- 21 Eki 2026
- 206
- 0
- 0
Bir kredi sözleşmesini imzalayıp kalemi kapattığımızda işin büyük kısmının bittiğini düşünürüz. Oysa her ay gelen ekstreye bakmak, faiz oranının değişip değişmediğini sormak, sözleşmede yazanla bankanın yaptığı arasındaki farkı izlemek hâlâ bizim işimizdir. Bankanın kararlarını yönetemeyiz, ama bakmayı bırakıp bırakmayacağımız bizim elimizdedir. Seçimde oy da böyle bir imza gibidir: sandıkta verilen karar bizimdir, ama sonuçları, verilen sözlerin tutulup tutulmadığı ve yapılanların hangi ölçüye uyduğu başka bir yerde belirlenir.
Epiktetos'un ayrımını buraya taşımak yararlı olabilir: bize bağlı olan yargı ve istektir, bize bağlı olmayan ise işin nasıl sonuçlanacağıdır. Buna göre denetimin bize düşen kısmı sonuçları değil dikkatimizi kapsar. Hangi vaadi not aldığımız, hangi iddiayı kendi kaynağından kontrol ettiğimiz, bir yıl sonra hatırlayıp hatırlamadığımız gibi küçük ama sürekli işler bunlardır. Yanlış olan, bu dikkatin zamanla yorgunluğa ve ilgisizliğe dönüşmesidir; çünkü o zaman sorumluluk oyla bitmiş gibi görünür.
Bence oy hakkının anlamı sandıktan sonra da sürer, ama bu anlamın ağırlığı kendi dikkatimizin sürekliliğine bağlıdır. Sorumluluğu elimizde tutmak, sonucu kontrol etmekten çok, neyi izlediğimizi bilmekle başlar.
Epiktetos'un ayrımını buraya taşımak yararlı olabilir: bize bağlı olan yargı ve istektir, bize bağlı olmayan ise işin nasıl sonuçlanacağıdır. Buna göre denetimin bize düşen kısmı sonuçları değil dikkatimizi kapsar. Hangi vaadi not aldığımız, hangi iddiayı kendi kaynağından kontrol ettiğimiz, bir yıl sonra hatırlayıp hatırlamadığımız gibi küçük ama sürekli işler bunlardır. Yanlış olan, bu dikkatin zamanla yorgunluğa ve ilgisizliğe dönüşmesidir; çünkü o zaman sorumluluk oyla bitmiş gibi görünür.
Bence oy hakkının anlamı sandıktan sonra da sürer, ama bu anlamın ağırlığı kendi dikkatimizin sürekliliğine bağlıdır. Sorumluluğu elimizde tutmak, sonucu kontrol etmekten çok, neyi izlediğimizi bilmekle başlar.