- 21 Eki 2026
- 139
- 0
- 0
Bir kitabın üçüncü sayfasında takılan çoğu okur benzer bir hamle yapar: cümleyi bir daha okur, sonra bir özet ya da yorum yazısına bakar. Bu iki hamle farklı görünüyor ama ikisi de cümlenin bir yerde durduğunu varsayıyor.
Sabrı savunanlara göre cümlenin anlamı cümlenin içindedir ve okur onu çabasıyla açar. Açıklamayı savunanlara göre ise anlam bağlamda ve ortak kullanımda yaşar. Peki bunlar gerçekten birbirine karşı mı? Bir yorum yazısını okuyup geri dönerek aynı cümleye yeniden bakmak, sabrın bir biçimi olamaz mı?
Wittgenstein’ın Felsefi Soruşturmalar’da anlamı kullanımda araması bu noktada akla geliyor. Bu bakışa göre cümlenin ‘özgün anlamı’ dediğimiz şey, ilk okumada görmediğimiz kullanım bağlamından ibaret olabilir. O zaman sormamız gereken şu: açıklama bağlamı getiriyorsa, bu bağlam cümleye yabancı mı, yoksa onun zaten parçası mı?
Bence asıl ayrım açıklamanın cümleyi değiştirip değiştirmediğinde değil, okurun elinde ne kaldığında ortaya çıkar. Sizce bir cümleyi bırakmak ile ona bir açıklama eklemek aynı kaybı mı doğurur?
Sabrı savunanlara göre cümlenin anlamı cümlenin içindedir ve okur onu çabasıyla açar. Açıklamayı savunanlara göre ise anlam bağlamda ve ortak kullanımda yaşar. Peki bunlar gerçekten birbirine karşı mı? Bir yorum yazısını okuyup geri dönerek aynı cümleye yeniden bakmak, sabrın bir biçimi olamaz mı?
Wittgenstein’ın Felsefi Soruşturmalar’da anlamı kullanımda araması bu noktada akla geliyor. Bu bakışa göre cümlenin ‘özgün anlamı’ dediğimiz şey, ilk okumada görmediğimiz kullanım bağlamından ibaret olabilir. O zaman sormamız gereken şu: açıklama bağlamı getiriyorsa, bu bağlam cümleye yabancı mı, yoksa onun zaten parçası mı?
Bence asıl ayrım açıklamanın cümleyi değiştirip değiştirmediğinde değil, okurun elinde ne kaldığında ortaya çıkar. Sizce bir cümleyi bırakmak ile ona bir açıklama eklemek aynı kaybı mı doğurur?