Okçu Yi

  • Konbuyu başlatan Phi
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar : 2
  • Görüntüleme : 3K
  • Etiketler
    okcu

Phi

Tanınmış üye
Y.Admin
Onursal Üye
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
1,684
Tepkime puanı
74
Puanları
48
Çin kültürü ve foklorunda önemli bir yere sahip olacak bir kahraman da okçu Hou Yi'dir. Mitlere göre eskiden 10 farklı güneş bulunurdu. Bunlar Doğu Cennetinin tanrısı Di Jun ve tanrıça Xi He'nin çocuklarıydılar. İçlerinde birer karga kuşu barındıran bu güneşlerden biri, sırası geldiğinde, kuşun yardımıyla havalanır ve dünyayı ısıtırdı. Böylece her gün 10 güneşten biri iş yapar, diğerleri dinlenirdi ve sırasıyla her güneş dünyayı ısıtırdı. Fakat kesin olmayan sebeplerle, İmparator Yao'nun zamanında bu güneşlerin hepsi birden göğe çıkarlar. Mitlere göre on güneşin birden aydınlatması ve ısıtması, arzdakileri perişan eder ve yoğun bir ısı ile kuraklık başlar. Bunun üzerine İmparator Yao tanrılara yakarır ve tanrı Di Jun sorunu halletmesi için bilinen en usta okçu olan ölümsüz okçu Yi'yi görevlendirir. Her ne kadar Yi başlarda sorunu barışçıl yollarla çözmek istese de, yeryüzünün gördüğü zarar karşısında hemen harekete geçmek ister ve gökyüzündeki güneşleri taşıyan kuşları, tek bir tanesi kalıncaya kadar, bir bir vurur. Böylece, efsaneye göre, artık sadece bir tane güneş vardır. Fakat mitler okçu Yi'nin serüveninin burada bitirmezler; tanrı Di Jun Yi'nin meseleyi barışçıl yollarla çözmek ve çocuklarını kendisine geri getirmek yerine onları öldürmesine çok kızar ve Yi'nin ölümsüzlüğünü alarak onu dünyaya mahkûm eder. Yeniden ölümsüz olma arzusuyla Batı'nın efsanevi ana kraliçesi Xi Wang Mu'ya gider. Xi Wang Mu'ya ölümsüzlük iksiri için bir saray inşa eder ve inşaatın sonunda kraliçeden ölümsüzlüğün iksirini barındıran bir hap alır. Mitlere göre yurduna tekrar döndüğünde Yi'nin yapması gereken bazı önemli ve acil işler çıkar; hapı evinde bir rafın üzerine koyan Yi bu işlerle ilgilenmek için hemen yolculuğa çıkar. Bir süre sonra hafif bir parıltıyla parlayan hapı fark eden Yi'nin eşi Heng E hapı alıp incelemeye başlar, tam o sırada kocasının ayak seslerini duyar ve paniğe kapılıp hağı yutar. Çok büyük bir parlamanın ardından ölümsüzlüğe erişen Heng E göğe doğru yükselir ve Ay'a ulaşır. Çin mitolojisinde daha sonraları Heng E'nin adı, Cheng E olarak değiştirilir ve ona bir ay tanrıçası olarak tapınılmaya başlanır. Bu noktadan sonra hikâye farklı mitlerde farklı şekillerde ele alınır. Bazılarında Yi asla ölümsüzlüğü kazanamaz ve sonunda bir fani olarak ölür, bazılarında ise tanrılar onun yakarışları ve hüznü sebebiyle ona merhamet eder ve onu güneş tanrısı yaparlar. Böylece Heng E'nin, Ay ile temsil ettiği yin, Yinin, Güneş ile temsil ettiği yang sayesinde bir dengeye oturur.
Kaynak: Wikipedi
 

glsezinrs

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,358
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
59
Teşekkür ediyorum.Böylece yin-yang sembolünün çıkış noktasını öğrenmiş oldum.Bu denge sembolize edilirken karşıtların birliğini de içeriyor.Burada (sembolde)karşıtlar çatışma içinde değil, birbirini kapsamış (içinde barındırmış ama barışçıl, hazmedilmiş ,kabullenilmiş)durumda.Hegel veya Marxın diyalektiğinden farklı bir sentezleme var Çin kültüründe..
 

rainbow64

Yeni üye
Kayıtlı Üye
Katılım
6 Şub 2010
Mesajlar
331
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
33
ying ve yang açıklandığı üzere benim kafamda da eşitliğin sembolü ifadeyi de gördüğümde siyah ve beyaz beraber olarak yan yana gelmiş ve bu yüzden ikisi birbirini tamamlamıştır.