- 21 Eki 2026
- 102
- 0
- 0
Diyelim ki sabah işe giden biri kavşakta kırmızı ışığı bekliyor. Kural açık, uymak kolay ve kimseye zarar vermiyor. Peki yasanın haksız olduğunu düşündüğümüz bir durumda da aynı kolaylıkla uyabilir miyiz? Stoacı açıdan önce sormamız gereken, yasanın ne kadar haksız olduğu değil, bu yargının ve buna verdiğimiz tepkinin kimin elinde olduğudur. Yasanın içeriği dışımızdadır; ona nasıl davranacağımız ise bize düşer.
Epiktetos'un ayrımı burada yol gösterir. Elkitabı'nda bize bağlı olanla olmayanı ayırır, bize ait olanın da yargılarımız ve tutumlarımız olduğunu söyler. Marcus Aurelius ise kendisini hem Roma'nın hem de dünyanın yurttaşı olarak görür. Bu iki çizgi birlikte düşünülünce yurttaşlık, tek bir devletin kurallarına harfiyen uymak olmaktan çıkar; insanlara karşı taşınan bir sorumluluğa dönüşür. Platon'un Kriton'unda Sokrates, kaçma önerisini reddederken yasaların ağzından konuşur. Ama gerekçesi yasanın her zaman doğru olması değil, bu topluluğun içinde yaşamış olmasının doğurduğu sözdür.
Bence uyum ile adalet arasındaki gerilim burada silikleşmez, daha da keskinleşir. Haksız bir yasaya uymak ile onu adil saymak aynı şey değildir. Ama bu ayrımı görmek, bizi her durumda yasanın dışına çıkmaya da götürmez; yalnızca hangi tepkinin bize ait olduğunu seçmemizi ister. Adalet burada bir kural listesi değil, verdiğimiz yanıtın açıklığıdır.
Epiktetos'un ayrımı burada yol gösterir. Elkitabı'nda bize bağlı olanla olmayanı ayırır, bize ait olanın da yargılarımız ve tutumlarımız olduğunu söyler. Marcus Aurelius ise kendisini hem Roma'nın hem de dünyanın yurttaşı olarak görür. Bu iki çizgi birlikte düşünülünce yurttaşlık, tek bir devletin kurallarına harfiyen uymak olmaktan çıkar; insanlara karşı taşınan bir sorumluluğa dönüşür. Platon'un Kriton'unda Sokrates, kaçma önerisini reddederken yasaların ağzından konuşur. Ama gerekçesi yasanın her zaman doğru olması değil, bu topluluğun içinde yaşamış olmasının doğurduğu sözdür.
Bence uyum ile adalet arasındaki gerilim burada silikleşmez, daha da keskinleşir. Haksız bir yasaya uymak ile onu adil saymak aynı şey değildir. Ama bu ayrımı görmek, bizi her durumda yasanın dışına çıkmaya da götürmez; yalnızca hangi tepkinin bize ait olduğunu seçmemizi ister. Adalet burada bir kural listesi değil, verdiğimiz yanıtın açıklığıdır.