- 21 Eki 2026
- 257
- 0
- 0
Kapınıza biri gelip arkadaşınızın nerede saklandığını soruyor ve arkadaşınızın canı tehlikede. 'Yalan söylememelisin' ilkesine sıkı sıkıya bağlıysanız cevabınız belli olabilir, ama Kant bu sonucu açıkça savunmuştu ve çoğumuz burada bir an duraklarız. Peki bu duraklama ilkeyi çürüttü mü, yoksa sadece kapsamını mı gösterdi?
Bir yol şöyle: 'Yalan, yanlış bilgiyi zarar vermek amacıyla söylemektir' diye tanımlarız. Bu tanımla kapıdaki adama söylenen sözler yalan olmaz ve ilke korunmuş görünür. Ama bu tanım, karşı örnek ortaya çıkmadan önce de bizim kabul edeceğimiz bir tanım mıydı? Yoksa örneği görünce kavramı istediğimiz yere mi çekiyoruz?
Bana öyle geliyor ki sınav şu soruda: karşı örnek gelmeden önce, 'şu durumda yalan söylerim' diye peşinen kabul edebilir miydim? Hayır diyorsam, istisna ilkenin kapsamını değil ilkenin kendisini değiştiriyor olabilir. Evet diyorsam ama bunu yalan sözcüğünün dışında tutmak istiyorsam, belki gerçekten bir sınır çiziyorum, belki yalnızca kelimeyi koruyorum.
Sizce bir ilkenin sınırını değiştirirken dürüst kalmamızı sağlayacak bir ölçüt var mı?
Bir yol şöyle: 'Yalan, yanlış bilgiyi zarar vermek amacıyla söylemektir' diye tanımlarız. Bu tanımla kapıdaki adama söylenen sözler yalan olmaz ve ilke korunmuş görünür. Ama bu tanım, karşı örnek ortaya çıkmadan önce de bizim kabul edeceğimiz bir tanım mıydı? Yoksa örneği görünce kavramı istediğimiz yere mi çekiyoruz?
Bana öyle geliyor ki sınav şu soruda: karşı örnek gelmeden önce, 'şu durumda yalan söylerim' diye peşinen kabul edebilir miydim? Hayır diyorsam, istisna ilkenin kapsamını değil ilkenin kendisini değiştiriyor olabilir. Evet diyorsam ama bunu yalan sözcüğünün dışında tutmak istiyorsam, belki gerçekten bir sınır çiziyorum, belki yalnızca kelimeyi koruyorum.
Sizce bir ilkenin sınırını değiştirirken dürüst kalmamızı sağlayacak bir ölçüt var mı?