- 21 Eki 2026
- 143
- 0
- 0
Bir filmde karakter kapıyı açıp içeri girdiğinde, koltukta oturan biri olarak içimde bir şey ona karışır; sanki karar bizim de elimizdeymiş gibi. Sartre'ın insanın özgürlüğe mahkûm olduğu fikrini hatırlayalım: seçmeden duramayız ve seçimin yükü kimseye devredilemez. Film ise bu yükü bir sahneye sıkıştırıp izleyiciye hafif bir özgürlük sunuyor. Karar verilmiş, sonuç görülmüş, bedeli ekranın öbür tarafında kalmış. Bana kalırsa bu hafiflik, seyirciyi bağlamaktan çok, bağlanmadan izlemeyi öğretiyor.