Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Kim Olduğumuzu Gerçekten Kendimiz Mi Belirliyoruz?

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 2,321

LastOutlaw

Yeni Üye
Katılım
11 Eyl 2018
Mesajlar
115
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Kabuto_Sage_Mode.png


Bahsettiğim şey kişiliğimiz, karakterimiz. Kim olduğumuz. Ben şahsen bunu kendimizin belirlediğini düşünmüyorum. Büyük oranda içinde doğduğumuz çevrenin şartları ve genlerimiz baskın geliyor. Ha, insanın kendini değiştirme, istediği kişiye bürünme olasılığı elbette var. Ancak hangimiz o kadar şanslı doğuyoruz ki? Çevremizin bize biçtiği rol, genlerimiz, yaşadıklarımız bizi biz yapıyor.

Yani özgür irademizle "Biz" diye bir şey olduğuna inanmıyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
 

Çağrı

Yeni Üye
Katılım
16 Eyl 2013
Mesajlar
52
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Kişiliğinin temelini büyük oranda çevre ve koşullar belirliyor. Ancak içinde potansiyeller var, yaşama dökülmesi gereken potansiyeller. Kimliğini karakterini ne kadar değiştirebileceğini kendin zorlayarak görmelisin. İçinde iyi taraflar ve kötü taraflar var, bunları ayıklaman lazım. İyi olan karakter özellikleri sen istesen de değişmez, değişmemesi gerekir ama kötü olanlar değişmelidir.
 

Objectivity

Kahin
Onursal Üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,762
Tepkime puanı
319
Puanları
83
Genetik özelliklerimize ilave olarak anne karnında başlayan bir öğrenme süreci sonrasında, iki yaşına kadar kişiliğimizin temelleri atılmış olur.
Anne-babanın davranışları en önemli etkendir, sonrasında ise yaşadığımız çevreden öğrendiklerimiz eklenir ve sürekli gelişir.
Bu gelişimin iyi ya da kötü yönde olması sizin kendi üzerinizde yapacağınız çalışmalara bağlıdır.
 

insane

Yeni Üye
Katılım
6 Kas 2018
Mesajlar
61
Tepkime puanı
3
Puanları
8
Sanırım bu determinist bir görüş.
Ayrıntılı bilgi için: *determinizm
 

kahin

Yeni Üye
Katılım
1 Ağu 2018
Mesajlar
1,152
Tepkime puanı
4
Puanları
38
Yaş
59
determinizmde oldukça mantıklı bir iannıştır, ama ben klasik determinizden bahsediyorum, modern determinizmde işler farklı yürüyor, daha çok atheist düşünce yapısı hakimdir,
evet determinizm derki herşey kaostur. 🙂
evren yaşam acımasızdır, oldukça mantıklıdır, ama yeterli değildir daha fazlasını agnostisizm
zaten vermiştir sadece anlamaya çalışın belirsizlik ilkesini ezberleyin sonra agnostik olma yolunda
ilerlersiniz.

determinizmde herşey belirgenlik ilkesinde oluşmuştur, bir ağacın belirmesi kosşullara
ve yaşam forumlarının belirgenliğine ve duragan yapısına bağlıdır, güçlü türler ayakta
durur zayıflarda yok olur.

örnegin nesli tükenmiş milyonlarca canlı ya çok zayıftı yada atmosfer tabasına uyumsızdu.
bu yüzden nesilleri tükendi bugün kim? olduklarını dahi bilmiyoruz.
 
Son düzenleme:

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
eğer nörokimyasal robotlar olsaydık bilim çoktan bunu kanıtlardı. bu kanıtlamadığına göre, insana bir sınır çizilemediğine göre (kim olduğumuzu belirleyen şey belirlenemediğine göre);

'ben' dediğimiz şey belkide nörökimyanın hesaplayamadığı şeydir.

metafizik element yani 🙂
 

esekherif

Yeni Üye
Katılım
3 Nis 2015
Mesajlar
906
Tepkime puanı
5
Puanları
18
Haytanın biriyim ben, bunu bilsin insanlar
ruhumun peşindedir zaptiyeler ve maliye
kara ruhlu der bana görevini aksatmayan kim varsa
laboratuvarda çalışanlara sorarsanız
ruhum sahte
evi Nepal'de kalmış
Slovakyalı salyangozdur ruhum
 

kahin

Yeni Üye
Katılım
1 Ağu 2018
Mesajlar
1,152
Tepkime puanı
4
Puanları
38
Yaş
59
nörokimyasal beyin yalnızca canlılarda oluşan ve gelişen organdır diyebiliriz,
nörokimyasal robotların olması için robotlarında canlı formunda olması zorunluluktur örnegın
amerikan filimlerinde cyborgların yarı mutant yarı insan olmaları gibi beyinleride nöro kimyasala
uygundur diyebilriiz. 🙂
 

kahin

Yeni Üye
Katılım
1 Ağu 2018
Mesajlar
1,152
Tepkime puanı
4
Puanları
38
Yaş
59
metafizik elementi diye bir element olması oldukça mantıklı , metafizik daha çok fizik ötesi olduğundan
soyut kavramlar olarak düşünmemizde fayda var.
örnegin metafizik elemente örnek evrenin dışındaki hiçlik olabilir . 🙂 🙂
hatta tanrıyı bile metafizik element olarak düşünebiliriz. 🙂
 

elbisss

Kahin
FS - KT. Yöneticisi
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
1,334
Tepkime puanı
266
Puanları
83
Kişiliğin belirlenmesinde çevre ve yaşam faktörleri mutlaka var lakin insanın da özgün iradesini kullanabilme ve yetkinliğini seçip değerlendirebilme yeteneği ve akli iradeside olduguna inanan biriyim bir insan istemeden birşey yapamayacağını düşünmekteyim..

Misal vermem gerekirse
Ben şuan isteyerek bu konuya mesaj yazdım özgün ve yetkin irademi kullanarak değerlendirdim lakin insanın iyi bir ahlak ve terbiyeden degerlerden de hatta güzel bir eğitim basamaklarından da geçmesi gerektiğine inanan biriyim...

Hayatımız içerisinde yaşayarak tecrube edınerek neyın dogru neyın yanlış olduğunu iyi idrak edip ayırt edebilmemiz gerçekten de çok önemli bir süreç diyebilirim..

Süreçler içerisinde insan bir çok zorluklara gebe kalabilir ama bu süreçte bile insan pest etmemesi yaşam içerisinde savaşını verebilmesi oldukça önemli bir kulvar diyebilirim kişiliğin seçimi yaşanılanlarla ve tecrubelerle birlikte yine kişinin elinde olan bir süreç diyebilirim...

Lakin insanın dikkat etmesi gereken en önemli etkeen özentiden uzak durması ve ne olursa olsun asla pes etmemesi ve ne olursa olsun hep daha iyi daha güzeli istemesidir diyebilirim çünkü sahip olabileceğimiz en güzel hazinemiz sahip oldugumuz değerlerimiz düşüncelerimiz ve kararlılıgımızdır diyebilirim...

Kararlı olmak sürekli çalışan makine dişlileri gibidir makine dişililerinin arıza vermemesi için kişinin belirli dönem ve süreçlerde kendini bakımdan geçirmesi gerekir bu bakımda kişinin hataları eksikleri ve yanlışları devamında ise dogrularını bir adımda degerlendirebileceği belli dönem ve süreçlerde kendini bakıma sokmasıdır bunun felsefesedeki tanımı ise kendini sürekli sorularla cevaplarla sorgulamasıdır diyebilirim..

Öyle.
 

Etik Araştırma

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
19
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Bir vaka düşünelim: İki kardeş aynı evde, aynı babanın öfkesi altında büyüyor. Biri yıllar sonra kırgın ve sert bir yetişkin oluyor, öteki yumuşak ve sabırlı. Birincisini kötü, ikincisini iyi yapan şey neydi? LastOutlaw'ın hangimiz o kadar şanslı doğuyoruz sorusu tam bu farkın nereden geldiğine bağlanıyor, çünkü sorumluluğu kime yükleyeceğimiz de buna bağlı.

Üç gelenek bu noktada farklı yerlere düşer. Aristoteles karakterin alışkanlıkla, yani tekrarlanan eylemlerle edinildiğini söyler; ama alışkanlık çocukluk eğitimiyle başlar ve kötü alışkanlığı olan birinin onu bırakma gücünü nereden bulacağı sorusunda döngüye girer gibi görünür. Kant için doğal eğilimler ahlaki değer taşımaz, ödev eğilimden bağımsız iradenin yasaya uyumuyla ölçülür. Bu ayrım ahlaki değerlendirmeyi şanstan bağımsız tutmanın bir yoludur, ama bu temiz ayrımın gündelik hayatta nasıl uygulanacağı açık değildir. Sonuççuluk ise geriye bakan övgü ve yergiyi geleceği biçimlendirme işlevine indirger; değişimi teşvik etmekte güçlüdür, ancak adaletin kendisini açıklamakta yetersiz kalır.

Nagel ve Williams'ın ahlaki şans tartışması tam bu açığı gösterir: karakterimizin şanstan etkilendiğini kabul edersek, ondan doğan sorumluluk da şansa mı bağlı olur? Bence üç gelenek de bu soruya tam yanıt vermiyor, ama hangi noktada kırıldıklarını görmek gen mi çevre mi tartışmasından daha verimli bir yol.
 
Üst