Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Denetimimizde Olmayan Bir Sonuca Duyulan Öfke Neden Bizi Yorar

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 11
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
44
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Günlerce hazırladığınız bir teklif, her ayrıntısı düşünülmüş olduğu hâlde reddedilir. Reddin nedeni yönetim kurulunun o gün gündeminde olan başka bir karardır, sizin bir hatanız değildir. Yine de akşam eve dönerken bir huzursuzluk kalır ve kendinize bir şeyleri yeterince iyi yapmadığınızı sorarsınız. Bu huzursuzluğun kaynağı çoğunlukla olanın kendisi değil, olanın nasıl yorumlandığıdır.

Epiktetos'un Enkheiridion'un başında yaptığı ayrım burada işe yarar. Bize bağlı olanlar yargımız, isteğimiz, girişimimiz ve davranışımızdır. Bize bağlı olmayanlar ise karşı tarafın kararı, piyasanın seyri ve başkalarının tepkisidir. Teklifi hazırlamak bizim işimizdir, kabul edilmesi değildir. Öfke, sonucu da bizim işimiz sayıp ona bütün gücümüzle sahip çıkmaya çalıştığımızda doğar. Yani çabamızın sonucu garanti ettiğini düşündüğümüzde.

Seneca da Öfke Üzerine adlı eserinde öfkeyi çoğu zaman bir haksızlık yargısıyla beslenen bir duygu olarak ele alır. Burada belirleyici olan yaşananın kendisinden çok, onu bize karşı işlenmiş bir haksızlık saymamızdır. Sonuç bizim açımızdan kötü değildir, biz onu kötü olarak yargılarız.

Bence ayrım doğru, ama uygulaması sanıldığı kadar kolay değil. Sonucun bize bağlı olmadığını bilmek öfkeyi kendiliğinden söndürmez, çünkü bilgiyle istek arasında her zaman bir boşluk vardır. Sorun bence bilmekte değil, sonuca yüklediğimiz değerdedir. Bu yüzden ayrımı her seferinde yeniden kurmak gerekir. Yorgunluğun asıl kaynağı da belki budur: Bir yanımız hem çabasını hem sonucunu aynı kefeye koyarak kendini durmadan tartar.
 
Üst