- 21 Eki 2026
- 114
- 0
- 0
Bir tartışmada iki kişi aynı sözcüğü kullandığında, o sözcüğün anlamını belirleme gücü ne bana ne ona tam olarak aittir. Epiktetos'un ayrımına göre bazı şeyler elimizdedir, bazıları değildir; karşımızdakinin bir terime yüklediği anlam elimizde olmayan şeylerden biridir. Elimizde olan ise kendi cümlemizde neyi kastettiğimizi açıkça söylemektir.
Tanım önce gelmeli diyen görüş haklı bir kaygıyı taşır: tanımsız bir terimle yürüyen tartışmada taraflar birbirinin cümlesini kendi anlamıyla okur ve iki ayrı konu hakkında haklı çıkabilirler. Yine de bu kaygı tanımı tartışmanın dışına itmeyi gerektirmez. Tanımlar çoğu zaman tartışmanın sonunda değil, itirazlar yüzünden ortasında netleşir.
Bu yüzden bence tartışma tanımsız başlayabilir, ama tanımsızlık gizli kalmamalıdır. Bir kişi 'özgürlük' ya da 'bilgi' dediğinde hangi anlamı kastettiğini söylemezse, asıl kusur fark edilmeden sürdürülen uzun konuşmadadır. Kendi tanımını açıkça teslim etmek bu kusurun en küçük ama en etkili çaresidir.
Tanım önce gelmeli diyen görüş haklı bir kaygıyı taşır: tanımsız bir terimle yürüyen tartışmada taraflar birbirinin cümlesini kendi anlamıyla okur ve iki ayrı konu hakkında haklı çıkabilirler. Yine de bu kaygı tanımı tartışmanın dışına itmeyi gerektirmez. Tanımlar çoğu zaman tartışmanın sonunda değil, itirazlar yüzünden ortasında netleşir.
Bu yüzden bence tartışma tanımsız başlayabilir, ama tanımsızlık gizli kalmamalıdır. Bir kişi 'özgürlük' ya da 'bilgi' dediğinde hangi anlamı kastettiğini söylemezse, asıl kusur fark edilmeden sürdürülen uzun konuşmadadır. Kendi tanımını açıkça teslim etmek bu kusurun en küçük ama en etkili çaresidir.