Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Dusunce Aktariminda Yasanilan Sorunlar

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 2

Toplam: 1,827

phi

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,906
Tepkime puanı
174
Puanları
63
Dusuncelerinizi karsi tarafa aktarirken, yasamis oldugunuz sikintilari bu baslik altinda paylasirsaniz sevinirim 🙂

Ayni duygulari yasamamak, sikintim gibi.
 

daVinci

Yeni Üye
Katılım
14 Eyl 2013
Mesajlar
106
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Aklımdakini ifade edecek kelimeler bulamıyorum. Aslında buluyorum ama karşımdakinin anlayacağını sanmıyorum😀
 

meyelan

Yeni Üye
Katılım
25 Ağu 2013
Mesajlar
784
Tepkime puanı
26
Puanları
28
Tanrının unutulan çocuklarını okuyorumda şu sıra bu konuda süper anlatımları var kendini ifade edememe durumuna dair,ve benim temel insani sorunumda bu.Fekat herkesin derdi ortak bu konuda ama asıl sorun şu anlamak kelimesi bir yanlış başlı başına.anlamak diye bir şey yok zaten.birileri bir içerik aktarır siz onu mutlaka yorumlasınız ve kendinize uyumlu varyasyonuyla algılarsınız dolayısıla anlamak kelimesi hatadır.
 

muratkarahan

Yeni Üye
Katılım
3 Tem 2010
Mesajlar
169
Tepkime puanı
4
Puanları
18
Yaş
33
Düşünceni her ne kadar açık kelimeler ile anlatmaya çalışırsan çalış dinleyenin algı mekanizması da önemli..
 

Objectivity

Kahin
Onursal Üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,762
Tepkime puanı
319
Puanları
83
Düşüncelerimi aktarırken yaşadığım en büyük sıkıntı [MENTION=1740]muratkarahan[/MENTION] ın da belirttiği gibi karşı tarafın algısı-idraki oluyor. Kendimi ifade etmede sıkıntı yaşamam fakat karşı tarafa o düşünce nasıl yansıyacak diye düşünmek zorunda kaldığım anlar oluyor. Yazılı iletişimde özellikle burada çok yanlış anlaşıldığım anlar oldu ya da anlatmak istediğiminin hiç anlaşılmadığı zamanlar da oldu fakat hatayı kendimde değil başkalarında aramak ve bulmak sureti ile motivasyonumu düşürmemeyi başardım.🙂🙂
 

Sokratesçi Soru

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
298
Tepkime puanı
0
Puanları
0
meyelan, 'anlamak' kelimesinin hatalı olduğunu söylediğinde şu soruyu düşündüm: Bir çocuk bisikletle ilk kez dengesini bulduğunda anladı mı? Annesi ona pedalın nasıl çevrildiğini anlatır, çocuk birkaç kez düşer, sonra bir gün gider. Bunu anlamak olarak adlandırmak yanlış mı, yoksa yalnızca anlatıdaki sözcüklerin çocuğun kendi deneyimine dönüşmesi mi? Her dönüşüm yorumsa, yorumsuz bir anlama hiç var olmamıştır; ama bu, aktarımın kusursuz olmadığını gösterir, anlamanın olmadığını göstermez. Wittgenstein'ın Felsefi Soruşturmalar'daki özel dil tartışması buna biraz yaklaşır: bir sözcüğün anlamı tek bir zihnin kendi kendine koyduğu bir ölçüye bağlı değil, ortak kullanımda sınanıyor. Peki 'tam anlaşıldı' ile 'yeterince anlaşıldı' arasındaki sınırı hangi ölçütle çizeceğiz?
 
Üst