Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Aquinolu Thomas

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 7

Toplam: 3,895

mavimor

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,456
Tepkime puanı
3
Puanları
38
Yaş
46
Aquinolu Thomas


(1225 - 1274)

Napoli krallığının soylu ailelerinden birinin oğluydu. Derebeyi yaşamını değil, okumayı ve araştırmayı tercih etti. Dominiken tarikatına girdi. Tarikata girmesine karşı olan babası tarafından Paris’e giderken yakalanıp, şatosunda tutsak edildi. İki yıl sonra kaçmayı başardı. Büyük Albert’in öğrencisi olan Thomas, Skolastik felsefenin en büyük düşünürüydü. Öğretisi önemli ölçüde Aristoteles’in metafiziğine dayanıyordu. Ortaçağ’da Hıristiyan felsefesinin doruğu olan bu öğreti, daha sonra Katolik kilisesinin resmi felsefesi haline geldi. Skolastiğin ilk dönem anlayışında inanılan ile bilinen, birbirine denk ve birbiriyle örtüşüyordu. Thomas’a göre dini doğrular ile akıl iki ayrı bilgi kaynağıdır. Bize başka başka şeyler öğretirler. Bilmek tanıtlamak demektir. İnanmak ise açıklamayı olduğu gibi doğru saymaktır. Ona göre bilgi insana, en yüksek ışığı anlaması için ön koşullar sağlar. Thomas bilginin çıkış noktasının deney olduğunu düşünür. Duyusal bilgilerimizi genel kavramlar haline getirebildiğimiz için mantığımızla işlememiz gerekir. Kavramlar, nesnelerin özlerini bize verirler. Direkt olarak her şeyi kavrayan bir bilgi formu insanoğluna kapalıdır. Bir objeyi ancak özünü ve özünün etkilerini kavramlaştırarak bilebiliriz. Objenin düşüncemizdeki yansısı gerçeğe uyuyorsa bilgimiz doğrudur. Bu soyutlama işleminin bizi vardıracağı en yüksek kavram ‘varlık’tır.

Thomas tümel kavramların nesnenin özünde olduğunu düşünür. Bu kavramlar, nesneyi nesne yapan zorunlu belirlemelerdir. Her olup biten nesnedeki özsel formların açılması ve evrimidir. Formlar, tıpkı bir tohum gibi maddede gizli bir güç olarak bulunurlar. Dünyada her olup biten belli bir ereğe göre belirlenmiştir. Oluşu başlatan da, oluşun ereği de Tanrı’dır. Thomas, evreni varlık aşamalarına böler: Cansız cisimler, bitkiler, hayvanlar, insanlar, melekler ve en yüksek basamakta da Tanrı yer alır. Varlık aşamaları gelişen hayatın basamaklarıdır. Ahlak öğretisinde, istenç özgürlüğü her türlü ahlakın ön koşuludur. Ancak özgür olan, akla dayanan düşüncelerden doğan eylemler iyidir. Aristoteles gibi Thomas’da da insan toplumsal bir varlıktır. Devlet doğal bir zorunluluktur, başındakiler bir itaat bir örnektir.
 

Sokratesçi Soru

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
157
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Açılış mesajında Thomas'ın bilmeyi tanıtlamakla, inanmayı da açıklamayı olduğu gibi doğru saymakla ayırdığı yer bana en çok takılan yer. Önce iddiayı en güçlü hâliyle kurayım: bilgi akıldan gelen ve kanıtla sınanabilen şeydir, inanç ise kanıtın bittiği yerde, otoriteye ya da iradeye yaslanır, ikisi farklı kaynaklardan beslenir. Peki ya bir öğretmenin bize kanıtını göstermeden söylediği bir değeri, mesela bir fiziksel sabitin sayısal karşılığını doğru sayıp tutmamız? Bunu ne bilmek ne de dinî anlamda inanmak olarak adlandırmak zor. Bu ara durum varsa, tanıtlama ile doğru sayma arasındaki çizgi sandığımız kadar keskin değil. Bir de şunu merak ediyorum: akıl ile inancı iki ayrı kaynak sayan bir sistemde bu ara durum nereye düşer? Sizce gerekçeli ama henüz tanıtlanmamış bir önermeyi kabul etmek hangi kategoriye aittir?
 

Yeni Konular

Üst