yaparım, alıntı da yaparım.
 
Son düzenleme:

Lefty

Tanınmış üye
Yönetici
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
5,083
Puanları
63
Yaş
41
5. Ahlak, İnsana Aittir.:

Ahlak insan olana aittir. Hayvanlarda ahlak yoktur.
Hayvanlarda ahlak yoktur denemez fakat bizim anladığımız şekli ile düşünmemek gerekiyor. Örnek vermek gerekirse bazı maymunların aldatan eşi cezalandırdığı durumlar var. Eklediğim videoda daha fazla detay bulabilirsin ve özellikle son bölümdeki maymunları çok dikkatli izlemeni tavsiye ederim.

Hayvanlarda Ahlaki Davranışlar
 

NuriKara

Üye
Katılım
3 Ara 2018
Mesajlar
205
Puanları
18
@Lefty

Sırtlanlar ahlaksız hayvanlardır; suçları sırtlan doğmak; hayvanlar belirli kalıpların içine doğuyor.
 

Lefty

Tanınmış üye
Yönetici
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
5,083
Puanları
63
Yaş
41
@Lefty

Sırtlanlar ahlaksız hayvanlardır; suçları sırtlan doğmak; hayvanlar belirli kalıpların içine doğuyor.
Sırtlan doğası gereği ne yapması gerekiyorsa onu yapıyor yani insan gibi keyfi hareket etmiyor. Sırtlan doğmak bir suç olamaz ve sahip olduğu bedenin şartlarına göre hareket etmesinde bir tuhaflık yok. Hayvanları ahlaki açıdan değerlendirirken onların koşullarını da dikkate almak zorundayız yani yavrusu olan bir anneye saldırmayan ya da bilmeden saldırdıysa da yavruyu fark ettiği an sahiplenen yırtıcı hayvanlar da var.
Sen bir sırtlandan ne bekliyorsun, kendi doğasına karşı çıkıp "Bu yaptıklarımız etik değildir." demesini falan mı?
Kendin de ifade etmişsin, belli kalıplar içinde doğuyorlar ve ona göre yaşam sürüyorlar ayrıca sırtlan evcilleştirilmesi mümkün olmayan hayvanlardan birisidir.
Timsah ya da sırtlan fark etmez sonuçta insan gibi zevk için öldürmüyorlar, hayatta kalmak için başka seçenekleri yok.

Haberlerde izledim az önce, bir balina dalgıcı yutmak isterken, muhtemelen tadını beğenmediği için geri suya bırakmış. Bu durumda balina o dalgıcı şayet yutmuş olsaydı bu hareketi balinayı ahlaksız bir hayvan mı yapardı? Bana göre yapmaz çünkü sadece doğasının gereği ne ise onu yapıyor olacaktı. Bu sitede daha önce paylaşmıştım, ormanda kaybolan çocuğa sahip çıkan bir ayı vardı ve şayet isteseydi çocuğu öldüremez miydi?

Hayvanların ahlak dünyası tabii ki insandan çok farklı fakat insan gibi zevk için ya da kasıtlı olarak başka canlıya zarar vermiyorlar, tek dertleri hayatta kalmak.


Dalgıcı Yutmaya Çalışan Balina
 
Son düzenleme:

NuriKara

Üye
Katılım
3 Ara 2018
Mesajlar
205
Puanları
18
1. (.)

Olduğu gibi görünen bir vardı, Semih. Kendini olduğu gibi zanneden biri vardı, Tarık. Onların arkadaşı, Nazlı. Birlikte yaşamlarını sürdürüyorlar; aynı evde. Şimdi "bu nasıl olur?" diyeceksiniz; bal gibi olur; olgunluğa erişmiş insanlar; aynı evde. Birbirlerine cinsel arzu duymuyorlardı; istersem onlara kanat da takarım; benim hikayem; benim kurallarım.

Tarık günlerden bir gün trafik kazası geçirdi; yatalak kaldı. Arkadaşları ona bakmayı kabul ettiler 'işte arkadaş. Hayır, hayır dost'. Böylelikle beraber yaşamaya başladılar. Onları görenler şaşırıyorlardı(bu nasıl arkadaşlık, dostluk) soruyorlardı "neden?" diye. Onlara göre her şey normaldi; Tarık evdeki işleri hallediyordu, Semih, Nazlı ise evin geçimini sağlıyordu. Günlerden bir gün Nazlı trafik kazası geçirdi; yatalak kaldı. Semih ikisine de bakmaya karar verdi. Onlarda onun için aynısını yaparlardı; gerçek şu ki: Nazlı yapardı, Tarık yapmazdı; öyleyse Tarık dost değil, arkadaş.


2. (.)

Hasılı kelam sürur ve muhabbet sizinle olsun bizimle olsun herkesle olsun; dua, iyi niyet kime kısmet kime niyet; fazlalıklar düşsün toprağa, herkes yesin; azınlıklar da, azınlıklar da; herkesin hakkı herkese gitsin; dönüşsün lezzete ayrılıklar; farklılıklar.


3. Aşk, Aşık, Maşuk.

Aşk aşık usandırır; maşuğa, kime ne; banane, sanane; faslına kader kimde keder; aşığa sedir hasbel kader, maşuğa saray hasbel nefer; kedere bak kedere; aşık usandı bundan size ne; bize ne. Aşk sadece kadına olmaz, sadece erkeğe; aşık olur insan dilediği nesneye; hisse; duruma; olaya; en önemlisi bir insana; vaz geçemez aşkından bundan size ne; bize ne; kime ne.


4. (.)

Fazladan kelam edip kırma kalbimi kelam; fazladan söz edip aklımı kana bulama; bilmem gerekeni anlat fazlasına karışma; fazlası zarar azı karar çoğu zarar azı yarar; sırayla öğrendim birçok şeyi, ya öğrenemezdim ya da kırardı beni; böylelikle anlatmadım, sustum kırmadım kimseyi.


5. Fazladan Değil Rafadan

Fazladan değil rafadan; azardan değil kenardan; sarımsak değil soğan, bu yazı çocuk işi derinden gelir sesi büyüdüm diye unutmadım seni; çocukları severim büyükleri döverim kimmiş hanım evladı; artistliğim boşuna üflesen uçarım ha; sorarım seni derinden gelir sesi.


6. (.)

Azar azar, bu kader bize ne yazar; böyle gelmiş, böyle gitmez o kadar; sen beni buna pişman etme; yok yok, olmaz o kadar; şarkı sözleri sanarsın bir filozofun eseri; yazmaz senin dilediğinden başkasını, yazamaz, yazsaydı sen olmazdın; karşına çıkartır kader gerisi hasbel kişi; çek fişi bitir işi.


7. Böyle Yaşanmaz

Varlık aleminde boy göstermiş; felsefik sözler söylersin kendini üzersin; bırak, boş ver kimseyi, yaz geçindir kendi kendini; olursa olsun hain, kalleş ve kin; sen bilmezsin kim hin; bilirsin iyiyi kötüyü, gizlersin kendine; oldu mu şimdi bir bak haline; olmaz olamaz, böyle yaşanmaz.


8. (.)

Farklı sezonlarda farklı kıyafetler; gel gör kim kime ne der; yazdığın şiir mi sanıyorsun; kendini kandırıyorsun.


9. (.)

Fazladan kelam etme açılır yaram; tuz basma sargı sar, oyma yara var; bırak kendime geleyim kaçın kurası onu bileyim; fazladan yaramı deşme, deş iyileşsin derdim; başıma geldi neydim, kime gidim; fazladan eşme köpürsün sular, topraktan irice ana mı var; başına geldi neydersin, kime gidersin.


10 (.)

"Yaz." dedi; neyi yazayım; "yaz." dedi, afalladım; kurşun döktürdüm olmadı çare bu ses bir yarden bir yare; anladım, bir ben vardır bende benden içeri; sordum, yok mu kaçarı; anladım kaçmaya gerek yok, benden içeri bir ben yok.


11. (.)

Acı, azı şımartır çoğu saptırır; dozajını doğru ayarla; işin varsa, aylak aylak dolanma; kpesi* oyalayadur, gelirse sıraya durdurur; kaçamazsın, sıkıca yakalar anlarsın neden bu acılar; kaçış nereye o oraya unutma o senin içinde; kaçış yok!

*Hastalık, fazla acı çekmenin getirdiği donma hali.


12. (.)

Sarmala sarıp sarmala; yalpala deli dolu yalpala; çalkala bir aşağı bir yukarı çalkala; tırsma bir oyun değil bu sözler yarım değil.


13. Kafiye

Varlık sahasını terk edince gördüm deli doluyum geri dönünce buldum sahip olayım,
Kardeşimi görünce anladım ben yarımmışım tamamladı beni,
Bir bakmışım olmuşum yine deli dolmuşum;
Sahipsiz zannetme ha ben olmuşum ha o olmuşum.

Kafiye her şey değildir,
Anlatılanlar zayi değildir.
Yarım uyak tam uyak,
Sen bu işleri artık bırak
Ne işin var diskoryumda,
Yanında ki kız sarımtırak,
Ayranın yoktur içmeye,
Atla gidersin çeşmeye,
Bu ne perhiz what is this,
Ulan İsmail can touch this.


14. (.)

Fazladan lafı eğip bükme; yalanını belli etme; yalan söylerim, belli etmeden; lafı fazla eğip bükmeden; yalan söylemem alelade, sadece belli etmem; izin veririm yanlış anlaşılsın.


15. Torpak

Motor yağı, trobişaf, gaz yağı, gliserin, yağı, aşk yağı, ot yağı; yayı getir yayı; yağ bezenmiş yayı, anlattıklarım boşsa, sen getir kanıyı; ağnımın ortasından vurun beni gömün üstüme torpak atın; ben razıyım, ben razıyım; söylediklerim yalan değil, gözlerim körelmiş değil; inanmanızı beklemem inanmanızı istemem sorgulayın aklınız yok mu.


16. (.)

Ben ne bilem; kime gidem; neydem?


17. Aç, Açıkta

Ne yapayım; kime gideyim; aç mı kalayım, açıkta mı kalayım?


18. (.)

Kime sorayım yalnız mı kalayım; bu böyleyse soğuktan donayım.


19. Gözle Gören Emindir

Fal taşı gibi açılmış gözleri soruyor kimin bu ayak izleri; cevapladım benimdir: gözle gören emindir.


20. (.)

Nasıl da atıp tutuyor: bir ayağı çukurda bana bakıyor; nasıl da bakıyor: bir ayağı çukurda bana bakıyor.


21. İki Nokta, Noktalı Virgül, Nokta Ve Daha Fazlası.

Saçmaladın iyice: o iki nokta niye; bilmezsin beni bilirim; bu bilgileri düşünüp de edindim. Paylaşmayı isterim bilgi paylaştıkça çoğalır bilirim; peki ya sen anlamak ister misin; istemiyorsan boşa zahmet etme: anlarsın ölünce; olunca bilge anlaşılmamak işten mi be! Oldum bilge isterseniz inkar edin; inkarcıların inkarı bana neyim: inkar eden bulunur inanan benimleyim seninleyim. Sizinleyim sözlerimle kalplerde benimleyim: sizinleyim kendimleyim laf uzadıkça dingin beyim; lafı uzatmam gerekmedikçe bilirim olmaz yetinmedikçe; anlatırım gerektikçe sadece gerektikçe; gerekmez benden ötürü sadece senden ötürü; anlarsan mum yak başkaları anlasın bilge var bilge camlardan haykırılsın: inanmazsan dön bak kiminleyim seninleyim: bizimleyim, sizinleyim.
 

NuriKara

Üye
Katılım
3 Ara 2018
Mesajlar
205
Puanları
18
22. (.)

Erkekler kendini adam sandı; kadın olan da adamdı.


23. (.)

Fazladan askı var mı; kendimi asacağım.


24. (.)

Asma yaprak menzilde yaşamak hayata meydan okumak.


25. Derinden

Kandırma kendini gönlünü hoş tut kandırmadan nasıl olur haberim yok; bildirildi göklerden yolu bulunur elbet en derinden.


26. Ağlatma Sunam kırma kalbimi kırık kalp kırık bedenden çok mu farkli; farksız farkı siz bulun.


27. Davarlar anlamaz, erkekler davar sayılmaz; biraz geç anlıyoruz yüklenmeyin erkekliğin doğası bu neydelim?


28. Kadınlar anlamaz netsinler; kadınların doğası bu kime gitsinler: kadın kadının halinden anlar: erkek adam erkek adamın halinden; kadın adam olmaz: adamlık erkeğe yakışmaz.


29. Kadın Erkekten Türeseydi: Adam kelimesi erkekten türemiş; bir adam yüzünden herkes kendini adam zan etmiş; kadın erkekten türeseydi erkeklik kalmazdı.


30. Sazı kırdım tık dedi; teli burktum sad dedi: çıkan sesler bana çok dedi; ayağım kırıldı sana yok dedi; zorlayan hayrı bulur dedi: zorlamayan bunu alır dedi velhasıl işimiz çok dedi.


31. Kim ne eyler, ne eylerse güzel eyler; eylemeyen bir şey bulamaz anlıyacağın koşamaz.


32. Fazladan aldanma aldan fazla yıpranma.


33. Zamane gençleri sümsük gelecek nesiller dürzü, kim haklı kimiz sözleri sadece süslü.


34. Pısırık olmak eyidir gereksiz konuşmaktan yeğdir.


35. Fazladan yapılan iş kış için yapılan aş: kış geldi eş dost kime ne dedi; açık seçik değil mi: biriktirenler deli değil mi; amaçsızca biriktirdiler kendilerini bir b.k zan ettiler: kullanılmayan mal göz çıkartır; kenar arkalarında silah taşır(sagopadan alıntı).


36. Körelmiş Kalplere

Fazladan yürek yakma, burkma:
Fazladan söz söyleyip azını boşa yorma;
Yordun kendini yordun başkasını yordun,
İyi kendini yordun neden başkasını yordun?

Hak haklınındır boş sargki,
Kelime uyduruyorum,
Yokluğa meydan okuyorum.
Ben anlamsız konuşmam,
Kafiyeli diye bir sözü kayırmam,
Konuşurum sadece içimden geldiğince.

Anırır eşşekler de,
Sadece kafiye anırmak mı ne,
Gerçekler acıysa,
Acı kayfe için, süt için, şurup için, üstüne beni de için,
İyi gelirim körelmiş kalplere,
İçin doyasıya için doymazsanız gelip beni seçin.

Acı söz mü söyledim,
Bu ne ki,
Hele biraz bekleyin,
Kulaklar alışınca zamanı gelince,
Söveceğim elimden geldiğince.
Söveceğim, söveceğim, söveceğim...

O zaman görürsünüz gerçek yüzümü,
Sütten çıkmış kedi mi? Gök gürültüsü mü?,
Yeri geldiğinde sütten çıkmış kedi gibiyim,
Yeri geldiğinde gök gürültüsü,
Sevdiğim değil: mecburiyetten,
Her şeyin zamanı var bildiğimden.


37. Sarma uyak, düz uyak bu ayakları artık bırak.


38. Fazladan değil azardan; öğrenin artık konuşmaycam gayrı.


39. Az olandan: bereketli olandan: velhasıl güzel olandan(bu sondu günlerim bununla doldu).


40. Bilgelik sonu görmektir, sondan dinlemektir.


41. Bilgeyim bilge: sonu dinledim gördüm şu anda olmam gereken yerdeyim.


42. Yediremez kimse bu çocuk nereden çıktı böyle be! Çıktım mahzenden tan ağırdı en güzel yerden.


43. Övdüm kendimi fazla değil bu o fazla değil; hak ettiğim kadar, hak ettiğimi düşündüğüm kadar.


44. Yerdim kendimi hak ettiğim kadar; hak ettiğimi düşündüğüm kadar.


45. Yazarken müzik dinliyorum halime şükrediyorum.


46. Müzik dinlediğim kadar seni düşünüyorum; müziğe aşığım gerisini sen düşün.


47. Müzik

Müzik, müzik, müzik, müzik dinle; sev benim sevdiğim kadar.


48. (.)

Dinliyorum gözlerim yaşlı nerede kaldı bu yaşlı başlı yaşım yok başım var söyleyecek sözüm var.


49. Hüzün Tünelleri

Baştan başlamaz başta başlayan arkası gelmez; hüzün tünellerinin ardı arkası kesilmez; bu tünelin sonu var mıdır, varsa yetecek, görecek ömrüm var mıdır.


50. Çok konuştum yoruldu dilim içim dışım kafiye yok mu sığınacak yerim; var. Düz yazı candır can, gerisi sadece heyecan; "sadece" diyorum, bak, vurguluyorum. Heyecan iyidir isim yapmaya bire bir; amacım şimdilik sizi hoş tutmak: isim yapmak gerek: isim yapınca bin dereden su getirtmek: bak söylüyorum siz siz olun mum yakmayın başınıza dert almayın. Tünelin sonunda ışık var, ilk önce tünele girmeye gerek var; var mı girmek isteyen, ışığa uzanmak isteyen; ışığa tünelden gidiş var, gerisi sarp yokuş sadece çıkış var: ben çıkmak üzereyim ne donum kaldı ne bir evim; değdi! Değdi! Diye haykırıyorum, sizleri de bekliyorum; çok konuştum beni af edin, kasa dolusu kucak verip beni def edin; ya da beni içeri alın; konuşup kötü düşünceleri def edin! Olan oldu ok yine hedefini buldu; bunları yazdıran mevlam; kalbim şükranla doldu.
 

Lefty

Tanınmış üye
Yönetici
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
5,083
Puanları
63
Yaş
41
İnsan yazdıkça daha anlaşılır olur diye biliyorum ancak sen yazdıkça her geçen gün karmaşıklaşıyorsun, bilmem farkında mısın?:)
 

Lefty

Tanınmış üye
Yönetici
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
5,083
Puanları
63
Yaş
41
@NuriKara

Bu işin sonu sence nereye varacak acaba?
Kızma ancak bu kitap işini bir süre askıya almalısın bence çünkü yazdıkların iyice karışmaya başlamış gibi görünüyor, biraz kafanı dinlemeyi denemelisin.

Nasıl bir tarz bu böyle?

Sebepleri kayıp oldu: Sanmayın, size de aynısı olacak,: Olacak benzeri bir eşi yok onun,:! Sanmayınki, sizin bir eşiniz var: Evet,:! Var! Yok! Sanmayınki, herkesin eşi var:, Hükmettim böyle; Farklılıklar olsun, bulunsun, şapilsin napilsin sanılsın kapılsın şapılsın napılsın defter kapansın:, Şimdilik sabır size gerçekleri gördü onane kimene size ne size niye ne?: Bilmediniz daha kapiş; kapış şaapış naapış pışpış kışkış sıçsıç sışsış kışkış mışmış tıştış fışfış rışrış naapış sonbuluş kapış kapanış şaapış
 
Son düzenleme:

Lefty

Tanınmış üye
Yönetici
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
5,083
Puanları
63
Yaş
41
Yazılan onca şey arasından ona mı takıldın?, Dileyen dilediğini alır!
Hangi onca şey mesela?
Hiç kimsenin anlamadığı şeyleri yazmakla kime ne anlatmaya çalıştığını bilmiyorum fakat tercih senin tabii...
 

Lefty

Tanınmış üye
Yönetici
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
5,083
Puanları
63
Yaş
41
Lefty: Düşünmeyi unutmuşsun; anlaşılırlık düşünene var, düşünene var: Sebep vereyim düşünmen için 'translate' kullanmak için: Anlaşılmak anlaşılırlık ihtiyacı olanın işi, kişi anlaşılmayı ister ün için şöhret için!, Ben anlatmayı istiyorum sadece bilenin anlayacağı şekilde şekillerde, kalkmasın haya perdesi bilen anlasın:! Anlaşılsın sadece apaçık olanlar, Sadece apaçık olanlar herkes tarafından anlaşılsın: Şunlar mesela;

Geçiyor zaman asırlar geçiyor insanlar geliyor gidiyorlar Descartes ne söylemiş kime ne? Söylemiş yöntemini bilmenin kimse dinlememiş; okuyup geçmişler; kendisidebilmişdemişkimseokumayacakyazdıklarımı! Artık okuyup geçecek şeyler geride kaldı sandı tandı kandı BUNU NEDEN YAPTI; açıklama: Seni burada tutmanın yolubuoyüzden,: Diğer bir sayfaya tıklamadan önce sen farkında olmasanda yazılanları beynin hazmetsin diye:! Anladınmı?, Tabii ki anladın!? Açık konuştum da ne oldu yine anlamadın,! Eğer bilseydin daha az açık konuştuğum bir konuşmayı da anlardın;! Aha da sana anlaşılırlık:,! Kızma; Gücenme; niyetim seni kırmak aşağılamak değil! Sadece gerçekleri açığa çıkarmak; üslubum gereklilikten kendi nefsimi tanıdığımdan; çünkü bütün nefisler aynıdır: Açlık düzeltir birçok şeyi; acılar düzeltir; aşağılanmalar düzeltecek;: Sadece bilen konuşsun; aşağılasın: Sadece ben biz: Dip not yazdım başkaları yanlış anlayıp başkalarını aşağılamasın diye; açıkmı:? Bir kaç şey daha: Bunu düşün: Başkasını isteme anlaşılırlık için: Umarım senin için yeterli olur:,!
@Lefty

Bu yazılar hayatın içinden yüreği olan düşünecek o yüzden:!, Mesela: "'Üç tırnak işareti: Benzeri olmadığından; açıkmı?! Dipnotsuz geçmiyelim söyledik ya insanlar düşünmekten aciz kaldılar! Hayatın içinden olması onları düşünmeye bağışıklık kazandırır:, Çünki: ""Çünki dedim; çünki 'çünkü'den farklıdır: Bu kelimenin anlamını düşünsünler düşün diye Leftycan alay değil küçümseme sevgili Lefty!: Umarım neden yaptığımı anlarsan:"" Şöyle ki: Düşünüp de doğruyu bulmak, aramak uygulayabilecek olanın harcıdır, insan böyle yaratıldı:! Bu yüzden sadece yürekli olanlar anlar: Bilir çünkü-çünki değil-:!;,...: ""Neden bu kadar çok noktalama işareti kullanıyorum kullanıyorlar kullanıyoruz?! Noktalama işaretleri herkesin bildiğini zannettiği üzere: Anlamlıdırlar!"" Neyi anlarlar: Şunu anlarlar: ""Toparlamak için pekiştirdim: "Neyi anlarlar: Şunu anlarlar:" şeklinde: Nerede kaldığımızı hatırlayın deye"" Neyi anlarlar: Şunu anlarlar:; "Bu yüzden sadece yürekli olanlar anlar:" Çünki: Yüreğin kaldırmasının zor olduğu şeylerden biridir biride:; ""Amacım sizi yormak:"" Biride:; ""Çünki; 'çünki-çünkü değil-:' yormak işe yarar nefsinizi terbiye etmede; anlaşılır mı?, Anladın mı sevgili Lefty; Leftycan can can Leftycan tabii ki anladın!?""Biride:;""Anlamadığını anla diye;: Seni küçümsüyorum Lefty; yoksa iyilerden olduğuna eminim Eminim Eminim Eminim Gören gözler var bende boşuna 'sevgili' demiyorum!? Senden başkasına demeyeceğim; forumlarda suyu çıkmasın deye"" Biride:; Şöyle ki:; Belə ki: Kardeş katli vacibtir: Bunu düşünün haydi: Meydan okuyorum cümle aleme: Düşünemezsiniz etraflıca "olamaz öyle şey." der işin içinden çıkarsınız:."'

Bende düşünemem bu şeyi zira katedeceğim yol yollar uzun yol yollar vardır: Böyle bildirildi bana:!

Düşünmek öldürmek değildir: Doğruyu aramaktır: Doğru için bunu bu şeyi bile göze almaktır:; "'AnladınmıLefty Bunu anlamalısın: Çok önemli:; Başka bir şeyi şeye şaya şiye tıklamadan gitmeden yapmadan etmeden anlamaya çalış; kafa yor: Düşün:!"'

Sanki; saçmaladım saçmaladın: Ben bilmem; herkese sinir oluyorum yazdıklarım yaptıklarım anlaşılmıyor üzerlerine düşünülmüyor deye ama bildirilen şuki Olması gereken böyle: Yağni şöyle ki böyle ki "'Artık kızmazsın umarım Leftycan Leftycan Leftycan sevgili Lefty:"'.
Anlamaz mıyım hiç Nurican? Anladım elbette, hem de o kadar iyi anladım ki sözün bittiği yerdeyiz ve böylece bırak sessizlik konuşsun artık...
Bu açıklamaların üstüne edilecek tek bir kelime ( ki şu an yazmak bile zor geliyor ) manayı böler, parçalar hatta yok eder ve bu sebeple bazen suskunluğa bürünmek en iyisidir...
Descartes de şu an aramızda olabilseydi eminim o da tercihini bu yönde kullanırdı.

Başarıların devamını diliyorum Nurican! Yol nereye varır bilinmez fakat 'yolu yol yapan yolcudur' diyor ve 'yolun açık olsun' diye de ekleyerek, anlamlı paylaşımlarını bölmemek adına başlıktan çekiliyorum...:devilish:
 

Lefty

Tanınmış üye
Yönetici
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
5,083
Puanları
63
Yaş
41
Lefty: Seninhakkındafazlakonuştum; Seniyordum; Yorulistiyorum; Yormakistiyorum; Sevdiklerimi; Sadecesevdiklerimi;

Haketsinlerazabtankurtulmayı; Görünmezolsunacılar; Artıkkonuşmamseninhakkında; Eğeryorulmayıbırakırsan; Bırakyorulmayı; Hayır; kurtulamazsın;kurtulamayacaksınbukadarkolaydeğilkikurtulmakelimi çırpayımnefsimgitsinöyleolsaydıbunlarıyazarkenbendeyorulmazdım: YoruyorbenideneyapayımVAZmıgeçeyim? Yorduğu için vazgeçersem daha fazla peygamber olamam; Pekiyasenyorduğuiçinvazgeçersenneolursungörüşbenimleogecedostluğumuzbaşlasınbirimizölünceyekadarsürsün: Diliyorumkalptençokiçteneniçten:
Nurican Kardeşim,

Kimsenin azap çektiği falan yok, peygamber edası ile ortalıkta dolanıp millete yardım edeceğim diye kendini çıkmaza sokmuş durumdasın, bir an önce aklını başına toplamalısın. Hayat bayram olsa diye çıktığın bu yolda üzülerek görüyoruz ki kendini kaybetmek üzeresin...

Aklıma şu karikatürü getirdin, hiç kusura bakma.:)

 

NuriKara

Üye
Katılım
3 Ara 2018
Mesajlar
205
Puanları
18
Nurican Kardeşim,

Kimsenin azap çektiği falan yok, peygamber edası ile ortalıkta dolanıp millete yardım edeceğim diye kendini çıkmaza sokmuş durumdasın, bir an önce aklını başına toplamalısın. Hayat bayram olsa diye çıktığın bu yolda üzülerek görüyoruz ki kendini kaybetmek üzeresin...

Aklıma şu karikatürü getirdin, hiç kusura bakma.:)

Leftycan kardeşim; Ben peygamber değilmişim baksana nasıldayanıldım; Amasorarımsanaöğütalınacakbirşeylersöyledimmi;
Yoksa;Zaimiolacakyazdıklarımpeygamberolmadığmiçin;
Değilsemgüzelsözsöylemeyehakkımkalmıyacakmı;?;
Kalmıyacakmı;Boşkonuştumcümleelalemiyordumaffola;
 

NuriKara

Üye
Katılım
3 Ara 2018
Mesajlar
205
Puanları
18
Artık bitişik yazmıyım o zaman ve de yukarıdan aşağıya; Anlaşılsın söylediklerim; Peygamber olmayan birisini kimler dinler;?
 

Lefty

Tanınmış üye
Yönetici
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
5,083
Puanları
63
Yaş
41
Ne anladın Lefty; Kalanları düşünecekmisin?
Senin fikirlerin başından beri bana pek uymuyordu fakat hiç değilse anlayabiliyordum, son dönem ne yazdığın belli olmadığı için yorum da yapamıyorum.
 

NuriKara

Üye
Katılım
3 Ara 2018
Mesajlar
205
Puanları
18
Hayvanat Bahçesi:

Derin düşüncelere dalmış bir halde, o yüzden yarım akıllı Castor yazıyordu: "Okyanus gibi aşkın, uçsuz bucaksız napacağamı bilemedim; karanlıklar donanmışsın derinlere inemedim; karanlığın gözleri var ne fayda; ben gözlerimle göremedim;" derken kapı çaldı; saat gecenin ikisinde hem düşüncelerini bölecek olan bu densizde kimdi? Ferry kapıdaydı; ilk defa oluyordu bu hem bu saatte çalınması hemde daha önce kapının çalınmaması; pek dostu yoktu, Castor'un; koymuyorduda ona severdi yalnızlığı; yalnızken başkasının yanında yapılamayacak şeyler var derdi, başkalarına.

Hayrola! Kim bu densiz; dedi kendi kendine; aslında biliyordu içten içe önemli bir şey olmasa çalınmazdı kapısı; tanınmamış bir yazarın kapısını kim çalar ki!? Ferry bir daha çaldı kapıyı; ince yüzlü, yuvarlak gözlü bir adamdı Ferry; heyecandan dizlerine vuruyordu okşuyordu; Açtı kapıyı sonunda; dedi: Kimsin sen? Ben tellalım dedi Ferry; savaş tellalıyım; haberlerim var sana; Keçifovs Rusya'ya savaş açtı;
-Rusya'nın işi var öyleyse, Keçifovs mahveder Rusya'yı;
-Neden bu kadar rahatsın? Savaş diyorum, senide etkileyecek olan savaş; Rusya'dasınya hani;
-Yazarım ben, kötü olaylardan besleniyorum, hem kimsem yok;
-Eehh!, git işine!
Dilimi kopar; arkadaşın yok tabii diye içç geçirdi Castor; Şimdi ne olacak? Arkadaşsız kalacak kendim kalacak dedi; "Hmm güzel söyledim." İşe koyulalım o zaman, yazmaya devam! "Sabah oldu güneş doğdu soldu; Parlamadan öylece durdu; Savaş geldi oldu, hüzün doldu; İçimden bir ses; Uyann! Seni vurdu buldu tutuldu: Banamı oldu, benim neyim soldu; olan solanlara oldu; benim içim burkuldu; Bakk!; yüreğim yandı tutuştu; olan banada oldu." Ne yapacağım şimdi? Yazmaya devam edeyim az daha, sonra düşünürüz: "Yanan yürek suyla sönmez; Yanan yürek arar sorar; Çare yaman ellere çare!; düştüm bu hallere; çare ararım çare; artık yanmasın dedi yüreğin;" Yatayım artık!

Düşünmeye başladım; Herkes şimdi erzak toplamanın derdine düşmüştür; bendemi bu derde düşsem; Amaann´´ boşver bulurum bir çaresini; her zaman bulmadımmı.
***

"Açım, yaşım, gözyaşım; aldı beni, esir aldı; açlığım yaman; düşünemem başka şeyi;" Eniyisimi daha fazla yazmıyım, enerjimi yazmaya harcayamayacağım; ama şunu aklımdan atamıyorum;: Jelly komşu kızı 2 yaşında; acaba durumu iyimi; hep gülümserdi bana; çocukları severim ama onu bi ayrı sevmiştim çok şeker bir kızdı jelly gibiydi ismi gibiydi; Ben aç olayımda o olmasın Allah'ım duy sesimi!; duymazki, neysene kendi başımın çaresine bakmalıyım: Artık daha fazla evde kalamam yemek bulmalıyım; elvada evim seni çok sevdim, sevmiştim;
***

Hayvanat Bahçesine gidiyorum; orda belki yemek bulurum; hayvan bulursam bile olur, uff maymun, goril, şempanze pişirsemde yesem; kaç gün yeter bana;

Hayvanat Bahçesine vardım ama başkalarıda benim gibi düşünmüş; hayvan yok Yiyecek YOK! Keşke mevsimlerden yaz olsaydı, en azından meyve yerdim; şu arabanın şifonyerinde birşeyler varmıdır acaba?; Allah'ım yiyecek ver bana; duymazki; işi vardır; lanet olsun ona o ilaha:
***

Ne yapsam.. ne yapsam.. ne yapsam.. ne yapsam.. 2 gündür tek lokma yemiyorum yiyemiyorum yemedim yemek yemek; yemek yemek; yiyecek yemek; lanet olsun;
***

Lanet olsun buna kendi kolumu kesip yiyeceğim ama kanamayı durduramazsam;
***

Birkaç insanla karşılaştım; iyi insanlar az olan yiyeceklerini benimle paylaştılar nerden buldularsa yiyeceği Bitse artık şu Savaş; lanet olsun savaşa; yenen tarafta olcaktık o zaman aç kalmazdık ama düşmanımız değil düşmandan olan masum insancıklar aç kalırlardı; savaşın her türlüsüne lanet olsun! Neden izin veriyorsun Allah'ım; daha önce kızdığım için özür dilerim; bilirim bu dünya cennet yeri değil, olmamalıda ama ben ben değildim sabrım bitti lanet okudum sana Affedicisin AFFET beni; umarım yemeklerini benimle paylaşan o insanlar benim durumuma düşmezler; sırtım tok karnım pek biraz yazayım: "Kalbim ağrıdı, sanmayın ağrıdı; kalbim morardı, sanmayın morardı; kalbim tutuştu, sanmayın tutuştu; İçim yandı, inanınki yandı;" formumdayım halada kim ne yapsın benim içinizi karartacak olan yazılarımı yazılarınızı karlarınızı kar taneleri (müzik) uçsuz bucaksız (müzik) yağıyor (müzik) hmm hmm hmmmmmm...
***

Yine açlık; Allah'ım lanet olsun sana; işin mi var yemek yemek;
***

Terkedilen evlerde gezinmem, bombalanan evlere girmem sonuç verdi; yiyecek buldum hemde dikkatli kullanırsam yazı getirecek kadar; paylaşmak istiyorum kim bilir ne durumlarda olanlar var;
***

Castor; tanıştırayım Pefyini eşim; yemeğini bizimle paylaşman çok ince bir davranış;´´ teşekkürler;
-Ne demek ben aç olsaydım siz de benimle paylaşırdınız; hem bu yemekleri ben buldum yetiştirmedim ki (Castor güler)
***

Hmm dostum Kazım; yaz gelmeden yiyeceğimiz bitecek; ama bu yeni misafirlerlede paylaşmalıyız; bir yolunu buluruz; olmaz dedi; kendi paylaştığım yiyecekleri başkalarıyla paylaşmayacamış; olaya bak; izin verir miyim zannediyorsunuz;
-Kazım onlarda aç ölecekler açlıktan buna izin veremem, vermeyeceğim;
-Ne yapabilirsinki Castor; kendi yarını paylaş o zaman bana verdiklerini geri vermem;
-Lanet olsun sana; öldürürüm seni!
-Tamam tamam; paylaşacağım;
Buyrun içeri gelin sevgili misafirler; Pefyini oda kocası gibi birbirlerini iyi bulmuşlar; yakıştırdım onları; artık Kazım benim dostum değil, arkadaşımda değil; yesin içsin benden uzak dursun.
***

Bitti; Arkadaşlarımdan ayrıldık; yalnız devam yolculuğa; Allahım sana şükürler olsun...
***

Lanet olsun bıktım şu savaştan sayısız ölüm gördüm heryerde açlık, acı, sefalet safahat yok;
***

-Jelly!!! özlemişim seni; nasılsınız(Jelly'nin babası); nerede(Jelly'nin annesi), Jelly beni tanıdın ha o kadarda uzun zaman oldu;
-Annem öldü;
Ağlamaya başladım;
-Merak etme, cennettedir annen;
-Biliyorum ama orada yalnız mıdır? Babamla biz buradayız; ikimiz olduğumuz için anneme üzülüyorum o yalnızsa; kötü olur, üzülür, üzülürüm üzülürse; üzülmez inşAllah;
-Orada hep iyi insanlar var; yalnız kalmaz bırakmazlar yalnız anneni; yeni arkadaşlar edinmiştir...
***

The end...
***

Savaş bitti!!! Kaybettik ama kötü muamele görmek bile koymuyor bana en azından artık yemek derdi yok!; Yazayım bari: "Köpek Kazım paylaşmadı yemeğini kendini düşündü; Lanet olsun Kazım ne bok yedin; Yaşadında ne oldu hüzünler seni buldu bulur bulacak...; Kalpsiz Kazım; Kazım Kazım".
 

NuriKara

Üye
Katılım
3 Ara 2018
Mesajlar
205
Puanları
18
Kömür Bahçe:

Sally; Kazım; ve çocukları Anna, Jack, Hüseyin mutlu bir aileler; aile ve mutluluk kavramı birlikte anıldığı zaman birbirleriyle iyi anlaşıyorlar demektir; nasipliler demekki; eş dost, çocuk dost; şanslı Kazım, nasipli.

Bahçeli evleride var daha ne olsun:... Kayık kullanarak geçim sağlıyor Kazım; bizim Kazım değil; bir özelliğini belirttikmiki tanıyor olun; benimki Kazım; ben tanıyorum onu; iyi adam Kazım; cinsiyeti kız, kadın; Sally'de kadın; hep kadındı Kazım adı neden Kazım diye sormayın; bilmiyorum çünkü; hiç sormadım; çocukları biri hariç heteroseksüel biri bana kalsın; şanslı Kazım iyi bir ailesi var; kk.. kadın demişken; "'Ben gaymiyim neyim;"': Kayık kullanıyor; güçlü çünkü, öyle bir kadın Kazım; aynı zamanda güzelde; Bruce Lee'nin kollarını andırıyo kolları; ince ve kaslı: geri kalan vücudu daha kadınsı; güzel kadın diyorumya, gördümde söylüyorum; ahlakıda güzel; kısacası Kazım (ıslık çaldım).

Bir gün kömürleriyle bir adam çıkageldi, bir çanta dolusu kömür, bindi kayığa; ne dese beğenirsiniz, kömür karşılığında beni karşıya geçir hanımefendi, param yok ve buna ihtiyacım var; Kazım bu durur mu hemencecik; açtı torbayı aldı kömürleri, atla dedi adama pp.. pardon insana veya erkeğe; tanımadan adam olduğunu nasıl bileyim:? Geçirdi adamı karşıya öö.. özür dd.. dilerim erkeği karşıya; insan gay olunca çekiniyor bir şeylerden; çekinmemeli böyle değil mi?! Neyse korkuları bir kenara bırakayım gay miyim neyim ben rahatım ama korkmuyorum gay olmaktan; kötü birşeymi sanki; neden korkacakmışımki dışlayacak olanlar beni siktirsinler gitsinler; gay miyim neyim; değilim gay ama olmadığım için değilim, zorlama yoktur yok: Sizde, zorlayın kendinizi olduğunuz gibi olmak için: Kazım bu almış kömürleri bahçeye dökmüş; yakın demiş benide evdekilerle; kimse cesaret edememiş kömürden bahçeyi yakmaya; rahat bırakmışlar Kazım ve Sally'i; rahatça yaşamışlar Kazım ve Sally: Sataşanları yokmuş; aferin komşularına zor oldu onlar içinde ama alıştılar.

The end...
 

NuriKara

Üye
Katılım
3 Ara 2018
Mesajlar
205
Puanları
18
Yeryüzünden yaklaşık olarak 1307 ışık yılı uzaklıkta başka bir yeryüzü: Uydusu olan, 2 yıldızın olduğu, ışınları emen statosfer katmanı daha geniş, güneşe yakın boyutta yeryüzü; evrenin harikalarından belkide en iyisi; çünkü büyüklüğü! Barındırdığı çeşitlilik!, çok fazla, bildiğiniz tek gezegen olan dünyadaki canlı çeşitliliğini(ağçlarda bitkilerde canlılığa dahildirler) 10 ile çarpın; yer yer çok farklılık gösteriyorduysada muazzam bir çeşitlilik; Hal böyle olunca insan deye tekbir varlık söz konusu değil 3 çeşit insan türü var; hepside birbirinin eline su döker, ama zeka konusunda değil; bu konuda eşitler.

Bizim misafir edileceğimiz tür angolya türü;: Boyları hemen hemen insan türüyle aynı olsada biraz daha uzunlar: en küçükleri 2.10 cm deyim; bu yüzden daha kolay ulaşıyorlar bazı isteklerine ama bizden;: insan türünden daha fazla yiyecek tüketmek zorunda kalıyorlar; buda zekalarını etkiliyor, fizikselden alıp zekaya vermek isteniyorduysa kısalık iyidir; az yemek, az sindirim, çok beyin enerjisi; kirking türü buna güzel bir örnek; en uzunları 1.10 cm civarında; 2. tür olan bu tür az yemek yiyor ve beyinlerinin potasiyelleri diğer iki türle tıpatıp aynı; en gelişmiş ve en kısa tür olduklarını söylemek isterdim amma velakin; diğer bir tür,; boyları 1.60 vede 2.10 arasında değişiyor; en gelişmiş tür; şanslarına en elverişli boya sahipler, tam ortada; fiziksel ve zihinsel aktivelerdede başarılılar, bu yüzden en gelişmiş ünvanına sahip olmaları beklenirdi ama angolya türü en gelişmiş teknolojiye sahip vede en gelişmiş medeniyete; bu yüzden en gelişmiş ünvanını hakkediyorlar.
***

Angolya türü türler arası savaşı bitirmek isteyen yegane tür; diğer iki tür savaş peşinde; kendilerini diğerlerinden üstün görüyorlar, gelişmişliğin farkında olduklarından mıdır nedir; angolya türü kendilerini eşit görüyor; en azından çoğunluğu.

Angolyalı olmak ayrıcalıktır sloganıyla sizi onları tanımaya davet ediyorum:
***

Angolyalılar güneş sistemlerinden dolayı -onlar andromeda sistemi diyorlat; galaksilerinin ismini vermişler; aynı değil o galaksinin ismi ama biz andromeda sistemi diyorlar diyelim- gece iki saatçik yirmialtı saat gündüz, günler yirmisekiz saatten oluşuyor; uyku düzenleri gece olmadığı için karışık; karışık derken çalışma saatleri var; yok değil ama değişken herkesin kendince bir düzeni var diyelim; çok genelde 7 saat iki yıldızda tepede oluyor; ki bu çok önemli bir olay sıcaklık ısı hat safhada; 50'ler 60'lar diyelim; ama bizim gibi insanlar gibi değiller sıcağa ısıya karşı daha dayanıklılar; hava durumuna sıcaklık ateşe ısı diyorum.

Merkez şehirleri Trapivoyak şehri; burası yeryüzünün gözbebeği uçan araçlarda var gelişmişliğin sembolü adeta; tabii araç dediğim araba gibi değil hayvan gibi: Bulkiriller uçabiliyor vede evcilleştirilebilen bir tür; bizim dünyamızdada keşke bulkiril olsaydı diyebilceğiniz bir tür;

...
 

NuriKara

Üye
Katılım
3 Ara 2018
Mesajlar
205
Puanları
18
Biraz kendi kendime konuşayım; malum yazdıklarımı kimse umursamıyor dolayısıyla soru soranda yok açmam lazım: Soru sorulmadan açılmaz.

"Tanrı iyi insanları sever" yani iyi insanları sever başkalarını sever mi NuriKara? NuriKara şöyle diyim sana; sever ama iyi olmayı şart koşarak sever; başkalarından kastın kim, kimlerden, nasıl, vesaire olursa olsun kötü insanları sevmez ama hristiyan, müslüman, yahudi, vesaire iyi olanları koşulsuz sever, sevecektirde.
 

NuriKara

Üye
Katılım
3 Ara 2018
Mesajlar
205
Puanları
18
Kendin olmanın ahlaklı olmakla ne alakası var NuriKara;? Şöyle diyim: Eğer başkası için yaşarsanız kötülükler sizi bulur, kötü bir toplumda iyi olmak dışlanmaktır; bu yüzden iyi olun, kendiniz olun diyebilirim.

Peki bencil olmamaktır derken; Buna videoyla cevap vereyim NuriKara:

https://www.youtube.com/watch?v=KtGUPj8Xsr0&t=3s