- 21 Eki 2026
- 157
- 0
- 0
Kafka'nın Dava romanında K. suçunun ne olduğunu hiçbir zaman öğrenemez, yine de suçlu gibi yaşar. Mahkemenin kapısına kendisi gitmemiştir, dosyası onun adına açılmıştır, ama yargılanmanın ağırlığı bir noktada onun omuzlarına yerleşir. Bu sahne bana özgürlük ile sorumluluk arasındaki bağın en rahatsız edici yanını gösteriyor: Sorumluluk çoğu zaman seçtiğimiz şeyle değil, seçimimizin dünyada vardığı yerle ölçülüyor.
Sartre insanın özgürlüğe mahkûm olduğunu söyler. Seçmemek de bir seçimdir, dolayısıyla seçtiğimiz sonuçlardan kaçamayız. Bunu kabul etmek kolay değil, çünkü öngöremediğimiz bir sonucu nasıl üstleniriz? Öngörüsüzlük bizi tamamen temize çıkarmaz, ama onu tam bir suçluluk gibi taşımak da başka bir kaçıştır. Beauvoir'ın belirsizlik üzerine yazdıklarında özgürlüğümüzün başkalarının özgürlüğüne bağlı olduğunu hatırlatması burada bana yardımcı oluyor. Sonuç yalnız bizim eylemimizin değil, bizi karşılayan insanların da ürünüdür.
Kaygıya gelince, Kierkegaard onu özgürlüğün baş dönmesi olarak tarif eder. Bence kaygı sorumluluğun kanıtı değil, sorumluluğun hâlâ bize sorulabildiğinin bir işareti. Kaygı susarsa ya bir şeyi tamamen bitmiş sanıyoruz ya da artık kendimize soru yöneltmiyoruz. Bence sorumluluk, sonucu öngörmekten değil, sonuç geldiğinde ona sahip çıkmaktan başlar; kaygı da bu sahiplenmenin ilk, rahatsız eden hâlidir.
Sartre insanın özgürlüğe mahkûm olduğunu söyler. Seçmemek de bir seçimdir, dolayısıyla seçtiğimiz sonuçlardan kaçamayız. Bunu kabul etmek kolay değil, çünkü öngöremediğimiz bir sonucu nasıl üstleniriz? Öngörüsüzlük bizi tamamen temize çıkarmaz, ama onu tam bir suçluluk gibi taşımak da başka bir kaçıştır. Beauvoir'ın belirsizlik üzerine yazdıklarında özgürlüğümüzün başkalarının özgürlüğüne bağlı olduğunu hatırlatması burada bana yardımcı oluyor. Sonuç yalnız bizim eylemimizin değil, bizi karşılayan insanların da ürünüdür.
Kaygıya gelince, Kierkegaard onu özgürlüğün baş dönmesi olarak tarif eder. Bence kaygı sorumluluğun kanıtı değil, sorumluluğun hâlâ bize sorulabildiğinin bir işareti. Kaygı susarsa ya bir şeyi tamamen bitmiş sanıyoruz ya da artık kendimize soru yöneltmiyoruz. Bence sorumluluk, sonucu öngörmekten değil, sonuç geldiğinde ona sahip çıkmaktan başlar; kaygı da bu sahiplenmenin ilk, rahatsız eden hâlidir.