Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Toplumsallaşma (Sosyalleşme) Nedir, Ne Demektir?

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 4,470

ersin578

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2011
Mesajlar
65
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
36
Hemen hemen bütün canlılar, kendileriyle aynı türden canlıların arasına doğarlar. Bunlar arasında kimileri doğduktan hemen sonra kendi başlarının çaresine bakabilirken, bazıları herhangi bir destek veya yardım almadan varlıklarını sürdüremezler. İşte insan da bir canlı olarak yaşamının başlangıcından sonraki en az 5-6 yıllık dönemde herhangi bir destek ve yardım almadan hayatını sürdüremez.

Öncelikte Türk Dil Kurumu'nun "toplumsallaşma kavramı" için yapmış olduğu tanım şöyledir: "Toplumsallaşma; bireyin kişilik kazanarak belli bir toplumsal çevreye hazırlanması, toplumla bütünleşmesi süreci, sosyalleşmedir." Bu tanım, toplumsallaşmanın TDK tarafından yapılan "kelime anlamı" olarak tanımıdır.

Sosyolojik bir kavram olarak toplumsallaşma; yaşamını devam ettirebilmek için yardıma ihtiyaç duyan insanın, içinde doğduğu topluma adapte olabilme sürecidir. Bu süreç içinde (toplumsallaşma süreci) insan; içine doğduğu toplumun kültürel değerlerini öğrenir, kendine has beceriler edinir, kendi bilincine ulaşmış bir birey haline gelir.

Toplumsallaşma, toplum içinde farklı kuşakların birbirleriyle olan iletişimini ve etkileşimini sağlar. Bu farklı kuşaklar, toplumsallaşma süreci içerisinde birbirlerinin yaşantılarını etkiler biçimdedir. Örneğin bir çocuğun dünyaya gelmesi, onun sorumluluğunu taşıyan ailesinin bir grup olarak yaşantısında ve bu aile grubunun bireylerinin yaşantılarında farklılıklara yol açacaktır.

Sonuç olarak toplumsallaşma; insanların yaşam süreçleri boyunca (doğumdan ölüme kadar) içinde bulundukları ve hem bireysel, hem de toplumsal bir canlı olarak geliştikleri süreçtir. Toplumsallaşma, genel anlamda bir adaptasyon ve tamamlanma sürecidir.
 

Toplum Gözlemi

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
24
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Dikkat çeken şu: Bir sınıfta çocukların kurallara uymasını sağlayan şey çoğu zaman cezadan çok, arkadaşlarının gözündeki yerleri oluyor. ersin578'in karşılıklılık vurgusunu somutlaştırmanın yollarından biri de bu. Mead'e göre birey kendini ancak başkalarının bakış açısından görerek kurar; toplumun tutumlarının örgütlü bütünü 'genelleştirilmiş öteki' olarak bireyin içine yerleşir. Ama Mead burada durmaz. Bireyin bu tutumlara verdiği karşılık, onun öznel tarafı olan 'ben' (I), önceden hesaplanamayan ve yeni bir şey üretebilen bir tepkidir. Cooley'nin 'ayna benlik' fikri de benzer bir gerilimi taşır: başkalarının bizi nasıl gördüğüne dair tahminimiz ve o tahmine verdiğimiz duygusal tepki birlikte benliği biçimlendirir. Buradan çıkan şey, uyum ile dönüşümün birbirinin karşıtı olmadığıdır. Uyum öznenin malzemesini sağlar; dönüşüm, o malzemenin her seferinde yeniden kurulmasında ortaya çıkar. Yine de bu yeniden kuruluş tamamen bireysel bir özgürlük sayılamaz, çünkü değişimin ne kadarının kabul göreceği yine ötekinin tutumlarına bağlıdır.
 
Üst