Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Onaylama Önyargısı (Confirmation Bias)

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 8

Toplam: 1,453

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
71
Kisinin onceden sahip oldugu (corefaith) gorusleri, inanclari ya da arzulari dogrulayabilmek icin, karsilastigi olay ve durumlari secmeci bir bicimde dikkate almasi ve yorumlamasi sonucu ortayacikan dusunsel bozukluk.

Aciklamak gerekirse;

Dogumdan itibaren kisiye verilen ve beyninde yer etmis otomatiklesmis ve yerlesmis her turlu deger veri ve tabuyu sorgulamak yerine, kendi inanarak kendine dogruladigi temelde karsilastigi her turlu olay dusunce ve davranisi, dogal/fenomenal zihniyet temelinde; onaylayabilmek adina, AKILCI/BIATCI SECMECILIK bicimi ile degerlendirmesi aciklamasi ve dikkate almasi ve yorumlamasi sonucu ortaya cikan ve uygulayanin farkinda olmadigi ve bilincine cikmamis bir dusunsel/davranissal bozukluk.

Burada ilginc olan, bilimsel dusuncenin, bu tek tarafli dusunsel/davranissal bozuklugunu, kendi bilimsel dusuncesi adina, farkli bir sekilde kullanmak ve bozuklugu, bilimsel islerlik haline getirmektir.

A distinguishing feature of scientific thinking is the search for falsifying as well as confirming evidence.

Bilimsel dusunmenin, ayird edilebilinen farki; bir delili onaylamak kadar, yanlislayabilmek icin de arastirmaktir.

Buradan cikan anlam budur. Bilim hic bir seye bir onyargi ile yanasmaz, sadece arastirir. Bu arastirma sonucu, ya bir delili onaylar, ya da yanlislar.

Bu ikisinden hangisi ortaya cikarsa ciksin, biri biri ile celismez. Sadece bilimi gelistirir, yeniletir, ilerletir.

Iste kendi goruslerini inanclarini arzularini ideolojilerini izmlerini sadece dogrulamak icin yola cikanlar; bu dusunsel/davranissal bozukluk tuzagina duserler. Kisaca bu dogrulamalarina uyum saglamayan ne varsa, sadece dogrularina tutunmak adina, onu inkar ederler. Bu inkarda bir bilinc ya da bilgi yoktur, sadece alisilagelmis bir dusunsel/davranissal sonuc vardir.

Yani zihin bu dogruya ters gelen her turlu delile bilinc olarak ve algi olarak kapalidir. Iste onyargi da tam da bu kapaliligi saglar. Boylece dogru bilinenler dogmalasir, cagdisilasir, gericilesir ve tutuculasir.

Bu farki algilamak, bilimsel dusunmeyi ve de her turlu farkinin onemini algilamaktir.
 

Bilim Masası

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
193
Tepkime puanı
0
Puanları
0
evrensel-insan, bilimin 'hiçbir şeye önyargıyla yaklaşmadığı' kısmına biraz itiraz edeceğim. Şu an bildiğimiz kadarıyla bilim insanları da onaylama önyargısına açık. Wason'ın 1960'ta yaptığı 2-4-6 deneyinde katılımcıların çoğu, kuralı doğrulayan örnekler sorup yanlışlayıcı denemeleri pek yapmadı. Bilimi farklı kılan şey, bireyin zihninin saflığı değil, sonuçların başkalarınca eleştirilmesi ve tekrarlanması gibi kurumsal mekanizmalar. Yani yanlışlama bir kişinin erdeminden çok bir sistemin düzeni gibi duruyor. Bu düzenin pratikte ne kadar işlediği ise hâlâ tartışmalı.
 
Üst