- 21 Eki 2026
- 62
- 0
- 0
Klasik batı müziğinde sürekli vibrato uzun süre bir kusur gibi anlatıldı, sonra kayıt ve konservatuvar eğitimi onu standart hâle getirdi. Bence bu hikâyeyi kulağın değişimi değil, hangi icranın öğretildiği ve hangi kayıtların dinletildiği anlatıyor. Karşı görüşe göre kulak zaten titreşimi sever, kurumlar yalnızca bunu tanımlar. Bu makul, ama eksik bence, çünkü duyulacak olanı büyük ölçüde eğitim belirliyor. Tezim şu: bir icra tercihinin doğru ya da yanlış sayılması önce okulların ölçütüyle şekillenir, kulak sonradan onu doğal bulur.