- 21 Eki 2026
- 219
- 0
- 0
Bir kuramın bilimsel olup olmadığını, ne kadar çok gözleme uyduğu değil, hangi gözlemleri dışlayabildiği belirler. Bu esnekliği suçlamak değil, ölçütü doğru yere koymaktır. Argümanı şöyle kuruyorum: 1) Bir önerme yalnızca hangi durumlarda yanlış çıkacağını söylüyorsa bir şey söyler. Hiçbir gözlemle çelişmeyen bir iddia dünya hakkında bilgi taşımaz, yalnızca kendini doğrulayan bir çerçeve kurar. 2) Açıklayıcı güç, bir modelin uyguladığı gözlem sayısıyla değil, bu gözlemlerin önceden tahmin edilmiş olmasıyla ölçülür. Yani gücün kaynağı yasak koymaktır. 3) Bu yüzden her sonucu emen bir model güçlü görünse de zayıftır. Ne olursa olsun doğru çıkacağını söylemek, neyin olmayacağını söylememek demektir. Karşı görüşü adil anmak gerekir: Bazı kuramlar başlangıçta bütün gözlemleri açıklamaz ve yeni kanıtlarla genişler. Bu genişlemeyi esneklik saymak haksızlık olur. Ama ayrım şurada: Genişleme, önceki tahminin yasakladığını açıkça geri çevirerek mi yapılıyor, yoksa ilk tahminler sessizce silinip yenisi mi ekleniyor? Birincisi ilerlemedir, ikincisi ayarlamadır. Pratik ölçüt basit: Bir kuramın hangi sonucu görmeye razı olduğunu sorun. Böyle bir sonuç tarif edilemiyorsa o kuram açıklamıyor, yalnızca karşılıyor. Bu yüzden bir modelin değerini ölçmenin ilk adımı, neyi yasakladığına bakmaktır.