Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Kavrulan Bir Bedenden Şiirler...

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 7,097

Euhemeros

Yeni Üye
Katılım
14 Şub 2010
Mesajlar
199
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
84
*****

Rüyalarımdaydı sanki bütün bir zaman,
Hissettirmeden bunca yıl yaşayan,
Bir uzun nefesti kim bilir içimde sıkışan,
Belki de bunca zamandır yanlış anlaşımam,
Sıkışmak değildi amacı sanki saplanmak,
Acılar içinde şuracıkta yığılmak,
Ve yerde biriken kanımın üstünde kıvırtmaktı,
Bana yaşatmak istediği tek amacı,
Belki de sancılarımı dindirmekti,
Haykırışlarımı duymuş ve anlamıştı,
Kim bilir beklide gözbebeklerimin içindeki,
Yalnızlığın bana bahşettiği bir armağan,
Ya da bir ömür boyu yaşanan acılardan sonra bir teselli,
Hayatımı bir borç gibi görmemi sağlayan,
Bir an olsun düşünmediğim Tanrıdan,
Bir uyarıydı bunca zaman,
Tüylerimi diken diken yapan,
Bir sancıyla son bulan,
Yaşamımda şu an…
 

Euhemeros

Yeni Üye
Katılım
14 Şub 2010
Mesajlar
199
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
84
*****

Duyuyorsunuz ya sesimi,
Artık Sibirya'dan,
Sert esen bir rüzgarın altındaki,
Bir tayga ormanından,
Derinlerde yaşamanın verdiği zorluktan,
Zorla çıkartılan bir zevkti bunca zaman,
Tadamadan ölmek ve yaşamak,
Lanet olurdu bunca zaman,
Hayatıma anlam katacak olan,
Bu koskoca dünyanın gölgesinde kalan,
Güneşin bile ulaşamadığı soğuklardan,
Sizlere bir kaç selam...
 

Euhemeros

Yeni Üye
Katılım
14 Şub 2010
Mesajlar
199
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
84
*****

Batıda uykuya dalan güneşin,
Son esnemeleriydi,
Göz bebeklerimden kalbime dolan,
Ilık bir esintiydi tenimle buluşup,
Beni yalnızlığa kavuşturan.

Ve bahçede pembemsi çiçekler açan,
Bir nar ağacının altındaki,
Banklara yaslanmış otururken,
Düşlerim yanimda seni,
Sanki gerçekmişsin gibi.

Havada gündüz süzülen,
Kara bulutların arkasında,
Parlayan güneşin olduğunu bildiğim gibi,
Seni beklerim,
Geceleri gördüğüm rüyalarımdaki yalnızlığımda...
 

Euhemeros

Yeni Üye
Katılım
14 Şub 2010
Mesajlar
199
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
84
*****

Ormanda bembeyaz akarken,
Derinliklerdeki yaşlı ağaçların altında,
Yosun tutmuş şekilsiz kayaların yanından
Çekip gider övünecek görüntüsü
Ve etrafa saçtığı hafif çiğler,
Beni kendimden geçirir
İşte paha biçemediğim bu nehirler.
Bardaktan boşalırcasına akar
Buz gibi tepelerden dökülen sisler
Ve sebepsiz düğünler gibidir
Doğa ananın giydiği bembeyaz gelinlikler.
Basamaklardan inerken
Süzülür gibi olur doğa ananın upuzun eteği.
Ve yeşilliklerin üzerinde yankılanan cıvıl cıvıl ormanın sesleri...
 

Euhemeros

Yeni Üye
Katılım
14 Şub 2010
Mesajlar
199
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
84
*****

Üzerinde durur
Dolgulu şekildeki yağmur damlacıkları
Ve gecenin bıraktığı izlerdir
Yaprağın üzerindeki çiğ noktaları.
Düşürürcesine savurur yaprağı
Bir yel değirmenini döndürür gibi esen rüzgarları,
Hissedebiliyorum sanki rüyaymış gibi bunca yaşananı.
 

Euhemeros

Yeni Üye
Katılım
14 Şub 2010
Mesajlar
199
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
84
Kosova

Başındaydı kalabalığın,
Esen soğuk havadaki sert yankının sahipleri.
Hayal ediyorlardı sanki bunca yıllık sükuneti
Ve ağızlarından ateş değil,
O an arzuladıkları tek şeyi;
Asırlardır özgürlük seslerini püskürür gibi.
İzliyordu bir küçük,
Havada dört gezen helikopteri.
Ve düşüyordu boynu öne,
Sanki gözleri dolarmış gibi.
Duruverdi kalabalık.
Küçük kardeşlerinin çığlıklarını duyarmış gibi.
Haykırır kanla dolan gözleri
Sanki yaşadıklarına lanet edermiş gibi.
Haykırıyordu avuçlarında cansız yatan bedenin annesi.
Ta ki görünene dek gökyüzünde dört dönen namlunun arkasındaki polis helikopteri.

Bu şiir bir hikaye içermiyor; yalnızca aklımdan geçenleri yazdım...
 

Euhemeros

Yeni Üye
Katılım
14 Şub 2010
Mesajlar
199
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
84
*****

Dudaklarının arasında bir küçük anıydı,
Sahipsiz kalan bir göz yaşından,
Senin için dökülen bir nehirdi,
Yüreğimi alıp götüren,
Uzaklarda kaldı artık söylediğim sözler,
Bir soru soruyorum şimdi hangi renkti beni sana getiren,
Ufukta gördüğüm bir karartıydın,
Kaç yıldır yolunu gözlerken,
Bir rüya gibiydin sanki seni düşlerken,
Ölüyorum sanmıştım sana dokunurken,
Haykırmak geliyor yüreğimin derinliklerinden,
Kalbim seni çağırıyor sana seslenirken,
Belki dönüp bakarsın ağladığımı görürsen...
 

Euhemeros

Yeni Üye
Katılım
14 Şub 2010
Mesajlar
199
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
84
*****

Yürüyorum usulca uzaklara, neresi olursa.
Kaçıyorum işte Sibirya'ya;
Ufuktaki bir çizgiyi görene dek uzaklara.
Okyanusları aşana ve hayatta kalana,
Rüyalarımı yaşayana kadar uzaklara.

Bir fısıltıyla başlayan rüyama,
Noktayı koyana ve koyulan nokta olana kadar uzaklara,
Düşlerim işte bu arada, uzaklardaki sonsuzlukta,
Ta ki seni buluncaya ve seninle yaşayıncaya kadar uzaklardaki sonsuzluklara...
 

Euhemeros

Yeni Üye
Katılım
14 Şub 2010
Mesajlar
199
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
84
*****

Baksana yağmur yağıyor dışarıda.
Su değil sanki çamur soluklanıyor camlarda.
Aşağıda, en aşağıda; bahçenin tam ortasında.
Beyaz bir kare, sarı bir daire ve büyükçe bir He
Hoş geldin savunduğumuz insanlığın hayatına.
Dur biraz, bir şeyler var sanki etrafımızda.
Özgürlüğü tadıp, nefes alınacak bir dünya...
Var mısın benimle böyle bir hayatı yaşamaya?
Ya da tek bırak; kendi yalnızlığıma dem vurmaya.
Bekliyor olacağım, seni o pistin etrafındaki sonsuzlukta.
Bir hayal olduğunun farkına vara vara...
 

Euhemeros

Yeni Üye
Katılım
14 Şub 2010
Mesajlar
199
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
84
*****

Yükselirken hayatımıza doğacak olan biricik güneşimiz.
Karşı koymak niye der susmak bilmeyen yüreğimiz.
Dokunamayacak kadar sıcaksa eğer biriciğimiz,
Sorarım sana; neden hissedemeyelim?
Devam ediyoruz boyun eğmede ki suskunluğa.
Bırakalım süregelsin, bunca zamanlık yalnızlığıma.
Uzaklarda kalacaksın sanki hayatıma.
Uzanalım derim;
Aramızdaki denizin kıyılarında kol gezen kumsallara.
Soralım etrafımıza toplanan kumlara,
Belki cevap verir biri, bunca yıllık yalnızlığıma...
Ağlamıyorum, bırak, uzun zamandır yalnızlığıma,
Sel olmaz korkma, susmayacağım sensiz çayırlarımda,
Bıraktım sanma seni, bunca yıldır hep başucunda,
Dokunamam incinir diye dalga dalga saçlarına.
Seviyorum seni sanki asırlardır yaşamışcasına,
Nereden biliyorsun diye sorma sakın bana,
Hissediyorum yalnızca sensiz kalan yalnızlığımda...
 

Euhemeros

Yeni Üye
Katılım
14 Şub 2010
Mesajlar
199
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
84
*****

Seni görebilme isteğiyle yaşarım kendimde.
Hayal edebilmek isterdim senin gölgende.
Sonsuz sevgiyle dolu bu yürekte,
Seni beklemek isterim sensizliğimde.
Usulca yürüyordum senin peşinde,
Dur gitme, demek isterdim yerlere inmiş sislerin içinde,
Kayboluyorsun seni aradığım bu koskoca denizde,
Bekliyorum seni sonsuzlukda ki çukurların dibinde,
Bekliyorum seni yalnızlığımın derinliklerinde.
Ve sensiz bırakma diyebilmek isterdim,
Sensizliğimi haykıran suçsuz bedenimde.
Rüyalarımı bile gerçek bilirim, senden ayrı kalan sessizliğimde...
 

Euhemeros

Yeni Üye
Katılım
14 Şub 2010
Mesajlar
199
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
84
*****

Benliğimi arıyorum yüksekçe dağların çevresinde,
Rüyalarımda görüyordum hasta gibi uzanan kayaların gölgesinde,
Hissedebiliyorum içimi yakan, nefesimi kesen büyüsünde,
Seni beklerim bir toz tanesi gibi serpilmişim dağların arasına,
Nehirler almış götürmüş beni uçsuz bucaksız okyanuslara,
Buhar edilmişim değer verdiğim güneşimin eteklerinde,
Bulutlar sormuş beni nerelerdesin diye,
Sormasınlar dedim sanki herşey gerçekmiş gibi diye,
Estiriyor rüzgarlar bedenimi gökyüzünde,
Yükseliyorum ta ki bulutların üstüne,
Birleşiyorum yavaşça aşağıya düşercesine,
Ve düşüyorum artık kendimdeki seni bulabilme ümidine...
 
K

kuzeys

Ziyaretçi
sevgili Euhemeros yüreğindeki ve düşüncelerindeki keskinlik; ve özellikle kuzey rüzgarlarının hırçınlığı ile dimdik duruyorsun. savaşçı bir ozanın kılıç darbeleri var dizelerinde; merhametli ama bir o kadarda acımasız.. uzun zamandır senin gibi güçlü duran kararlı inatçı bir yazarın yazısına rast gelmemiştim. yüreğine sağlık içindeki her neyse ondan vazgeçme... esenlike kal.
 

Euhemeros

Yeni Üye
Katılım
14 Şub 2010
Mesajlar
199
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
84
sevgili Euhemeros yüreğindeki ve düşüncelerindeki keskinlik; ve özellikle kuzey rüzgarlarının hırçınlığı ile dimdik duruyorsun. savaşçı bir ozanın kılıç darbeleri var dizelerinde; merhametli ama bir o kadarda acımasız.. uzun zamandır senin gibi güçlü duran kararlı inatçı bir yazarın yazısına rast gelmemiştim. yüreğine sağlık içindeki her neyse ondan vazgeçme... esenlike kal.

Çok teşekkür ederim. Sizler olmasanız nasıl ayakta dururum bilemiyorum. Umarım başarırım. Herhangi bir şeyden çok sizlere ve kendime inanıyorum. Hayatta birşeyler başarabilmek önemli değil. Önemli olan bunu deneyecek kadar "cesur" yaşayabilmek. Umarım amacıma ulaşırım. Ve aradığım sahillere ulaşmak ümidiyle yaşamaya çalışacağım. Çok teşekkür ederim yazılarımı takip ettiğiniz için. Umarım yaşam ve kendi adınıza huzurlu fakat bir o kadar da fikirlerle dolu yaşarsınız. Sizde esenle kalın.
 

birebir

Yeni Üye
Katılım
8 Şub 2010
Mesajlar
115
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
58
Sevgili Euhemeros,

''Sizler olmasanız nasıl ayakta dururum bilemiyorum''

bu cümleniz insanda üzüntü uyandırıyor..hangi inanca hangi görüşe hangi değere sahip olursanız olun..
 

Euhemeros

Yeni Üye
Katılım
14 Şub 2010
Mesajlar
199
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
84
*****

İniyor sanki Tanrılar gökyüzünden yerdeki su birikintilerine,
Olağanüstülükle kavrulmuş olan bu görüntüde,
Ve dalgalanıyor çukurda birikmiş su birikintisinde.
Hissettiriyor kendisini sahillerdeki kum taneleriyle dalga geçercesine.
Ve görebiliyoruz kendimizi, hayatımıza benzeyen dalganın ta kendisinde.
Fışkırırcasına yükseklere sıçrayan su birikintisindeki damlaların gölgesinde,
Yeniden biriktiği çukura düşer yalnız kalıncaya dek yükseklerde.
Ve başlıyor hayat dediğimiz serüven gözlerimizin önünde.
Tanrının indiği yerden başlar ilk önce, önüne çıkanları sahille sürmeye.
Büyür sanki bizlere şehvetini verircesine;
Ayaklarımızı yerden kesercesine uçurur yükseklere.
Ve bittiğinde ise düşüveririz uzandığımız bulutların üstünden suyun sert yüzeyine.
Hissettiğimiz tek şeyin acı olduğunu bile bile,
Yeniden tatmak isteriz vazgeçemeyeceğimiz hislerimizin etkisinde.
Ve yalnızca gözyaşları kalınca ellerimizde,
Hayatımız son bulduğunda ağaran yüzlerindeki kırışıklıkların arasında süzülür, uğrumuzda akan nehirler sevdiklerimizin yüzünde.
Ve masumane bir tebessüm bırakmak isterim, akıntıya karşı koyan şiirimi duyan herkesin yüreğinin derinliklerinde...
 

Euhemeros

Yeni Üye
Katılım
14 Şub 2010
Mesajlar
199
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
84
*****

Vazgeçiyorum,
Yaşamak, ölmek ve sevmekten,
Uzaklarda kalan sevdiklerimden sükunete doğru yavaş ve bir o kadar sevilmeden,
Ekmeğin her diliminde bir hatıramı yaşıyorum gözlerimdeki kesitlerde,
Çatalımı, yüzüme çarpan sıcak havayla, daldırıyorum salataya.
Ve “Neden değişmek istiyorum?” diyerek çiğniyorum, aniden ağzımda beliren bir kaç kırıntıyla.
Sormak istiyorum karşımdaki aynaya;
“Neden doğruları yansıtıyorsun bana?”
Kahroluyorum sanki suskunlukla söylenen, düşlerde kavga ederken,
Bedenimden kayışını hissediyorum, su gibi serinlikle benliğimi yitirirken,
Artık Sormak istiyorum;
“Beni mi bekliyorsun; Neden?”
 

Euhemeros

Yeni Üye
Katılım
14 Şub 2010
Mesajlar
199
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
84
*****

Uyuşan kolumu hissettiğimde, çeviriyorum başımı yastığın öteki yüzüne.
Ve yukarı doğru bir kalkma isteğinin etkisinde,
Işığın geldiği yöne doğru bir kaç dalgın ve uykuda bakışın ardından,
Ayaklarıma esir düşüyorum banyo istikametinde.
Karşıma çıkan ilk şey kilolu ve benden 5-10 santim yakın olan yerin zeminine,
Ve aklımda kaldığı kadarıyla; kırmızı kazağı ile mutfaktan gelen güneşin ışıklarına doğru yürümekte.
Sanırım aynı kaderi paylaşıyoruz farklı istikamette.
Yalpalanarak ve aynı zamanda arka odadaki açık camdan gelen rüzgarın; savurduğu diklenmiş saçları yoklardım o an içinde.
Asırlardır iğrenç bir his vermişçesine, yüzümü suyla durulardım aynadaki benin eğilmesiyle.
“Ne ödev vardı?” sorusu canlanıverir bir an içinde zihnimde
Ve salona attığım adımlarda hatırladığım bir yığın kitap sesinde.
Sonra annemin; “Yemek hazır.” cümlesini işitirim aniden yüreğimde,
Her zaman istediğim gibi, su bardağına boşalan çayın sesini duyarım; gece vakti sokak lamasının altında küçülen gölgemde.
 

Euhemeros

Yeni Üye
Katılım
14 Şub 2010
Mesajlar
199
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
84
*****

Kaskatı kesil,
Asla boyun eğme,
Korkma, işlemez bu kalın zırha kurallar.
Ayakta kal yalnızca.
Bir tek sen varsın senin savaşında.
Yalnızsın; biliyorsun.
Kaybedeceksin.
Korkmuyorsun çünkü, düşüneceksin.
Susuyorsun çünkü, şaşacaksın bu büyük cehalete karşı.
Arkanda bir dostun var unutma.
Ve düşün şimdi.
Bir fikir geldi değil mi; hemen aklına...
 

Euhemeros

Yeni Üye
Katılım
14 Şub 2010
Mesajlar
199
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
84
*****

Çiseleyen yağmurla birlikte yürüyorum nehirlerin aktığı kaldırım kenarında.
Bir şişe su boşaldı sanki başımdan aşağıya.
Deli gibi esen rüzgarlar götürüyor sanki beni.
Bir an sertleşiyor yağmur beni taşlar gibi,
Bırakasım geliyor toprağa kendimi; hemen örtsün beni,
Parmak uçlarımla hissediyorum, üzerinden geçtiğim su birikintisini,
Mutlu oluyorum sanki; bir gün ölmeyecekmişim gibi...
 
Üst