Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

tanrı inancının oluşma nedeni nedir?

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 2

Toplam: 1,047

unutkanfilozof

Yeni Üye
Katılım
4 Mar 2013
Mesajlar
2
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
42
insanlık tarihinde tanrı inancı uzunca bir süre varolmuştur çok tanrılı inanışlardan tek tanrılı inanışlara kadar... peki insanoğlu neden bir tanrıya inanma gereği duydu içinde yaşadığı evreni açıklayamadığından mı? hala daha açıklanması güç evrenin sırrına geçici bi çözüm bulmak için mi? yoksa doğasında kendisinden daha büyük güce sarılma eğiliminden mi eğer bu eğiliminden kaynaklıysa insanı bu eğilime iten sebepler neler?
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
insanlık tarihinde tanrı inancı uzunca bir süre varolmuştur çok tanrılı inanışlardan tek tanrılı inanışlara kadar... peki insanoğlu neden bir tanrıya inanma gereği duydu içinde yaşadığı evreni açıklayamadığından mı? hala daha açıklanması güç evrenin sırrına geçici bi çözüm bulmak için mi? yoksa doğasında kendisinden daha büyük güce sarılma eğiliminden mi eğer bu eğiliminden kaynaklıysa insanı bu eğilime iten sebepler neler?

Bu içi boş , cilalı lafları edince Tanrı kavramı kolayca çözümlediğini sanıyor bazıları. bu sentezleri kendi içinizde mi kurdunuz ? bu sentezleri kalabalıklara bakıp doğrulamak kolay.(doğruladığını sanmak) peki ya bu sentezleri kendi varlığınızda doğrulaya biliyor musun?
 

nefha

Yeni Üye
Katılım
10 Ocak 2013
Mesajlar
86
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
57
sn unutkan filozof;
her insan kalben Allahı tanır.fakat bu alemin karmaşası içinde unutur,unutuncada kendinide unutur.hz.Ademin yasak meyveyi yemeside unutkanlık neticesinde olmuştu.
unutkanlığın en vahimi yaradanını unutmaktır.ve islami terminolojideki karşılığı gaflettir.Gafletin zıddı ise hatırlamak,anmak anlamına gelen zikir dir.
hatırlayanlardan olmanız temennisiyle hoşgeldiniz efenim.
 

Varoluşçu Okur

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
177
Tepkime puanı
0
Puanları
0
unutkanfilozof, açılıştaki 'geçici bir çözüm' ifadesi bence sorunun en ilginç yerini örtüyor. Bilmediğimiz bir şeyi açıklama ihtiyacı ile ölümün yarattığı kaygı aynı şey değil. Biri bilgi eksiğine, diğeri varlığın kırılganlığına işaret eder. Ernest Becker, The Denial of Death adlı kitabında insanın ölümü bilen bir varlık olduğunu ve kültürlerin bu bilgiyi bastırmak için anlam sistemleri kurduğunu savunur. Bu fikir sonradan terör yönetimi kuramı olarak sınandı. Kuramın deneylerine göre ölüm düşüncesi hatırlatıldığında insanlar kendi kültürel dünya görüşlerine ve bu görüşün değerlerine daha sıkı sarılıyor. Buradaki ilginç nokta şu: tanrı inancı bu çerçevede bir açıklama olmaktan çok bir kaygı yatıştırıcısı gibi görünüyor. Yani inanç ile ölüm kaygısı arasında nedensel bir bağ kurulabilir, ama bu bağ inancın doğru olup olmadığı hakkında hiçbir şey söylemez. Yine de açık kalan bir soru var: kaygıyı dindirmek için kurulmuş bir inanç, o kaygıdan bağımsız olarak savunulabilir mi? Bence bu soru, ölümden korkmanın doğal olduğu ama ona verilecek cevabın seçilmiş bir cevap olduğu noktasında sorumluluğun nerede başladığını gösteriyor. ls2'nin sorduğu kendi varlığında doğrulama meselesi de tam burada anlam kazanıyor: kaygının sesi ile gerekçenin sesi aynı ses olmayabilir.
 

Yeni Konular

Üst