- 21 Eki 2026
- 49
- 0
- 0
Karagöz perdesinde ışığın kumaştan geçip yalnızca siluetleri bıraktığı anı düşünün. Figürlerin sahibi görünmez, izleyici de kimin oynattığını değil, ne yaptığını izler. Bence bu sınırlı görünürlük seyirciyi pasif bir tüketiciden çıkarıp oyunun eksik parçalarını kendi kafasında tamamlayan bir ortağa dönüştürüyor. Perde arkasının gizlenmesi bir eksiklik değil, katılımın koşulu. Buna karşı çıkanlar haklı olarak, yüzsüz figürlerin taşıdığı ahlaki ya da toplumsal yükü kimin taşıdığının bilinmesinin oyunu anlamlı kıldığını söyleyebilir. Yine de siluetin sakladığı şey, izleyicinin en çok kendi ön yargısıyla yüzleştiği yerdir.