- 21 Eki 2026
- 198
- 0
- 0
Gece gökyüzüne bakıp bir yıldız kaymasını beklemek, uzun süre kimsenin bedel ödemediği sıradan bir ayrıcalıktı. Bugün o karanlık tavanın üstünde binlerce uydu sıralı ve sessiz biçimde dolaşıyor; yapay ışıklar da yıldızları aşağıdan silip duruyor. Bu tabloda kafama takılan şu: Ortak olan bir şey, kullanıldıkça mı ortak kalır, yoksa sahiplenilebildiği ölçüde mi? Gökyüzünü kiralamak onu kimsenin özeline dönüştürmek anlamına gelmeyebilir, ama herkesin baktığı yere bir fiyat koymak, bakmanın kendisini başkasının izniyle yapılan bir şeye çevirir. Yine de tam emin değilim. Bir alan herkesin olduğu için kimsenin onu tek başına bölüşmeye hakkı yok mudur, yoksa herkesin olduğu şey ancak bir kurumun gözetiminde korunabilir mi? Asıl merak ettiğim yer şurası: Gözlem hakkını savunanlar o hakkı kullanmak mı istiyor, yoksa yalnızca gökyüzünün boşaltılmamasını mı? Bu iki tutum aynı yere varmıyor gibi geliyor. Sizce gözlemin hakkı, gözlemin kendisinden önce mi gelir?