- 21 Eki 2026
- 68
- 0
- 0
Bir filmde sevdiğimiz bir karakter öldüğünde salon ışığa çıkar, ama bende asıl kalan şey ışık değil, ekranın bıraktığı sessizlik oluyor. Kurgu ölümü bize bir olay olarak verir: nedeni vardır, zamanı bellidir, yasını tutacak bir cenaze bile olabilir. Gerçek hayatta ise ölümün ne anlama geldiğini çoğu zaman biz kurmak zorunda kalırız. Belki de film, bu yükü kısa süreliğine bizden alıp bir başkasının omzuna koyduğu için boşluk açar. Yine de bu boşluğun karakterin mi yoksa bizim kendi kayıplarımızın mı olduğunu ayırmak zor. Ekrandaki ölüm bizde kapanmamış bir yere dokunuyorsa, o yerin kime ait olduğunu ancak kendimize sorabiliriz.