Neler yeni

Olmak ve Tanrı /"Olmakçılık"

"ictenlik"

FSEditör
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
3,691
Puanları
38
Tanrı; "Olmak"tan önce değildir.

Tanrı; "olmak" yaratmadı...Tanrı (ilk kez) "olmakyaratmadı ya da olmak'ı ilk kez Tanrı yaratmadı.

Tanrı; "Olmak" yaratıcısı değildir. /Tanrı Olmak'a aşkın değildir...

Tanrı ; "Var'ı ilk kez yaratmadı (çünkü kendi vardı..Yani var vardı...varolmak vardı, olma vardı. Varolan ve olan olarakta tanrı vardı. Olmak vardı)

Varolma-k Tanrıdan önce (ya da Tanrı ile tam birlikte) vardı...demeliyiz...

(İlk kez) varolmayı ilk kez Tanrı yapmadı ve ortaya koymadı...demeliyiz...

Tanrı kendi ilkvarolan değildir çünkü zamnsızdır. Tanrı, olmaka' a eşittir ve "olmak"la birlikte vardır..

Tanrı; "olmak" ortaya koyucu ve "olmak başlatıcı" değildir. (demeliyiz...)
Olmak Tanrı ile birlikte var ve ilk kez ortaya koyulmadı.
Tanrı olmak'a içkin ya da dairdir/aittir...(...)
Olmak Tanrıyı da kuşatır/kuşatmıştır..


Tanrı olmak'ın ilk ortaya koyucusu (mu?) değildir.
O daha çok ben gibi, evren gibi şeyler ortaya koyar ve bunları ilk yaratır .
İlk evreni ilk, kez, yaratabilir ancak "olma"yı ilk kez yaratmamıştır..

Olmak, Tanrıdan öncedir ya da Onunla birliktedir demeliyiz.
Evrene aşkın olan Tanrı olmak'a kesinlikle aşkın değildir..
..Olmak Tanrıdan/Tanrılardan büyüktür ya da eşittir. demeliyiz..
Olmak Tanrının da Tanrıların da atasıdır/başkanıdır.
Tanrıyı olmak'a şikayet edin-iz...

Tanrı; "Olmak" a aşkın değildir. O, ben ya da evrene aşkındır..demeliyiz/diyebiliriz...

(Neden varolduğum için de Tanrı'yı suçlayamam sanırım. Bu onun ilk sebebi değil. Tanrı olmaların ilk suçu, sebebi ve günahkarı değildir...)

Tanrının "olmak" yaratması kendi olmakıyla (ön-olmakıyla) çelişir/çakışır...ve eşzamanlıdır..

Olmak adını ve varolmayı (ilk kez varolmayı) tutup bir yokluktan Tanrı getirmedi ve ilk kez başlatmadı ve oluşturmadı.
Olmak kendi zaten (Tanrı ile birlilte) (eşzamanlı olarak) vardı.

Olmak bir önce değildir. Önce olarak işaretlenemez. Tanrı ve zaman başlamamıştır o halde Tanrı için "olma"k başlamamıştır
ve olmak başlamamıştır o halde olmak zamansızdır/önelsizdir..

Olmak, olmaya ve oluşmaya başlamamıştır.
Olmak içinde ki oluşumları Tanrı devindirdirmiştir..

Tanrı ;"olmak" oluşturmadı..
Olmak , Tanrının yaratmadığı şeydir..başlatmadığı şeydir...

Bu Tanrının Kendi oluşuyla ve varlıkıyla çelişir..(kendi vardı .var var.olan olarak tanrı var ve olmak var).
O halde bırakalımda Tanrı biraz evren ve gerçek yaratsın.. Olmayı ya da varı ortaya koyan/yaratan (ilk kez ortaya koyan) değildir.

Tanrı beni olmak yokken ve var yokken (varolma durumu yokken) varoldurtan olamaz. O halde?olamayacağına göre?

De ki Tanrı türetendir. Tanrı ancak ve olandan türetebilir.

Tanrı; olmak, olma ve varolma yaratmamıştır.nokta.

Tanrı; olmakı, olmayı ve varolmayı ilk kez yaratmamıştır/üretmemiştir. Bunlar verilidir/vardır... zemindir/Tabandır..

Tanrı olmakı, olmayı ve varolmayı ilk kez yaratan değildir...
Bunların yaratıcısı, ilk yaratıcısı değildir çünkü bunlar vardı..Bunların dönüştürücüsüdür, eylemleştiricisidir-eylemidir de..
Ben ve evren gibi şeyler iç-yaratabiliyor sanırım o sadece..

Tanrı olmakın ilk yaratıcısı değildir, şehadet ederim.uggh
Tanrı; olmakın/olmanın ilk üreticisi ,olmanın kendi üreticisi değil...
Tanrı; olmak ve olma-k edimi ortaya koymamıştır...
Kendi olmakından ve olmakın olmakında..

O halde olmak ve olmam tek başına Tanrının da sorumu değil. ughh..

Tanrı olmaya/olmak'a aşkın değildir...

Tanrı olmaka aşkın değildir. Olmaktan önce de değildir..
Onunla birliktedir..Aynı andadır...

Tanrı olmak işinin üreticisi değildir.
Tanrı varolmanın ilk üreticisi değildir...

Olmak ilk kez yaratılmadı. Olmak başlamadı...

Varolmayı ilk kez Tanrı yapmadı...Varolma başlamıyor. Olmak ya da varooma denilen aslında Tanrı ile başlamıyor dikkat edin zaman yok...

-düzenlenecek-/Olmacılık
 

"ictenlik"

FSEditör
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
3,691
Puanları
38
Olmak vardı !
Tanrı ile birlikte , " olmak " kendi vardı .

Olmak ( varolma ) vardı !
Tanrı ile birlikte , " olmak " ( varolma ) kendi vardı .

Tanrı olmak 'ı yokluktan bulmadı ve getirmedi . ( çıkarmadı )

Olmak ( varolmak ) Tanrı tarafından yaratılmamıştır , onun tarafından getirilip bulunup icad edilmemiştir .

Tanrı ilk kez varolmayı üretmiş değildir .

Yaratma denilen üretme, türetme fiili ise üreticilik , yeniden kapsayıcılıktır . . Bu ilk kez oldurma ya da yokluğa bir karşı koyuş değiştir. Yokluğa karşı bir istenç ve olumlama / yapım değildir . .

Tanrı yokluklardan ( olmayandan ) bir " olmak " alıp getirmedi. ( olmak alıp / bulup vücuda getirmedi )
Diyorsunuz ki ; " olmak " ( varolma ) Tanrının karakteri idi ve o bu karakter ile diğer şeyleri vücuda getirdi .
Olma içinde cereyen eden devinimlerde . .

İşin aslı çağcıllarım Tanrı kimseye " olmak " vermedi . Varolmak vermedi . . Tanrının bize vermediği / katmadığı ( imkan ,olanak)( kendinden olan ) budur . . İşin aslı çağcıllarım yine de ,

Varolmanın tabanını Tanrı ortaya koymuyor ve Tanrı " olmak " tan sorumlu değildir .

Tanrı varolmayı ( ilk kez olmayı ve varolmayı) (üreten değildir) meydanlara getirmemiştir ve ortaya koymamıştır . Size göre de bize göre de olmak içinden (ve olan içinden) beni ( ve evreni ) türetmiş ve yeniden biçimlemiş , olana yeniden biçim vermiştir .
Tanrı bu durumda bir yeniden formlayıcıdır ( / bellektir / iradedir . )

Tanrı bulunuş ( bulunma - k ) içinden iş ve eylem türeten bir eylemci olarak olumlanmaktadır . Tanrı bulunmama halinden ( durumundan ) işler kapsamamıştır ki kendi de sonradan ortaya çıkmamıştır . O halde Olmak Tanrının ( da ) nüvesi ve gebesidir

Soruyorum çağcıllarım , Tanrı bulunmanın ( oluşun ) olmakın ( ve varolmanın ) ilk üreticisi değilse nedir ?
kimdir ? nasıldır ? ne niteliklere haizdir ?

İşin aslı Tanrının ilk eylemci olması Tanrı hakkında söylenen ( diğer ) herşeyle taban tabana zıttır , çelişmektedir . Ne kadar düşünürsek düşünelim zamansızlık asla başlama kavramı ifade etmeyecektir ve başlama kavramını olumlamayacaktır .( bünyesinde barındırmayacaktır)

Çağcıllarımıza sesleniyoruz -uyumayın . .
Tanrının ilk eylemci olması ya da eylem başlatması zamansızlık denileni ve sonsuzluk denileni açmak , ( bölmek , saymak -durdurmak ) onu yanlış biçimde sıraya koymak , bölümlemek ve yanlış ele almak , ( kavramaktır . )

Sonsuzluk denilen ilk başı olmamakla zaman ve uzamda baş ve sonla ölçülememekle ( sınırlanammakla da ) eşdeğerdir ( eşanlamlıdır ) . O halde nasıl ( bir ) Tanrı ilk eylemci ve ilk eylem olabilir . .
Bırakın ; zamansızlık ve ilk eylem ve başlatma lafını filozofik düzlemde yanyana bile getiremeyiz ve ele alamayız

Zamansız Tanrı işleri nerede ( hangi tür bir - ölçülebilir - zamanda) başlatmıştır? . . ( ve sıraya koymuştur)

Düşüncenin ( ve kavrayışın ) olanakaları sonsuz değil mi ?
Tanrı başlattı demek akıl yitimi ve kaybıdır . Tanrıya izafe edilen bütün sıfatlarında defidir , çöküşüdür . Mantık bunalımı , bulanıklığı . mantık çöküşü . . .

Felsefe denilen bir kuru söz kalabalığı değildir . Felsefe diye getirdiğimiz şeyde . O kavrayıştan ( çözümlemeden ) gücünü alır.( ibarettir ) Akıl ve mantık ( sağduyu ) ürünüdür .

Çağcıllarım siz uyuyorsunuz !

Tanrı, varolma diye bir şey yaratmadı (ve başlatmadı)
Tanrı, olmak başkanı değil...
 

ls2

Tanınmış üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,851
Puanları
48
Hep varolan Tanrı ''ölümü'' nasıl düşünebildi? Tanrı kendi yokluğunu düşünebiliyor mu ki bizleri bu formatta yarattı ve önümüze ölüm diye bir karanlık koydu? (semavi dinlerin tanrı anlayışını referans alarak)

Tanrıyı aramak,Tanrıya inanmak,Tanrıya inanmamanın suç sayılması,Tanrıya kul olmak vb ..bunlar dinlerin bizlere dayattığı düşünce biçimleridir ve dinlerin en büyük zaferleridir.

bu kalıpları yıkmam yıllarımı aldı..düşünürlerde dahil (özellikle kierkegaard) bu dinleri /anlayışları savunanlara kısmen kızgınım..
 

"ictenlik"

FSEditör
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
3,691
Puanları
38
Sanırım oluşçulukta (varolmacılıkta) oluş mu öncedir? öz mü? gibi bir soru-n var.
Bizler de soruyoruz, Birey mi önce, toplum mu? Bireycilik mi önce toplumculuk mu? Kamusallık mı? Tek tek oluş mu? Tek tek oluşlar mıyız?
Bunun gibi sorular...

Bunun gibi, bunlar gibi bir belirtme koyduk.
Olmak Tanrıdan öncedir ya da Olmak Tanrıdan önce gelir dedik.
Olmak Tanrı dan önce ya da Tanrı ile birlikte vardı dedik... Aslında ikisi biraradadır.
Ama Tanrı Olmak'ı ortaya koymamıştır dedik.
Tanrı Olmak'ı ilk kez ortaya koymamıştır..

Bu durumda;
Tanrıya yüklenen ve yüklenilen "Olma"yı ve ilk kez varolmayı oluşturma işini ve sorumluluğunu defettik...
Varoluş Tanrının işi ve sorunu değil o üreticidir diyebiliyoruz...
Tanrı varolmanın sebebi değil. Varolma Tanrıdan öncedir...
Tanrı Olmak yaratmadı ve Olmak'ı kuşatamıyor...
 

"ictenlik"

FSEditör
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
3,691
Puanları
38
OLUŞALLIK KARMAŞASI/KARGAŞASI

Varoluşa dair çok fazla tahlil yaparsak en son tabanlayamıyoruz. Tam bir Amaçsızlık, dayanaksızlık (zorunluluk vb.) buluyoruz.
Olduğu gibi olan şey.
Hiç bir amaç sonuç yok. Ereksellik tam bir tıkanma ya da çıkmaz (açmaz) gibi oysa varız...
Bu bizi zorunlu bir hareket/yasa (içsel devim) bulmaya, oluşallık'ı çözümlemeye ve "olmaması mümkün olmayan şey"in doğal varoluşun'a ve onun yasalarına götürüyor...

Ya da Uzakdoğu felsefeleri gibi tüm bunlar bilinçte/bellekte bir ilüzyon ve ve kurmaca diyebiliyoruz, demek zorunda kalırız ancak kurmaca ya da ilüzyon da doğası gereği gerçek.

Enerjinin bir yönü, yayılma dağılma ve toplanma (dönüşüm) biçimi var ve bu gerçeği zorunlu olarak üretip sürdürüyor
Hiç bir amacı yok sonucu yok.
A eylemi ve B eylemi mutlak hiçbir farkı yok
A eylemi ve B eylemi arasında hiçbir farkı yok
Sen ben, şu bu olmak gibi fark ve ayrımlar da yapaydır.

Hiç bir şey değiliz ya da herşeyiz... Neysek oyuz..
Enerjinin/Varolanın zorunlu doğası (ve zorunlu çevrimi) diyebiliyoruz.
Zorunlu çevrimi/çekimi

Kasyopyanın buna dair bir deyimi var. Enerji boşlukta varolabilmek için (kalp atışı nabız gibi) atar/yayılır ve geri toplar/toplanır ya da hareket enerji/çevrim bize böyle yansır.
Kalp atışı ve nabıza benzetilir . Atar yayılır ve toplar (çekim) bu bize döngüler/çevrimsellik olarak yansır. Sonsuzdur.
Enerji yayılır ve geri toplanır
Çekimden ibaret tüm hepsi bu
Tüm bulmaca görmüyor musun her şey
Hiç bir amacı yok
"Hareket hareketsizlik eşit" son tahlil de.

Felsefe diye bir şey yok. Bir yaygara. Bilgi her yerde
Konuşuyoruz burda..
Kavrayış seni ne yapar?
Bomboş bir çöplük; hiçbir şey
Sen diğerlerine bağsın.

Kavrayış seni ne yapar?
Sıradan bir bayağı yani bildiğin adi varlık yapar.

Kavrayış (ya da farkındalık diyorlar şimdi) seni ne yapar?
Sıradan bir bayağı yani; bildiğin dümdüz sıradan "adi" varlık (adi varlıklardan )yapar.

Kim olmak istiyorsan o'sun. Ve ney olmak istiyorsan o. Herkes..

Ölümün kalımın hiç bir amaç sonucu yok. Hiçbir şeyinde yok.

O halde yaşa keyif al sürdür ve keyifle öl

Tüm felsefe bu

Canın ne istiyorsa onu yap. Uygun eylem bu olduğunda sorun kalmıyor sanırım..

---------
Bence;
Parmenides'in On Naturası (Doğa Hakkında Şiiri) tüm felsefeye bedel gibi. Ontoloji anlamında...
(Eğer öyle yorumlanırsa /uygun doğru yorumlanırsa. "Bir" kavramına takılıyor örneğin. Bu bütünlemeci bir kavram olarak alınabilir. Monistik Tekilcilik yadsınabilir. Bir kaç yorum nüans ve yada çeviri farkı, yorum farkı eklenebilir..)

Bence Felsefenin miracı gibi
---------

"Ne kadar hiçbir şey (hiç) ve hiçkimseysek bir o kadar da o herbirşey ve herşey ve herkesiz. Eşit..."
 
Son düzenleme: