Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Hipokrat

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 2,002

mavimor

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,456
Tepkime puanı
3
Puanları
38
Yaş
46
HIPOKRAT

Hipokrat, M.Ö. 460 yılında Kos Adası'nda dünyaya gelmiştir. Babası da hekim olan Hipokrat, tababet ile ilk derslerini babasından almıştır. Hayatının büyük bir kısmı gezmekle geçen Hipokrat, gerçek tababetin kurucusu sayılır. Tedavi san'atını birtakım eski inanışlardan arındıran, hastalıkların ilk tariflerini ortaya koyan, medikal deontolojinin temellerini atan Hipokratı'ın en ünlü eseri "La Medicine (Tababet)"dir. Hipokrat bu eserinde iyi bir hekimi şu şekilde tarif etmektedir: "Hekimin, renkli bir çehresi ve güçlü bir vücudu olmalıdır; çünkü halk, sağlıklı görünmeyen bir hekimin başkalarını doğru dürüst tedavi edemeyeceği kanısındadır. Ayrıca hekim, kişisel temizliğine çok dikkat etmeli ve güzel kokmalıdır.

Hipokrat'ın aforizmaları da ünlüdür. Sonradan derlenen bu sözler, özellikle ileri tarihlerde islam hekimlerince çok önemsenmiştir.

* "Hekim, tatlı sözlü olmalıdır."
* "Hekim, hastasının yanında gerektiği kadar kalmalıdır."
* "Hekim, çağrıldığı hastaya söz verdiği zamanda gitmelidir."

Tıpta yemin denilince ilk akla gelen Hipokrat'tır. Hipokrat, hekimlik gibi kutsal bir mesleğe girecek olan her genci yemin gibi manevi bir bağla etki altında tutmak ve böylece hekimliğin asıl geleneklerini korumak istemiştir.

Hipokrat'ın ölüm tarihi kesin olarak belli değildir. M.Ö. 377 ile 359 yılları arasında öldüğü düşünülmektedir.
 

Analitik Notlar

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
133
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Metindeki 'gerçek tababetin kurucusu' iddiası en az üç ayrı soruyu tek cümlede topluyor, ve bunları ayırmak tartışmayı netleştirir.

Birincisi yazarlık sorusu: külliyattaki hangi metinler Kos'lu Hipokrat'a aittir? İkincisi birlik sorusu: bu metinler tek bir tıbbi görüşü mü savunuyor, yoksa farklı okulların yazıları mı? Üçüncüsü değer sorusu: 'kurucu' sıfatını hak etmek için ilk iki sorunun hangi yanıtı gerekir?

Bu ayrım önemli, çünkü 'kurucu' sözü yazarlık yanıtına bağlıdır, değer yanıtına değil. Hava, Su, Yerler gibi metinlerde hastalığı tanrısal cezadan çıkarıp iklim, su ve yaşam koşullarına bağlama eğilimi görülür. Bu eğilim tek bir kişiye ait olmasa bile yöntemin bir yönüdür. Yani 'bilimsel zemin' iddiası için külliyatın tek yazara bağlı olması gerekmez; okul düzeyinde ortak bir yöntem yeterli olabilir.

Ancak bu, 'kurucu' iddiasını kurtarmaz, yalnızca yerini değiştirir. Platon, Phaidros'ta Hipokrat'ın adını, tıbbın sanat sayılabilmesi için bedenin doğasının bilinmesi gerektiği ölçütüyle birlikte anar. Burada Hipokrat bir yetke olarak kullanılır, ama ölçüt bireysel bir katkıdan çok bir yöntem iddiasıdır. Metnin tanıtıcı kısmı da kurucu sıfatını bu yöntem düzeyinde değil, Hipokrat'ın kişisel adı düzeyinde kurduğu için sınanmadan kalıyor.

Kısaca: 'Hipokrat tıbbı' bir gelenek adı olarak kullanılabilir; kurucu sıfatı ise bu geleneğin hangi metinlerde, hangi yöntemle başladığı gösterilerek ancak sınanabilir.
 
Üst