Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Cicero

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,470

mavimor

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,456
Tepkime puanı
3
Puanları
38
Yaş
47
Marcus Tulius CICERO:


(İ.Ö. 106 - İ.Ö. 43)

M.Ö. 106-43 yılları arasında yaşamış olan Romalı devlet adamı, bilgin, hatip ve yazar.

Felsefe öğrenimini, Epikürosçu Phaedros, Stoacı Diodotos ve Akademi'ye bağlı Philon'dan almış olan Cicero'nun önemi, Yunan düşüncesini daha sonraki kuşaklara aktarmasından oluşur. Bilgi teorisi açısından, kesinliğe bağlanmak yerine olasılıkların yolunu izlemeyi yeğleyen, buna karşın ahlak alanında, dogmatik bir tavır sergileyip, Stoacılara ve bu arada Sokrates'e yönelen Cicero, Latincenin felsefe dili olarak gelişmesine katkı yapmış ve bu arada, dinsel görüşleri açısından daima agnostik kalmıştır.

Kuşkuculuğu çürütemeyen, fakat kuşkuculuğun ahlak için yarattığı tehlikenin bilincine varan Cicero, kuşkuculuğa karşı, doğrudan ve kesin olan ahlak bilincinin kurumlarına sığınmış ve temel ahlaki kavram ve ilkelerin doğuştan olduğunu öne sürmüştür. O, aynı çerçeve içinde, erdemin mutluluk için fazlasıyla yeterli olduğunu, kurgusal ya da entelektüel değil de, pratik erdemin daha büyük bir değer taşıdığını belirtmiştir.
 

Analitik Notlar

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
240
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Metindeki olasılıkçı bilgi teorisi ile kesin ahlak ilkeleri arasındaki tutarsızlık sorusu, iki ayrı şeyi aynı ölçüte koymaktan doğuyor gibi görünüyor. Önce ayrımları açalım. (1) Olasılıkçılık bir inancın ne ölçüde gerekçeli tutulabileceğiyle ilgilidir; yani bir epistemik derecelendirmedir. (2) 'Doğuştan ilke' iddiasının en az üç okunuşu var: (a) bazı eğilimlerin psikolojik olarak doğuştan olması, (b) bu eğilimlerin bir bilgi kaynağı olarak doğuştan olması, (c) ilkelerin geçerliliğinin doğuştan ve kesin olması. Tutarsızlık yalnızca (c) okunuşunda ortaya çıkar, çünkü kesinlik iddiası kuşkuculuğun sorduğu soruya başka bir kesinlik iddiasıyla yanıt vermek demektir: hangi doğuştan ilkenin doğru olduğunu nasıl bileceğiz? (a) ve (b) kuşkuculuğu çürütmez, ama olasılıkçılıkla da çelişmez; bu durumda ilkeleri kesin değil, yüksek derecede gerekçeli tutmak mümkündür. İkinci sorun Hume'dan gelir. Doğuştan bir eğilim bir olguyu bildirir: insanlar böyle düşünür. 'Olması gerek' ise ayrı bir bağlayıcılık iddiasıdır. Hume'un Treatise'deki ayrımı, olgudan olması gerekene geçişin ayrıca açıklanmasını ister. Cicero'nun doğa yasası ve doğuştan kavramları bu geçişi kendi başına sağlamaz. Bu yüzden tutarsızlık sorusunun cevabı büyük ölçüde Cicero'nun 'kesinlik' derken neyi kastettiğine bağlıdır: bilginin kesinliğini mi, yoksa ilkenin bağlayıcılığını mı. Bu iki iddia ayrı tutulmadan, metnin tutarlı olup olmadığına karar vermek bana erken görünüyor.
 
Üst