Neler yeni

Van Gogh Resimleri

Laetna

Üye
Katılım
30 Tem 2008
Mesajlar
448
Puanları
18
Yaş
29
Ynt: Van Gogh Resimleri

En sevdiğim eseri "yıldızlı gece" adlı tablosu onunda eserlerinden bazıları eksik ama olsun bunlar gerçekten çok güzel. İlk resimlerini yapmaya başladığında kimse resimlerini almıyormuş ama şuan fiyatları paha biçilmez. Ne ilginç öyle değil mi?
 

Varun

Yeni üye
Katılım
7 Kas 2008
Mesajlar
26
Puanları
0
Yaş
31
Ynt: Van Gogh Resimleri

Laetna ' Alıntı:
En sevdiğim eseri "yıldızlı gece" adlı tablosu onunda eserlerinden bazıları eksik ama olsun bunlar gerçekten çok güzel. İlk resimlerini yapmaya başladığında kimse resimlerini almıyormuş ama şuan fiyatları paha biçilmez. Ne ilginç öyle değil mi?
İlginç değil aslında. Zira öldükten sonra tanınan ya da sevilen,ressamlarımız,düşünürlerimiz,sanatçılarımız çoktor.
Van Gogh onlardan yalnızca biridir.
Hayatın, kendisini insanlara 'hayattan dışarı adım attığında' tanıttığı bir isim .
 

MHMTR

Yeni üye
Katılım
15 May 2018
Mesajlar
7
Puanları
0
En sevdiğim eseri "yıldızlı gece" adlı tablosu onunda eserlerinden bazıları eksik ama olsun bunlar gerçekten çok güzel. İlk resimlerini yapmaya başladığında kimse resimlerini almıyormuş ama şuan fiyatları paha biçilmez. Ne ilginç öyle değil mi?
İlginç mi bilemem ama çağdaş sanat anlayışının değişiyor olmasının sonuçlarındandır. Daha bireysel alana mı kaydı anlayış acaba? Öte yandan popüler kültür ikonu haline gelmesi de bir başka sebeptir. Dikkate değer bir başka mesele de tekniğidir. Empresyonist olarak söylense de(fırça darbelerinden ötürü) ne gerçekten empresyonisttir ne de puantilist. Her ikisinden etkilenerek kendi tekniği oldukça olumlu yönde geliştirmiş birisidir. Tabi bir anlamda ekspresyonisttir(en azından sanata olan bakış açısından kaynaklı). Bir de ressamlık süresine göre inanılmaz üretken birisi. Binlerce eskiz ve binlerce tablo bırakmıştır geride. Tabi yaşadığı trajediler de inanılmaz.

Eserlerinin büyük çoğunluğuna şuradan ulaşabilirsiniz, https://www.wikiart.org/en/vincent-van-gogh
 

Lefty

Tanınmış üye
Yönetici
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
5,072
Puanları
63
Yaş
41
İlginç mi bilemem ama çağdaş sanat anlayışının değişiyor olmasının sonuçlarındandır. Daha bireysel alana mı kaydı anlayış acaba? Öte yandan popüler kültür ikonu haline gelmesi de bir başka sebeptir. Dikkate değer bir başka mesele de tekniğidir. Empresyonist olarak söylense de(fırça darbelerinden ötürü) ne gerçekten empresyonisttir ne de puantilist. Her ikisinden etkilenerek kendi tekniği oldukça olumlu yönde geliştirmiş birisidir. Tabi bir anlamda ekspresyonisttir(en azından sanata olan bakış açısından kaynaklı). Bir de ressamlık süresine göre inanılmaz üretken birisi. Binlerce eskiz ve binlerce tablo bırakmıştır geride. Tabi yaşadığı trajediler de inanılmaz.

Eserlerinin büyük çoğunluğuna şuradan ulaşabilirsiniz, https://www.wikiart.org/en/vincent-van-gogh
Bir insanın değerinin öldükten sonra anlaşılması ne acı bir durumdur...

***
Resimlerinde yoğun bir melankoli, dayanılmaz yalnızlık ve trajedi hakimdir. Theo’ya yazdığı mektupta depresyonun izlerini görüyoruz.

"...Ve halen dayanılmaz depresyon nöbetleri beni yeniyor; ve bununla birlikte sağlığım düzeldikçe beynim daha sağlıklı oluyor. Masrafını karşılamayan ve çok pahalıya mal olup hiç bir getirisi olmayan resim çalışmalarım da aptalca geliyor. İşte o zaman kendimi çok mutsuz hissediyorum ve en kötüsü de bu yaşta başka bir şeye başlamak inanılmaz derece de zor..."

-Alıntı-

http://www.felsefe.net/resim-ve-heykel/75872-vincent-van-gogh-yildizli-gece-tablosunun-gizemi.html
 

MHMTR

Yeni üye
Katılım
15 May 2018
Mesajlar
7
Puanları
0
Bir insanın değerinin öldükten sonra anlaşılması ne acı bir durumdur...

***
Resimlerinde yoğun bir melankoli, dayanılmaz yalnızlık ve trajedi hakimdir. Theo’ya yazdığı mektupta depresyonun izlerini görüyoruz.

"...Ve halen dayanılmaz depresyon nöbetleri beni yeniyor; ve bununla birlikte sağlığım düzeldikçe beynim daha sağlıklı oluyor. Masrafını karşılamayan ve çok pahalıya mal olup hiç bir getirisi olmayan resim çalışmalarım da aptalca geliyor. İşte o zaman kendimi çok mutsuz hissediyorum ve en kötüsü de bu yaşta başka bir şeye başlamak inanılmaz derece de zor..."

-Alıntı-

http://www.felsefe.net/resim-ve-heykel/75872-vincent-van-gogh-yildizli-gece-tablosunun-gizemi.html
Belki de tam alıntıdaki durum onu Van Gogh yapmıştır. Tıpkı Kahlo'nun kazası gibi. Tıpkı Aşık Veysel gibi... Yani Van Gogh'a göre gerçekten acınası bir yaşantı olmasaydı bunca eser üretebilir miydi?(umarım anlatabilmişimdir demek istediğimi)

Ha evet depresif bir hayatı vardı. Ama bu dünyadan nefret ettiği anlamına gelmemeli bence. Tarlara işçilere vs. sevgi besleyen birisi olmalı. Hatta bence o yıldızlı gece tablosunun yaratılmasının başlıca sebebi bu. Bilenler var mıdır bilmiyorum bu hareketi fotoğraflamak için başka şartlarla birlikte çok uzun bir pozlama gerekiyor(5 6 saatlere varan bir süre). Bunu çıplak gözle gözlemleyebilecek birisi için çok büyük sabır. Ve de ancak bir sevgi bunun üstesinden gelebilir.

Bir de şunu söylemek lazım. 5 yıl gibi bir süre kendini eğitmiş(kısa bir eğitim dönemi de vardır) ve ilk tablosu(manifesto mahiyetinde) Patates Yiyenleri tamamlayarak sanat dünyasına adım atmıştır.

Theo da hayatında önemli birisi. Resim masraflarını Theo karşılamaktaydı. Fırçalar, Boyalar, tuvaller, yağlar gönderirdi. Ve de para. Bu konu da Gogh için sorun yaratıyordu. bağımlı bir ekonomi kolay değil.
 
Katılım
25 Ocak 2017
Mesajlar
887
Puanları
18
(...)"...Ve halen dayanılmaz depresyon nöbetleri beni yeniyor; ve bununla birlikte sağlığım düzeldikçe beynim daha sağlıklı oluyor. Masrafını karşılamayan ve çok pahalıya mal olup hiç bir getirisi olmayan resim çalışmalarım da aptalca geliyor. İşte o zaman kendimi çok mutsuz hissediyorum ve en kötüsü de bu yaşta başka bir şeye başlamak inanılmaz derece de zor..."(...)

Bu sanatkarların kendilerini samimi ve sade açıklayışları var ya...Büyüleniyorum.

Geçen bir video izledim.Çocuğun biri,hangi şehirde yaşıyor bilmiyorum da,meydana çıkmış herkesin içinde Michael Jackson dansı yapıyor.

Ya bu utanmak değil ki.Ben yapamam ama böyle olmalı değil miyiz hepimiz?Çok sıcak ve samimi değil mi?



O çocuğun dansı da bir süre sonra unutuluyor,Van Gogh'un resimleri de...

Ancak çocuğun yüzümüzde bıraktığı sessiz ve silik bir gülümseme,Van Gogh'un sanatındaki derinselliğin bıraktığı hayranlık bâki kalıyor.



Böyle ince şeyleri unutmayalım,yaşatalım lütfen.
 
Son düzenleme:

Lefty

Tanınmış üye
Yönetici
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
5,072
Puanları
63
Yaş
41
Belki de tam alıntıdaki durum onu Van Gogh yapmıştır. Tıpkı Kahlo'nun kazası gibi. Tıpkı Aşık Veysel gibi... Yani Van Gogh'a göre gerçekten acınası bir yaşantı olmasaydı bunca eser üretebilir miydi?(umarım anlatabilmişimdir demek istediğimi)
Hayatı boyunca fakirlik çekmiş, psikolojik rahatsızlıklar yaşamış, yaptığı resimlerin değer görmemesi nedeni ile mutsuz olmuş ve en sonunda da intihar etmeyi seçmiş birisi olması çok üzücü geliyor. Günümüzde de bu böyle galiba ve çoğu insan doğru anlaşılamıyor, anlaşılamadıkları için de bir süre sonra pes edip, küskün bir şekilde hayata veda ediyorlar.
Bu örnekten almamız gereken bir mesaj olmalı ve başka insanların onayları ile yaşamamayı öğrenmeliyiz yoksa bu şekilde kendi değerinin farkına varamadan, başkalarının yarattığı sahte algılar içinde yok olup giden insanlara her geçen gün yenisi eklenecektir. Yaptığımız iş içimize siniyor ve başkalarına zararımız yoksa kimsenin onay vermesini beklememeliyiz.


Bu sanatkarların kendilerini samimi ve sade açıklayışları var ya...Büyüleniyorum.
Geçen bir video izledim.Çocuğun biri,hangi şehirde yaşıyor bilmiyorum da,meydana çıkmış herkesin içinde Michael Jackson dansı yapıyor.
Ya bu utanmak değil ki.Ben yapamam ama böyle olmalı değil miyiz hepimiz?Çok sıcak ve samimi değil mi?
O çocuğun dansı da bir süre sonra unutuluyor,Van Gogh'un resimleri de...
Ancak çocuğun yüzümüzde bıraktığı sessiz ve silik bir gülümseme,Van Gogh'un sanatındaki derinselliğin bıraktığı hayranlık bâki kalıyor.
Böyle ince şeyleri unutmayalım,yaşatalım lütfen.
Başkalarının hakkımızda ne düşündüğünü o kadar çok önemsiyoruz ki, doğal ve kendimiz gibi davranamıyoruz. O an şarkı söylemek istiyorsak sesimiz güzel olmadığı için çekiniyoruz ya da yapmak istediklerimizi, çevremiz yadırgar diye yapamıyoruz. Çevre sanki mutsuz olduğumuzda derdimize derman olacakmış gibi onlara göre yaşamlar planlıyoruz. İnsan -saçmalasa- bile bazı zamanlar, kime göre saçma olduğunu netleştirmek çok zor, bu sebeple içinden geldiği gibi davranmak ve rol yapmamak gerekiyor.