- 20 Eyl 2017
- 148
- 1
- 0
PLATON, THOMAS MORUS: POLİTEİA VE ÜTOPYA:
İNSANLIK, SAVAŞ VE BARIŞ KAVRAMLARINA DAİR
Her şeyden önce Platon’un insanlık kavramı Yunan dünyasıyla sınırlıdır ve bu nedenle çok dardır. Platon hala uygarlar ve barbarlar ikilemi ile çalışmaktadır. Platon’a göre bu ayrılık biyolojik temellidir ve Helenler açısından kan bağına bağlıdır. Örneğin Politeia’da sergilenen bu yaklaşıma göre Helenler ile barbarlar birbirine doğal düşmandırlar. Bu durumda Helenler arasında olan kavga en fazla bir iç savaştır (státis), buna karşın Helenlerin barbarlarla arasındaki kavga bir savaştır (pólemos). Bundan dolayı Helenleri köleleştirmek yasaktır, fakat barbarlar tam da bunun için belirlenmiştir. Helenlerin evlerinin ve bağlarının, tarlalarının ve topraklarının yağmalanmasına, yakılıp yıkılmasına müsaade edilmemiştir, buna karşın barbarlar söz konusu olduğunda bu bir haktır (Politeia, 469 B – 470 C). Buna karşın Morus’un Ütopya’sı, aşağıda kanıtlarıyla daha ayrıntılı bir şekilde göstereceğim gibi, her şeyden önce tam da uygarlar-barbarlar ayrımına ve savaşa karşı kurgulanmıştır. Morus’un çıkış noktası, yakın dostu Rotterdamlı Erasmus gibi tüm dünya, tüm insanlık ve insanlığın, yani tüm kültürlerin, tüm inançların, tüm halkların, kısacası tüm insanlık uygarlığının iç barışıdır. “Savaş” diyor Erasmus “insanlığı istila etmiş, doğada olan tüm vebaların ve salgınlarının birleşik uçsuz bucaksız bir okyanusudur” Bu, “uçsuz bucaksız okyanusu” andıran savaşın karşısına Erasmus “ebedi barışın muhafaza edilmesini” koymaktadır. Zira barışsız “hiçbir şey yeşermez, hiçbir şey emin değildir, hiçbir şey saf ve kutsal değildir, hiçbir şey ölümlülere haz vermez veya yüce varlığı hiçbir şey tatmin etmez”.Doğan GÖÇMEN
İNSANLIK, SAVAŞ VE BARIŞ KAVRAMLARINA DAİR
Her şeyden önce Platon’un insanlık kavramı Yunan dünyasıyla sınırlıdır ve bu nedenle çok dardır. Platon hala uygarlar ve barbarlar ikilemi ile çalışmaktadır. Platon’a göre bu ayrılık biyolojik temellidir ve Helenler açısından kan bağına bağlıdır. Örneğin Politeia’da sergilenen bu yaklaşıma göre Helenler ile barbarlar birbirine doğal düşmandırlar. Bu durumda Helenler arasında olan kavga en fazla bir iç savaştır (státis), buna karşın Helenlerin barbarlarla arasındaki kavga bir savaştır (pólemos). Bundan dolayı Helenleri köleleştirmek yasaktır, fakat barbarlar tam da bunun için belirlenmiştir. Helenlerin evlerinin ve bağlarının, tarlalarının ve topraklarının yağmalanmasına, yakılıp yıkılmasına müsaade edilmemiştir, buna karşın barbarlar söz konusu olduğunda bu bir haktır (Politeia, 469 B – 470 C). Buna karşın Morus’un Ütopya’sı, aşağıda kanıtlarıyla daha ayrıntılı bir şekilde göstereceğim gibi, her şeyden önce tam da uygarlar-barbarlar ayrımına ve savaşa karşı kurgulanmıştır. Morus’un çıkış noktası, yakın dostu Rotterdamlı Erasmus gibi tüm dünya, tüm insanlık ve insanlığın, yani tüm kültürlerin, tüm inançların, tüm halkların, kısacası tüm insanlık uygarlığının iç barışıdır. “Savaş” diyor Erasmus “insanlığı istila etmiş, doğada olan tüm vebaların ve salgınlarının birleşik uçsuz bucaksız bir okyanusudur” Bu, “uçsuz bucaksız okyanusu” andıran savaşın karşısına Erasmus “ebedi barışın muhafaza edilmesini” koymaktadır. Zira barışsız “hiçbir şey yeşermez, hiçbir şey emin değildir, hiçbir şey saf ve kutsal değildir, hiçbir şey ölümlülere haz vermez veya yüce varlığı hiçbir şey tatmin etmez”.Doğan GÖÇMEN