Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
"en kötü karar, kararsızlıktan iyidir" derler. karar verememek bir eksklik değil ve fakat hem bilgi hem de cesaretten yoksun olunmayı ifade eder. hep denir ya "kararsızlar kitlesi" doğrusu bunu anlamak oldukça zordur. çünkü, kararsızlık da olgusal süreçte bir karardır aslında, ve süreç çoğunlukla akıntı yönünde olmayı ifade eder. kararsızlığın düşünce/tartma/değerlendirme süreci ile ilgisi yoktur. böyle bir süreç değerlendirme sürecidir ve sonuçta olumlu/olumsuz bir sonuca ulaşılmakla aşılır. bu nedenle kısa süreli belirszilik ile kararsızlığı bir-diğerinden ayırmak gerekir. sonuç olarak başta yazdığımı yineliyorum....
Bana göre;karar mekanizması tarafımızdan işletilmek durum yada zorunda olunan konularda karar verememek eksikliktir.
"Karar" konusunda insanı zorlayacak durum;kararı uygulama sürecinde uygulama şekli yada kararlılığı sürdürme dirayetidir.
Kanımca;fikri olmayanın kararı da olmaz. Karar verme sürecinde "Tereddüt yaşama"yı bunun az dışında tutmakda yarar var.
Bir de sonuç olarak; sağlıklı karar vermek ve sağlıklı kararı uygulayarak,kararın arkasında durabilmek önemli.
Bazen insanlar karar verdikleri halde, kaçınımda bulunbilme hakkını kullanma adına "kararsızmış"rolünü de oynayabilmekteler
(sanırım bu konumuzun dışında)
Karar vermek için, karamsar olmamak,
yanlış bir kararla durumun iyice kararacağını bilmek,
uygulamak için de,
alınan karar kararmadan harekete geçmek gerekir.
Kişi asla kararsız kalmamalıdır.
Karar almak, uygulamada beceriksiz tembel korkak olunsa bile,
kişinin gayretli bir uyuşuk kişi olduğuna işarettir.
En çok ve kolay alınan karar sigarayı bırakma kararıdır.
Bu konuda alınıp da uygulanmayan karar, şirketin işine yarar tabi.
Şöyle bitirmek fiyakalı olacak gibi;
Bizi daha iyi ve güzel yapma yolunda
alınıp da uygulanmayan kararları
ne bileyim. mesela.. gözlerimizde görmemiz mümkün olsaydı
hiç birimiz gözlüksüz sokağa çıkamazdık.
Birbirimize de hayli gülerdik.
Yuuu!.. şuna bakın.. sigara için 30.987
vs vs için 14.567 karar almış..
gibi.
Karar verememek, sonuçlara katlanmayı göze alamamaktır , iradeye güvenememektir, istenilenle olması gereken arasında gidip gelmektir, sorumluluktan kaçmak ve pasif kalmanın rahatlığını yaşamak istemektir.
Hangi asama ve hangi konularda kararsiz olduguna baglidir iyi veya kötü olmasi.
Diyelim ki mahkemede hakimsin, bu durumda saglikli bir karara varabilmek icin, önce kararsiz kalman gerekir.
Mümkün oldukca bütün taraflari, alternativleri, vs. ölcüp bicip ve karsilastirman lazim, ancak bunlari tamamladiktan sonra saglikli bir karara varabilirsin.
Misal iki: "Ben karar verdim ve bundan sonra sadece sarisin bayanlarla cikacagim" desem belki hayatimin kadini olabilecek esmer bir bayanla tanisma sansini kacirmis olurum.
Üc: Diyelim ki geleceginle ilgili iki secenegin var. Birincisi kendi istedigin bir meslegi secmek, ikincisi ise baskalarinin tavsiye ettigi ve belkide daha cok para kazanabilecegin bir meslek dali.
Hangi meslegin senin icin daha dogru oldugunu biliyorsun fakat kesin bir karar vermekte zorlanip secimini erteleyip zaman kaybediyorsun.
Yabanci klavye ve yetersiz türkcemi hos görmenizi dilerim 🙂
Bir lokantada menüyü eline alıp yarım saattir çorba ile kebap arasında gidip gelen birini düşünelim. Garson beklerken kendine sorar: bu kararsızlık bir eksiklik mi, yoksa yemeden önce bakılması gereken bir şey mi? Stoacılar izlenimlere verdiğimiz onayı bize bağlı bir eylem sayardı. Bir şeyin gerçekten iyi olduğuna dair yargıyı kabul etmek ya da etmemek elimizdedir. Kararsızlık çoğu zaman bu onayın verilmemesidir; aklımız henüz hangi seçeneğin yararlı olduğunu kabul etmemiştir.
Burada iki durumu ayırmak gerekir. Yeterince bakıp hâlâ emin olamamak ile hiç bakmadan beklemek aynı şey değildir. İlkinde beklemek ölçülüdür; ikincisinde onay vermemek çoğu zaman bir korkunun ertelenmesidir. Nejdet Evren kararsızlığı da bir tür karar sayıyor; bu doğru, ama bu tutumun değeri arkasındaki yargının ne kadar özenle kurulduğuna bağlıdır.
Epiktetos El Kitabı'nın başında, bize bağlı olanla olmayanı ayırırken yargılarımızın bize ait olduğunu söyler. Buna göre sorulacak şey kararsızlığın kusur olup olmadığı değil, onu hangi yargının askıda tuttuğudur. Bu yargıyı açıkça görmeden beklemek bence bir kusurdur; görerek beklemek ise yalnızca dikkatli olmaktır.