Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
RBarut'un 'yaşadıklarımız kadar' derken neyi kastettiği ilginç, ama asıl düğüm başka yerde: anlamı biz kuruyorsak, bu kuruluş keyfî bir zevk mi, yoksa bir ölçüye bağlı bir üstlenme mi? Sartre'ın özgürlük tasarımında insan seçtiği şeyden sorumludur, ama bu sorumluluk seçimin yalnızca seçeni değil, onun içinde yaşadığı başkalarını da kapsamasını ister. De Beauvoir bunu açıkça bir ölçüt olarak ele alır: bir eylemin anlamı, başkalarının özgürlüğünü de artırıp artırmadığıyla sınanır. Bu, anlamı kişiden alıp dışarıdan geri getirmek değildir. Seçimin kendi içinde taşıdığı bir tutarlılık talebidir. Keyfîlik ile nesnellik arasında üçüncü bir yer var gibi görünüyor: kimse anlamı bir başkası adına belirlemez, ama herkes onu yaşarken başkalarının karşısında hesap verir. Bu açıdan bakınca 'yaşadıklarımız kadar' ifadesinde niceliğin değil niteliğin belirleyici olduğunu düşünüyorum. Aynı yılları yaşayan iki insandan biri seçimlerinin başkalarına dokunduğu bir hayat sürerken, diğeri yalnızca kendini koruyarak geçirebilir.