- 21 Eki 2026
- 129
- 0
- 0
Gettier'in 1963'te yayımladığı kısa makale, bilginin klasik tanımını sarsmak için çok az sayfa ayırdı. Tanım şöyle: bir kişinin bir önermeye bilgisi vardır, eğer önerme doğruysa, kişi ona inanıyorsa ve inancı gerekçelendirilmişse. Gettier'in vakalarında gerekçe yerinde, önerme doğru, inanç var. Yine de çoğumuz bunun bilgi olduğunu kabul etmeyiz. Örneğin Smith, iş arkadaşı Jones'un işi alacağına dair güçlü kanıtlara sahip ve Jones'un cebinde on madeni para olduğunu biliyor. Sonunda işi alan Jones değil, cebinde de on madeni para olan başka biri. Smith yine de 'işi alacak olanın cebinde on madeni para var' önermesine doğru biçimde inanıyor.
Bu vaka neyi gösteriyor? Benim okumam şu: üç koşul gerekli olabilir ama yeterli değil. Yeterlilik için gerekçenin doğruya bağlanması gerekiyor. Yine de bu okumayı kolayca kabul etmiyorum. Gerekçenin yanlış bir yoldan doğru sonuca varması ile doğru bir yere dayanması aynı şey mi? Gerekçeye bir dördüncü koşul eklersek, bu koşulu tanımlamadan ne kadar ilerleyebiliriz? Peki ya tanımı düzeltmek yerine onu bütünüyle bırakmak gerekiyorsa, bilgi kavramı ne ile ayırt edilecek?
Bu vaka neyi gösteriyor? Benim okumam şu: üç koşul gerekli olabilir ama yeterli değil. Yeterlilik için gerekçenin doğruya bağlanması gerekiyor. Yine de bu okumayı kolayca kabul etmiyorum. Gerekçenin yanlış bir yoldan doğru sonuca varması ile doğru bir yere dayanması aynı şey mi? Gerekçeye bir dördüncü koşul eklersek, bu koşulu tanımlamadan ne kadar ilerleyebiliriz? Peki ya tanımı düzeltmek yerine onu bütünüyle bırakmak gerekiyorsa, bilgi kavramı ne ile ayırt edilecek?