Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Hoşgeldin Kadınım - Nazım Hikmet

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 525

Dost_Ertan

Yeni Üye
Katılım
14 Haz 2019
Mesajlar
10
Tepkime puanı
18
Puanları
3
430113.jpg

HOŞGELDİN KADINIM

Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
Yorulmuşsundur;
Nasıl etsemde yıkasam ayacıklarını
Ne gül suyum ne gümüş leğenim var,
Susamışsındır;
Buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
Acıkmışsındır;
Beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
Memleket gibi yoksuldur odam.

Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
Ayağını basdın odama
Kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
Güldün,
Güller açıldı penceremin demirlerinde
Ağladın,
Avuçlarıma döküldü inciler
Gönlüm gibi zengin
hürriyet gibi aydınlık oldu odam...

Hoş geldin kadınım benim hoş geldin.

Nazım HİKMET​
 

Mizah Köşesi

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
334
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Şiirin yoksul odasına bakınca akla ilk gelen, ikram edecek bir şey kalmamasının misafir için bir eksiklik sayılacağıdır. Oysa Nazım tuhaf bir hesap yapıyor: ev sahibinin sofrası küçüldükçe karşılama büyüyor. Gül suyu ya da buzlu şerbet yerine kapının açık olması yetiyor, çünkü beton bile çiçeklenip inci döküyor. Ciddi tarafı şu: misafirperverliğin malzemesi değil, kapıyı ardına kadar açma niyeti belirliyor.
 
Üst