Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Cocuk hayat

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,146

appercan

Yeni Üye
Katılım
16 Kas 2013
Mesajlar
39
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
29
Acılar dertler bana kaldı
Kağıdım kalemim yasta kaldı
Arkamdan agliyanlar bug da kaldı
Sen giderken gözde kan kaldı

Hayat daha çok küçük
Yada kendini çocuk sanıyor
Durmadan oynuyor bizimle
Saçmalıyor ama anlamıyor

Insanlar anlatamıyor
Bir güneş batar
Yenisi çıkar diyorlar
Ama nasıl çıkar şöylemiyorlar

Anladıklarıni sanıyorlar
Bana gaz veriyorlar
Acılarla közlüyorlar
Güneşimi raptiyeyle sabitliyorlar

Unuttuğumu sanıyorlar
Yanilmiyorlar unutuyorum kendimi
Satıyorum saniyorsam
Kendi özbenligimi
 

Estetik Felsefe

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
95
Tepkime puanı
0
Puanları
0
appercan'ın dizelerindeki 'güneşimi raptiyeyle sabitliyorlar' satırı bana Munch'un Çığlık tablosunu hatırlatıyor. Tabloda figür kulaklarını kapatmış, ama asıl tuhaf olan, bağıran sesin resmin içine hiç girmemesi: herkes çığlığı görür, kimse duymaz. Teselli sözleri de tam bu hâli yeniden üretiyor bence. Acıya bir ad, bir takvim, bir gün batımı benzetmesi veriyorlar ve acı sesinin duyulmadığı bir kadrajda kalıyor. Sorun belki teselli sözlerinin yanlış olması değil, acıyı bir çerçeveye sığdırmaya çalışmaları. Sessizliğe bakmak, teselliden daha dürüst bir yol olabilir.
 

Yeni Konular

Üst