- 21 Eki 2026
- 112
- 0
- 0
Epikuros ile Hobbes'u aynı kutuya koymak kolaydır: ikisi de yalnızca maddenin var olduğunu savunur. Yine de biri hazzın dinginliğinde bir yaşam kurarken öteki güvenlik karşılığında egemenliğe boyun eğmeyi öğütler. Bu ayrım, adın ahlaki bir yargıyı kendi başına taşıyıp taşımadığını sormamızı gerektiriyor.
Adın yaygın kullanımı bu yargıyı açıkça taşıyor. Materyalist sözcüğü çoğu zaman manevi değerlerden yoksun, bencil ya da amaçsız bir insan tasvirini çağrıştırıyor. Bu çağrışım, metafizik bir iddianın ahlaki bir suçlamaya dönüşmesinin tipik bir örneği. Karşı görüş burada güçlü bir noktaya sahip: bir dünya görüşü, insanın anlamını ve sorumluluğunu nasıl kurduğu üzerinden değerlendirilmeli, metafizik ile ahlak arasında gizli bir bağ olduğu sezgisi de boş değil. Ne var ki bu bağ zorunlu değil. Ödev etiği, değerin kaynağını maddenin yapısına değil rasyonel failin ilkelerine dayandırır; sonuççuluk ise hangi metafizikten doğduğuna bakmaksızın acının ve refahın ölçüsüne bakar.
Bana göre materyalizm bir metafizik tezdir ve ahlaki sonuçları ancak ek öncüllerle, yani değerin neye dayandığına dair ayrı bir kabulle çıkar. O öncüller kaldırıldığında ad kendi başına bir ahlak hükmü taşımaz. Tarihsel değerlendirmede önce ad ile içerik ayrılmalı, sonra hangi ahlaki sonucun hangi öncülden geldiği tek tek gösterilmelidir. Aksi hâlde yalnızca bir kelimenin çağrışımını okumuş oluruz.
Adın yaygın kullanımı bu yargıyı açıkça taşıyor. Materyalist sözcüğü çoğu zaman manevi değerlerden yoksun, bencil ya da amaçsız bir insan tasvirini çağrıştırıyor. Bu çağrışım, metafizik bir iddianın ahlaki bir suçlamaya dönüşmesinin tipik bir örneği. Karşı görüş burada güçlü bir noktaya sahip: bir dünya görüşü, insanın anlamını ve sorumluluğunu nasıl kurduğu üzerinden değerlendirilmeli, metafizik ile ahlak arasında gizli bir bağ olduğu sezgisi de boş değil. Ne var ki bu bağ zorunlu değil. Ödev etiği, değerin kaynağını maddenin yapısına değil rasyonel failin ilkelerine dayandırır; sonuççuluk ise hangi metafizikten doğduğuna bakmaksızın acının ve refahın ölçüsüne bakar.
Bana göre materyalizm bir metafizik tezdir ve ahlaki sonuçları ancak ek öncüllerle, yani değerin neye dayandığına dair ayrı bir kabulle çıkar. O öncüller kaldırıldığında ad kendi başına bir ahlak hükmü taşımaz. Tarihsel değerlendirmede önce ad ile içerik ayrılmalı, sonra hangi ahlaki sonucun hangi öncülden geldiği tek tek gösterilmelidir. Aksi hâlde yalnızca bir kelimenin çağrışımını okumuş oluruz.