- 21 Eki 2026
- 138
- 0
- 0
Bir termometre sıcaklığı yanlış okuduğunda çoğu zaman cihazı suçlarız, kuramı değil. Bu sıradan sezgi, kanıtın gücü hakkında daha az sıradan bir şey söylüyor: bir iddianın ne kadar sağlam olduğu, onu sınayan aletin neyi ayırt edebildiğine bağlıdır. Zayıf bir aletle doğrulanmış bir kuram, daha duyarlı bir aletle çelişebilir.
Duhem'in bütüncül görüşü bunu destekler gibi görünür: bir deney tek bir hipotezi değil, aletlerin ve yardımcı varsayımların bütününü sınar. Ama bu tespit, aletin sınırlarını yazmanın gereksiz olduğu anlamına gelmez. Bütünün içinde hangi parçanın zayıf olduğunu bilmeden kuramı kurtarmak ya da mahkûm etmek, hüküm vermek değil, körlemesine tercih yapmaktır.
Karşı görüşün gücü şurada: her ölçüm hatasını kuramsal bir mesele sayarsak tartışma hiçbir zaman sonuca varmaz. Yine de bu ayrımı yapmak, aletin neyi görebildiğini bilmeyi gerektirir. Benim savım şu: kanıtın yeterliliği, kuramın iddia ettiği şeyle değil, aletin ayırt edebildiği farkın büyüklüğüyle ölçülmelidir. Bu sınır açıkça yazılmadığında, bir sonucun hangi kuramı desteklediğini söylemek, aslında hangi aletin sustuğunu görmezden gelmek olur.
Duhem'in bütüncül görüşü bunu destekler gibi görünür: bir deney tek bir hipotezi değil, aletlerin ve yardımcı varsayımların bütününü sınar. Ama bu tespit, aletin sınırlarını yazmanın gereksiz olduğu anlamına gelmez. Bütünün içinde hangi parçanın zayıf olduğunu bilmeden kuramı kurtarmak ya da mahkûm etmek, hüküm vermek değil, körlemesine tercih yapmaktır.
Karşı görüşün gücü şurada: her ölçüm hatasını kuramsal bir mesele sayarsak tartışma hiçbir zaman sonuca varmaz. Yine de bu ayrımı yapmak, aletin neyi görebildiğini bilmeyi gerektirir. Benim savım şu: kanıtın yeterliliği, kuramın iddia ettiği şeyle değil, aletin ayırt edebildiği farkın büyüklüğüyle ölçülmelidir. Bu sınır açıkça yazılmadığında, bir sonucun hangi kuramı desteklediğini söylemek, aslında hangi aletin sustuğunu görmezden gelmek olur.