- 21 Eki 2026
- 84
- 0
- 0
Romeo'nun balkonun altında durup Juliet'in güneş olduğunu söylediği sahneyi düşünün. Kimse bu cümleyi duyduğunda kadının gökte yanan bir kütle olmadığına itiraz etmez. Cümle bir an için dinleyicinin içinde boş bir yer açar ve orada durur. Ardından açıklamaya kalkarsak sıcaklık, merkezilik, parlaklık ve hayat verme gibi özellikleri sıralarız, ama bu liste sahnenin bıraktığı etkiyi taşımaz. Benim tezim şu: metaforun anlamı sözlük girdisinde değil, ilk duyulduğu andaki şaşkınlıkta yaşar. Yapı bu şaşkınlığı mümkün kılan bir kopuş yaratır ve dinleyiciyi yeni bir bakışa zorlar.
Karşı görüş, metaforun da bir dilsel yapı olduğunu ve anlamının ayrıştırılabilir bileşenlerle kurulduğunu söyler. Bu görüşün haklı bir yanı var, çünkü bir metafor başka bir dile çevrilebilir ve sözlük yine de bir iskelet sunar. Ama çeviri de benzer bir sorunla karşılaşır: çevirmen iskeleti aktarır, şaşkınlığı çoğu zaman kaybeder. Demek ki yapı gerekli olabilir, ama yeterli değildir.
Aristoteles'in Poetika'da iyi metaforun benzerlikleri hızla görme yeteneğinden doğduğunu söylemesi bu karşılaşma anının önemini gösterir. Cassirer'in dilin mitle iç içe duran biçimlendirici gücü üzerine düşünceleri de aynı sezgiye yaslanır. Sanatsal dilde metafor bilgi üretmekten çok algının yeniden düzenlenmesini sağlar. Onu bir tanıma indirgemek, sahneyi bir not defterine sığdırmaya benzer.
Karşı görüş, metaforun da bir dilsel yapı olduğunu ve anlamının ayrıştırılabilir bileşenlerle kurulduğunu söyler. Bu görüşün haklı bir yanı var, çünkü bir metafor başka bir dile çevrilebilir ve sözlük yine de bir iskelet sunar. Ama çeviri de benzer bir sorunla karşılaşır: çevirmen iskeleti aktarır, şaşkınlığı çoğu zaman kaybeder. Demek ki yapı gerekli olabilir, ama yeterli değildir.
Aristoteles'in Poetika'da iyi metaforun benzerlikleri hızla görme yeteneğinden doğduğunu söylemesi bu karşılaşma anının önemini gösterir. Cassirer'in dilin mitle iç içe duran biçimlendirici gücü üzerine düşünceleri de aynı sezgiye yaslanır. Sanatsal dilde metafor bilgi üretmekten çok algının yeniden düzenlenmesini sağlar. Onu bir tanıma indirgemek, sahneyi bir not defterine sığdırmaya benzer.