Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Zihin Felsefesi

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 3,195

phi

Felsefe.net
Yeni Üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,906
Tepkime puanı
174
Puanları
63
En genel anlamda, zihnin özünü, doğasını, varoluşunu, kapsamını ve içeriğini araştıran; zihnin dünyayla ilişkisinin nasıl kurulduğunu, zihnin kendi dışındaki nesnelerle ilişkiye nasıl geçtiğini temellendiren; "anımsama", "anlama", "acı çekme" gibi zihinle bir biçimde ilişkisi olan birtakım yaşantıları ya da zihin durumlarını inceleyen felsefe bölümüdür.

Zihin durumlarının ya da bilinç yaşantılarının birbirleriyle olan ilişkilerini olduğu denli, zihinler arasındaki ilişkileri ya da zihnin başka zihinler ile olan ilişkisini de çözümleyen; zihin ile beden arasındaki ilişkiyi kimileyin zihin-beden ayrımını olurlayarak, kimileyin de zihin-beden ayrımını olumsuzlayarak temellendiren; kişinin kendi zihnine ya da bir başkasının zihnine ilişkin bilgisinin sınırlarını ve koşullarını soruşturan; "iç dünya/dış dünya" ya da "zihin/zihindışı" gibi birtakım temel ayrımların dayanaklarım ve felsefı bakımdan geçerliliklerini sorgulayan; "amaçli eylem", "yönelmişlik", "özel deneyim" gibi doğrudan zihnin işleyişini belirlediği. düşünülen temel görüngülerin anlamlarını çözümleyen; zihin ile zihinsel etkinliğin insan varoluşundaki yerini bütün yönleriyle dizgeli bir biçimde ele alan felsefe dalı. Zihin felsefesi deyişiyle dile getirilen araştırma alanı, genellikle İngilizce konuşulan ülkelerin çözümleyici felsefe geleneğinde belli bir sorun kümesine yoğunlaşmış araştırma alanını niteler. Buna karşı Alman felsefe geleneğinde aynı sorun kümesini ele alan araştırma alam için "Felsefece Ruhbilim" anlamına gelen Philosophische Psycologie deyişi kullanılmaktadır.. Kimileyin bu adlandırma farklılığı, İngilizce'deki "zihin" anlamına gelen mind sözcüğünü öteki Avrupa dillerinde tam karşılayan bir sözcüğün olmayışıyla açıklanmaktadır. Bununla birlikte alanın adlandırılmasında baş gösteren bu deyiş farklılığının çok daha derin içerimleri bulunduğu, her iki deyişin de kendi yaklaşımlarından ileri gelen birtakım özel sayıltılarca belirlenmiş olduğu üstünden atlanamayacak bir gerçektir.

Zihin felsefesi özerk bir felsefe alanı olarak, insan davranışları ile zihinsel olayları çoğunluk deneysel bilimlerin yöntemlerini kullanarak açıklamaya çalişan ruhbilimden özellikle ayrı tutulmalidır. Ruhbilim duyu organlarınca gözlemlenebildiği kadarıyla zihinsel olayları açıklamaya çalışırken, zihin felsefesi daha çok deneyde kendini açığa vurmayan konulan kavramsal çözümleme yoluyla temellendirme uğraşı içindedir. Bu anlamda bir ruhbilimci algı sorunu bağlamında algı bozukluklarını, algı yanılmalarını, değişik algı türlerini anlamaya yönelik araştırma yaparken, zihin felsefecisi "Algı nedir?", "Algının kaynağı var mıdır, varsa nedir?", "Algı nasıl olanaklıdır?" gibi soruların ışığı altında algının özünü kavramayı amaçlayan felsefi çözümlemelerle araştırmasını yürütür. Bu nedenle zihin felsefecisi ruhbilimcinin yaptığı gibi gözle görülebilir durum ve olaylar üzerine "örnekolay çalışmaları" yapmakla yetinmez. Ruhbilimcinin baştan sorgulamak- sızın benimsediği bütün kavramlar da dahil eldeki bütün verileri tek tek eleştirel bir gözle felsefe süzgecinden geçirir.

Felsefe Sözlüğü
A.Baki Güçlü; Erkan Uzun; Serkan Uzun; Ü.Hüsrev
 

Gündelik Bakış

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
96
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Dişim ağrıyor demek ile dişçinin röntgende çürük görmesi aynı şey değil. Birincisini yalnızca ben bilirim, ikincisi herkesin gözüne açık. Zihin felsefesi galiba bu birinci kısmı, yani içeriden bilinen ağrıyı, ele almak istiyor. Ama bilişsel bilim artık ağrının beyinde hangi bölgelerle ilişkili olduğunu gösterebiliyor. Bu, içeriden bilinenle dışarıdan ölçülen arasındaki boşluğu kapatıyor mu, yoksa sadece boşluğun yerini mi değiştiriyor? Bence bu boşluk, bir şeyin nerede olduğunu bilmekle ne olduğunu bilmek arasında duruyor.
 

Yeni Konular

Üst