Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Kısıtlanmış Düşünce Yapısı

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 4,784

Çağatay

Yeni Üye
Katılım
18 Nis 2012
Mesajlar
14
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
35
Ben bireyin kendi dusuncesini kendisinin kontrol etmedsinden bahsediyorum, ayrica toplulugun "ortak amaci" sadece topluma dayatilandir. Bireyin amaci ya egosal dir, ya da insansaldir.

Haklısınız fakat ben coban derken benzetme yaparak toplumsal baskıdan kurtulup kendi özgür iradesini kullanarak düşünme yoluna girmis insanlardan bahsediyordum bizi düşünmeye iten şey egosal ya da insansal dediniz evet dogru ama kac kisi farkındadır kendi egosunun aslında kimin ürünü olduğunu
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Haklısınız fakat ben coban derken benzetme yaparak toplumsal baskıdan kurtulup kendi özgür iradesini kullanarak düşünme yoluna girmis insanlardan bahsediyordum bizi düşünmeye iten şey egosal ya da insansal dediniz evet dogru ama kac kisi farkındadır kendi egosunun aslında kimin ürünü olduğunu

Iste sorun olan da bu farkindasizlik. Bu farkindasizligi veren de; aklin kisi tarafindan sabitlenmisleri, sahiplenilmisleri ve sinirlandirilmislaridir.
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Egonuzla ne alıp veremediğiniz var egonuz sizi siz yapan şeydir. ayrınca farkında olmamak diye bir şey yoktur. Seçimler ve tercihler vardır sonuçlarıyla. Ayrıca tanımlanan her şey sınırlandırılmış şeydir. Siz neyin rüyasını görüyorsunuz böyle.

Egonuz "sizi siz" yapmaz. Size siz olarak yuklenendir. Bu yukleme de dogumdan itibaren verilir. Evet, tanimlanan her sey sinirlandirilmistir. O yuzden benim "farkinda olmak" ile sizin "farkinda olmak" algisi uyusmuyor, zaten.

"siz neyin ruyasini goruyorsunuz" derken bu cumleden ne demek istediginizi aciklar misiniz?
 

Çağatay

Yeni Üye
Katılım
18 Nis 2012
Mesajlar
14
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
35
ego bize dogdumuzda yüklenendir hic bir bebek ben diyemez ben kelimesinin basladıgı yerde egonun ilk tuglaları atılmıs demekdir ilk tuglaları atan yetistirildigimiz aile ve cevre olduguna göre tamamen kısıtsız bir düşünce yapısından bahsedemeyiz hayatı bır raya insanlarıda trene benzetirsek eğer bu soruunun cevabını trenin kalktıgı ilk durakta bulabiliriz.
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
ego bize dogdumuzda yüklenendir hic bir bebek ben diyemez ben kelimesinin basladıgı yerde egonun ilk tuglaları atılmıs demekdir ilk tuglaları atan yetistirildigimiz aile ve cevre olduguna göre tamamen kısıtsız bir düşünce yapısından bahsedemeyiz hayatı bır raya insanlarıda trene benzetirsek eğer bu soruunun cevabını trenin kalktıgı ilk durakta bulabiliriz.

Evet, kisitlamak bir seyi sabitlemek ve sahiplenmektir. Iste birey bu kisitlamalardan arindigi olcude beyninin ufkunu serbestler ve sinirsizlastirir. Bu da her birey icin farklidir ya da sinirlar ve kisitlamalar kisiyi rahatsiz etmemekte, sorun olmamakta ve zarar vermemektedir. Iste bu algi kisitlamalarin kisinin beyninde bir acaba dogana kadar, kaliciligi anlamini tasir.
 

Süreyya Önal

Yeni Üye
Katılım
16 Nis 2010
Mesajlar
469
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
51
koyun kurt çoban düzeninde..tüm bu aktörler sürüyle- sürüye eşlikte mi eşlikte, açmaz aynı/çember bir:

bin yılların ezberini en iyi kim hatmedecek yarışında ki sessiz çoğunluk...
egemen sistemin bekası adına ezber öğretiler ışığında robotik görev alanlar.. kurtlar!
güdük çıkar beklentilerinin gözü karalığında yine aynı sistemin çeşitli köşeleri arasında yer kapmaca oynayan.. çobanlar!

ve tabiki
gerçekleri çarpıtan, delilleri karartıp, kişileri bastıran ve toplum dinamiklerini..alınan/verilen tepkileri okuyup yönlendirerek egemen sistem adına gasp eden dünyanın sahibi iddiasıyla çemberi daraltan genişleten.. bu düzeni sürdüren sermayedar el' birliği.. tezgah!
- -
kısıtlanmış... sistem tarafından kıstırılmışsa insan..düşüncesi de -haliyle- kısıtlı olacaktır

bu haksızlık, kansız-isyansız aşılır mı bilmem ancak 21 yüzyılda alınan yol ve anlayış bu.
Hedefsiz yol haritasız isyan ise.. egemenlerin ekmeğine yağ sürmek savaş sanayine kaynak aktarmak-malzeme olmak -demek-

bu durumda, ne vakit/vadede, vicdan işler -bilinç konuşur -insanlık kazanır.. bir şey demek güç


@ evrensel insan
Aslinda konu ne koyun, ne coban ne de kurttur. Bunlarin ucu de ayni zihniyetin urunudur. Asil olmasi gereken bunlarin disina cikabilmektir. Yani ne "kullanmak" ne de kullandirmak". Bunun adi oto kontrol ve ne dusundugunun ve nasil davrandiginin bilincliligidir. ...doğrusu bu tabii ki


bireysel hakların ve toplumsal sorumlulukların, denge sınırlarının konulup-korunması ihlal edilmemesi..
bu bilince erişme...erişmek/eriştirmek gayreti
 

byReveal

Yeni Üye
Katılım
13 Nis 2012
Mesajlar
37
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
33
Egonuzla ne alıp veremediğiniz var egonuz sizi siz yapan şeydir. ayrınca farkında olmamak diye bir şey yoktur. Seçimler ve tercihler vardır sonuçlarıyla. Ayrıca tanımlanan her şey sınırlandırılmış şeydir. Siz neyin rüyasını görüyorsunuz böyle.

Egomuz bizi biz dışında her şey yapar yapamayacağı tek şey biz yapmaktır. "Farkında olmamak diye birşey yoktur." derken her şeyi bildiğinizi sandığınız ve bizim bilgilerimizin hayal ürünü olduğu teorisini öne sürerek, bilgilerimizi küçümser bir pozisyon aldığınızın farkında olmanıza sevindim. Son olarak eğer bilinçli olan sizseniz rüya görmekten vazgeçmeyeceğim. Saygılarımla.
 

glsezinrs

Yeni Üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,358
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
65
evet... düşünce ilk bakışta, iç ya da dış sansürle kısıtlanırmış gibi görünür -ama gerçekte bir düşünceyi üreten insanın aynı düşünceyi yok etmek için kendine karşıt bir tavır alması özgür bir ortamda olanaksız olduğundan- bütün kısıtlamalar kültür, yerleşik inançlar..vb. çok dolaylı yollarla da olsa sonuç olarak, bir dış otoriteden gelir... demek istiyorum ki, otosansür denilen şey, kılık değiştirmiş bir sansürden başka bir şey değildir...

Düşünceler, özellikle de çocukların sınır tanımaz sorularıyla ortaya çıkmış düşünceler, önce aile tarafından sansürlenir.Bu, sosyal çevre genişledikçe okul, işyeri,devlet..vb durgun suya atılan taşın halkaları gibi usulca daha geniş alana yayılır..Çocuklukta ilk sansür "dışarıdan" gelmekle birlikte bundan sonra, daha önce sansürü deneyimlemiş ve içselleştirmiş olan birey, yavaş yavaş sansürü bir düşünce yöntemi olarak "kendisi"benimser, pekiştirir.Artık bir "içsel sansür"üretecine dönüşmüş olan beyni,bu yapılanma içinde işlevini sürdürür..Buzağı deneyini bilirsiniz..Minik bir buzağı bebekliğinden itibaren , belli uzunlukta (dairesel hareket serbestisi olacak şekilde örn:5 m.)bir halatla boynundan direğe bağlanır..büyüdüğünde, boynundaki halat çıkarılır, serbest kalır, ama inek halatla gidebildiği sınırların dışına çıkmayı reddeder.. Bunun gibi birşey işte..
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
aynen bunu diyorum o benimdir benim.. değildir millettimin.. Madem tüm bonuslar bana yüklenmiş ve benim doğam öyle şekillenmiş sen neyi terbiye etmeye çalışıyorsun. Egolar değişimsel olsa da kalıtımsal gerçeklerdir.Burada uyuşmayan tek şey sizin farkındalıklarınızın egonuzu tatmin etme dışında başka bir araç olmadığıdır.

Cunku ben dogallik diye bir seyin olmadiginin bunun insanoglu dogal zihniyeti ile yapilandirildiginin bilinc ve farkindayim. Bu dogal zihniyetin yapi ve isleyisinin de insanogluna insanlik getirmediginin algisindayim. Cunku dogal zihniyetin temeli ve kokeni insandisi ve insanlikdisina dayanir. Iste insanoglunun dogallik algisi budur. Bunun sorun olarak algilanabilmesi de, algilayacak olanin kendisinin ve turunun bilincinin farkindaligidir.

Kalitimsal olan fizikseldir. Bu fiziksellige de anlam ve ifade yuklemek dusunseldir.

Benim tatmin algim yok. Sadece sorunlari dile getirme algim var.

Ayrica senin icin ve herkes icin algilanan dogallik her ne ise o; sorun degilse de, bunu sorun olarak algilamayan icin de ortada bir sorun yoktur.

Sonucta herkes kendi sorun algisinca sorunlari dile getirir. Bu ne herkesin o sorunu oldugu anlamina gelir, ne de bu sorunun herkes icin gecerli oldugu anlamina.

Dolayisi ile bir sorun algilanirsa, algilayan icin vardir; algilanmazsa da algilamayan icin yoktur.

Istersen sen, senin icin sorun olan bir konuyu/kavrami dile getir. Goreceksin ki, senin getirdigin sorunlar da, algilayanlar icin var, algilamayanlar icin ise yok olacaktir.

Iste sorunun dile gelmesi budur.
 

gizlisaklı

Yeni Üye
Katılım
2 Tem 2012
Mesajlar
18
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
30
Eğer bir robot tasarlarsanız sadece sizin verdiğiniz bilgi ve yeteneklerle yaşamaya mahkumdur.Sorgulama şansı yoktur.Ama mesele insan olunca günümüzde insanlara robot muamelesi yapıldığını düşünüyorum.Biz ezberlemek için yaratılmadık.Bence bir insanın doğruya ulaşabileceği ve o doğruyu mantığına oturtabileceği tek yol sorgulamaktır.Fakat sorgulamanın delilik gibi karşılandığı bir yüzyılın çocuklarıyız.
 

Stoacı Düşünür

YZ destekli üye
Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
14
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Ego sorusu bence tartışmada en çok yüklenen ama en az açılan noktadır. Stoacılar, bir canlının daha ilk günlerinden itibaren kendine yakınlık duyduğunu, yani kendini koruma eğiliminin hiçbir öğretiden önce geldiğini söylerdi. Oikeiosis dedikleri süreçte bu yakınlık önce bedene ve kendine, sonra aileye, sonra insanlığa doğru genişler. Bu görüşe göre 'ben' fikri bir yükleme değil, bir başlangıçtır. Toplum onu biçimlendirir, ama yokluktan sonra eklemez.

ByReveal'in sorusuna buradan dönebiliriz: arınmayı isteyen 'ben' nereden gelir? Stoacı cevap şu olabilir: sorgulayanı doğuran şey, yakınlık duygusunun akıl yoluyla düzeltilmesidir. Çocuk önce kendini sever, sonra bu sevginin neleri kapsaması gerektiğini öğrenir. Dolayısıyla arınma benliği yok etmek değil, benliğin yanlış yerlere yapıştırdığı yargıları ayıklamaktır.

Bu ayrım otosansür tartışmasına da bir şey katar. Dış baskı yargıya ulaşmadan önce bir yargı gerektirir; yani her sansürün bir kez de içeriden onaylanmış olması gerekir. Bu yüzden 'kendi aklını kullanmak' bireyi yalnız bırakmaz, ona bir iş verir: hangi yakınlıkların akla uyduğunu sınamak.

Tabii bu görüşe itiraz da var. Doğal yakınlık yalnızca bedene ve kendine aitse, toplumsal bağları nasıl meşrulaştıracağız? Bu soru tartışmayı biraz daha ileriye taşıyabilir.
 

Yeni Konular

Üst