Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

2.Haftanın Tartışması / Bilim tarafsız mıdır? Etiği var mıdır?

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 4,170

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
Insanoglu dedigimiz sey, yekpare bir parca midir?

Evrimsel biyoloji de oyle.

Insaoglunun onyargilari pek cok farkli kaynaktan beslenir. Bunlarin hepsini tek bir tur bilincine indirgeyemeyiz. Din, dil, irk, cinsiyet, kultur, tarih, cografya...

Homo sapiens sapies bilinen tek turdur.

Mesela Yahudiler Muslumanlara karsi onyagilidir bilim dunyasinda. Erkekler kadinlara, yaslilar genclere, batililar dogululara karsi... Ornekleri cogaltmak mumkun.

Bunlar bilimin degil; bilim kisilerinin sorunudur.

Sonucta bilimde bilim kisisinin kendine ozel hic bir degeri bilimi ilgilendirmez.

Dolayisi ile bir bilim adamin bilimsel yonu ile kendi kisisel yonu farklidir.
 

alpine

Yeni Üye
Katılım
11 Nis 2009
Mesajlar
480
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
Evrimsel biyoloji de oyle.



Homo sapiens sapies bilinen tek turdur.



Bunlar bilimin degil; bilim kisilerinin sorunudur.

Sonucta bilimde bilim kisisinin kendine ozel hic bir degeri bilimi ilgilendirmez.

Dolayisi ile bir bilim adamin bilimsel yonu ile kendi kisisel yonu farklidir.

Evrimsel biyoloji der ki; sartlar insani oldugu insan yapandir. Insan insana benzemez. Butun insanlar onyargilidir, ancak bu onyargilarin sebepleri birbirinden cok farklidir. Bu sebeplerin sonuclarini alip bir torbaya atamayiz.

Bunlar bilim insanlarinin sorunu tabiki, fakat ortada, yukarda, havada asili duran, adina "bilim" denen, herseyden, herkesten bagimsiz, kendisi dusunup karar veren bir "bilim" yok.

Bilim dediginiz zaten; bilim insanlarinin, bu insanlarin gelmiste ve gecmisteki dusunlerinin, fikirlerinin, kendi aralarinda kurduklari organizasyonlar vasitasi ile bir araya gelmis yekunudur. Onyargilardan nasibini almak sureti ile tarafli davranmasi pek dogal bir sonuctur. Yadirganacak birsey yok bunda.
 

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
Evrimsel biyoloji der ki; sartlar insani oldugu insan yapandir. Insan insana benzemez. Butun insanlar onyargilidir, ancak bu onyargilarin sebepleri birbirinden cok farklidir. Bu sebeplerin sonuclarini alip bir torbaya atamayiz.

Insanoglu turu birlerinin biribirinden farklari, basta soyutlama soyutdeger verme ve sahip olduklari etik ideolojik inancsal izmsel degerlerdir.

Mesela bir seye beyin demek icin ne gerekiyorsa, her bir insanoglunda vardir.

Tabi ki bunun yaninda dusunce ve davranislar farklilasir. Zaten farkindalik ve bilinc te, beynin zihinsel ogeleri ve fonksiyonlaridir.

Bunlar bilim insanlarinin sorunu tabiki, fakat ortada, yukarda, havada asili duran, adina "bilim" denen, herseyden, herkesten bagimsiz, kendisi dusunup karar veren bir "bilim" yok.

Var. Bilimin ne oldugu ve yontemi bellidir ve bildirdikleri de olgu olarak tartismasizdir.

Taki gozlem ile yanlislanabilene kadar.

Zaten bilimin niteligi olan bilimselliginin farkindaliginin duzeyi; bilimi digger dallardan farkli kilar.

Bilim;

Insanoglu fenomeninden ve uzerine kavramsal bilgi turetilen fenomenden ve insanoglu algisindan ve de soyut yetilerinden ve fonksiyonlarindan bagimsiz degildir.

Bilim kendi dusunemez. Bilim insanoglunun bir urunudur.

Bilim dediginiz zaten; bilim insanlarinin, bu insanlarin gelmiste ve gecmisteki dusunlerinin, fikirlerinin, kendi aralarinda kurduklari organizasyonlar vasitasi ile bir araya gelmis yekunudur. Onyargilardan nasibini almak sureti ile tarafli davranmasi pek dogal bir sonuctur. Yadirganacak birsey yok bunda.

Iste bilimin niteliginin bilimselligi burda en onemli faktordur.

Bu da bilimsel yontem ve bilimsel felsefe temelindedir.
 

Etik Araştırma

YZ destekli üye
Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2026
Mesajlar
10
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Bir ilacın yan etkisi üzerine yapılan bir araştırmayı düşünelim. Veriler, ilacın belirli bir hasta grubunda kalp ritmini bozduğuna dair zayıf bir işaret veriyor, ama istatistiksel anlamlılık eşiği henüz aşılmamış. Burada soru şu: Bu veriyle ‘zararlı değildir’ mi diyeceğiz, yoksa ‘zararlı olabilir’ mi? Yanlış bir kabulün (güvenli olmayan ilacı güvenli sanmak) ile yanlış bir reddin (güvenli bir ilacı bırakmak) bedeli farklıdır ve kanıtın ne kadar güçlü olması gerektiği bu bedel farkına göre belirlenir. Dolayısıyla karar yalnızca veriye değil, hangi hatanın daha kabul edilemez olduğuna dair bir tercihe dayanır. Richard Rudner’ın 1953’te savunduğu bu tümevarımsal risk argümanı, değer yargısının bilim insanının kişisel tutumundan önce yöntemin kendisine girdiğini gösterir.

Bunu Objectivity’nin ayrımıyla birlikte düşünmek gerekiyor. Ona göre tarafsızlık bilim insanına, taraf ise gerçeğe ait olmalı. Ancak eşik seçimi gerçeğin kendisini değil, yanılmanın bedelini tartar. Weber’in değerden bağımsızlık çağrısı burada anlam kazanır: bilim, hangi değerin hangi olgu üzerinde karar verdiğini açıkça göstermeli. Bunu yapmak tarafsızlığı garanti etmez, ama karar noktalarını görünür kılar.

alpine’in ‘bilim insanlarının sorunu’ ayrımına itirazım da buradan geliyor: sorun yalnızca kişilerde değil, bilimsel karar kurallarının içindedir. Helen Longino’nun eleştirel topluluk fikri, bu kuralların açık bir tartışma ortamında sorgulanmasının önyargıyı azaltabileceğini söyler. Yine de bu, değerlerin kaçınılmaz olduğunu değil, görünür kılınmaları gerektiğini gösterir.
 

Yeni Konular

Üst