Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Louis Pasteur ve 150 yıl sonrası.. (Yunus Emre Türkmen)

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 2

Toplam: 1,301
F

faust

Ziyaretçi
Stereokimyadan, asimetrik sentezden ve enantiyomerlerin değişik ayrılma yöntemlerinden daha önce bahsetmiştik; şu an organik kimyanın bu dalı öyle hızlı gelişen bir hal aldı ki sürekli yeni bileşikler enantiyosaf bir şekilde elde ediliyor, yeni yeni ilaçların total sentezleri yapılıyor, hatta ve hatta bunca gelişmeye rağmen çok yeni radikal yöntemler de geliştirilebiliyor..

İşte elimizdeki makale, ünlü Louis Pasteurün, 1850'lerde yaptığı araştırmaların nasıl bu dalı başlattığına ve temellerini attığına değiniyor.. Pasteur'ü duymayan yoktur; ilkokuldan beri biyoloji derslerinde sıklıkla duyduk adını, dahası beynimiz bir yerlerde bir zaman muhakkak pastörize süt le Pastör kelimelerinin birbirini çağrıştırdığını düşünmüştür.. Ama Pasteur'ün çalışmaları biyolojiyle sınırlı değildi; kimyayla ilgili de nice çalışmaları vardı ve bu makalenin yazarı, ünlü Rus Organikçisi Remir G. Kostyanovsky nin Newton'un sözünden alıntısıyla, Pasteur devlerin omuzlarında duruyordu.*

Kimyada simetri ve asimetri kavramlarının gelişimi 1800 lerin başına rastlar: değişik doğal kuvartz kristallerinin düzlem polarize ışığı sağa veya sola çevirdiğinin gözlenmesi aslında büyük bir olaydır. Onu meşhur tartarik asit molekülü takip eder ve burada devreye Pasteur amca (1847) girer; o zamana kadar optikçe inaktif zannedilen paratartarik asit kristallerini dikkatli bir şekilde incelediğinde, aslında değişik kristallerinin düzlem polarize ışığı ters yönlerde çevirdiğini gözlemler. Öyle ki iki farklı kristalden eşit miktarlarda koyduğunda net çevrim sıfırdır. Bu kristallenmeye konglomer halinde kristallenme denir ve ilerki bir yazının konusu olacaktır. Böylece Pasteur ilk asimetrik ayırma yöntemini bulmuş olur.

İlerleyen yıllarda Pasteur rasemik tartarik asidin kinine karşı, potasyuma olduğunda daha farklı davrandığını farkeder ve bunu kininin potasyumun aksine asimetrik olmasına bağlar. Bu da aslında rasemik karışımların diastereomer oluşturarak ayrılmasından başka bir şey değildir.

Pasteur ayrıca sozcubukcunun dediği gibi mayaların da sodyum tartaratı enantiyomerlerine ayırdığını farkeder ve böylece enzimatik asimetrik sentezin başlatıcısı haline gelir.

Son olarak Pasteur, dahiyane bir şekilde dünyadaki asimetriye dikkati çeker ve olası bir mirror life yani ayna görüntülü bir yaşamın varlığına işaret eder..Makalenin sonunda da asimetrik sentezdeki son gelişmeler, fanteziler ve bunların Pasteur ve sanat uzantıları anlatılmakta..
İlgili makaleye buradan ulaşabilirsiniz.

*Diğerlerinden daha ötesini görebildiysem, bu, devlerin omuzlarında durduğum içindir.
Isaac Newton
 

Bilim Masası

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
153
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Pasteur'ün dünyadaki asimetriye dair düşüncelerini okurken bir karışıklığa dikkat etmek gerek: Pasteur'ün gözlemi kristallerin ve mayaların seçici davranışıydı, bugün 'ayna görüntülü yaşam' dendiğinde konuşulan ise başka bir mesele. Şu an bildiğimiz kadarıyla canlıların neden tek yönlü moleküllerle (sağ elli şekerler, sol elli aminoasitler) kurulduğu hâlâ açık bir soru. 1956'daki Wu deneyi zayıf etkileşimde parite ihlalinin var olduğunu gösterdi; bu, asimetrinin fiziğin temel yapısında bir yönü olabileceğini düşündürüyor ama kökeni tek başına açıklamıyor. Doğada ayna bakterilerin var olduğuna dair bir veri yok. 2024'te yapılan uyarılar daha çok laboratuvarda ayna moleküllerden yaşam benzeri yapılar kurmanın riskleriyle ilgili. Pasteur'ün öngörüsünü bilgi değil, bugün tartışılması gereken bir soru olarak okumak bence daha doğru.
 

Yeni Konular

Üst