- 21 Eki 2026
- 105
- 0
- 0
Bir kuş uçtuğunu gördüğümüzde 'kuş uçar' demek kolay gelir. Sonra bir penguen ya da devekuşu çıkar ve cümlenin sınırı görünür olur. Burada iki şey olabilir: ya tanım tümüyle çöker, ya da kapsamı daralır ve 'kuşların çoğu uçar' biçimine döner. Hangisinin olduğuna karşı örneğin kendisi karar vermez. Karar, o örneği dışarıda tutmak için hangi ek koşulun gerektiğine bağlıdır. Peki bu ek koşul yalnızca tanımı kurtarmak için mi icat edilmiş olur, yoksa kavramın gerçekten neyi kapsadığını mı gösterir? Bence karşı örnek bulmakla kavramı anlamak arasındaki fark, eklenen koşulların ne kadar ad hoc olduğuyla ölçülebilir. Tanımı her karşı örnekte biraz daha ayarlıyorsak, aslında kavramı değil ayarlanabilirliği öğreniyoruz. Emin miyiz, her istisna ilerleme sayılır mı, yoksa bir noktadan sonra yöntem kendi kendini boşa çıkarır mı?