Neler yeni

Süleyman Soylu

okur-yazar

Yeni üye
Katılım
9 Eyl 2011
Mesajlar
2,158
Puanları
0
Yaş
49
21 Kasım 1969, İstanbul doğumlu olan Sn. Süleyman Soylu Beyefendi eski DP çizgisinden olup bu memleketin, bu toprakların kaliteli çocuklarından birisidir.
 
M

Mor ve Ötesi

Ziyaretçi
ey aşk!!! sen nelere kadirsin...

aşk'ı isteyen istediği gibi yorumlayabilir,o zaman herkesin anlayışına göre bir sonuç ortaya çıkar...
 

darkmoon

Yeni üye
Katılım
5 Eyl 2012
Mesajlar
79
Puanları
0
Yaş
47
Süleyman Soylu'nun Çoban Sülü ve emanetçisi Cindorukgiller tarafından hem de nasıl çirkin ithamlar, iftiralarla gönderilişini hatırladığım için onun bu şekilde siyaseten onore edilmesine sevindim..
 

okur-yazar

Yeni üye
Katılım
9 Eyl 2011
Mesajlar
2,158
Puanları
0
Yaş
49
Evet, Ergenekoncu Cindoruk ve Demirel partiyi ele geçirdikten sonra bir dakika durmadım ve duranlara da şaştım. Süleyman Soylu hak ettiği yeri buldu. Artık boşa zaman harcamayacak. AK Parti dışında Süleyman Soylu ve Numan Kurtulmuş'u alternatif olarak görüyordum fakat onlar da AK Parti'ye katıldı ve yine AK Parti rakipsiz oldu. Kadronun maşallahı var. Eğer Süleyman Soylu ve Numan Kurtulmuş farklı partide olup, mecliste muhalefet olsalarmış ki ben öyle hayal ediyordum, çok daha iyi olabilirdi çünkü yapıcı muhalefet yapıyorlar, yıkıcı değil ama hayırlısı oldu, parti içinde hizmet edecekler; bugün muhalefet yapan partiler maalesef yapıcı değil yıkıcı muhalefet yapıyorlar ve neredeyse her biri devleti yıkmaya çalışan terör örgütlerini destekliyorlar. BDP'nin PKK'yı, CHP'nin ve MHP'nin Ergenekon'u desteklediği gibi. Eğer bu partiler bu tür terör örgütlerini ortaya çıkaran kemikleşmiş ideolojilerinden kurtulabilirlerse o vakit prangalarından kurtulmuş olacaklar ve dikkatleri bu karanlıktan çıkıp objektif, yapıcı ve ülkeyi ilerletebilecek bir muhalefet yapabileceklerdir.

Yapıcı muhalefet iktidara götürür fakat ideolojisinde takılıp kalan hep belli bir zümre ile yetinecektir. Halk belli bir zümre değildir ama. Ülkeyi belli bir zümre yönetir. Aşağıdaki belli zümrelerin yukarıdaki belli zümreyi düşünmesi şart değildir fakat yukarıdaki yönetici olan belli zümrenin aşağıdaki belli zümreleri düşünmesi şarttır, hem de hepsini fakat aşağıdakilerinden sadece belli bir zümreyi dikkate alırsa yukarıdakiler o vakit onlar sadece o zümrenin temsilcisi olur fakat hepsini düşünen de hepsinin yöneticisi olur. Bu yüzden de geçmişle, tarihle yüzleşmek ve yapıcı olarak sadece hizmete odaklanmak lazım. Zihindeki prangalardan kurtulunursa ancak kişi sadece hizmete odaklanabilir ve hizmet eden hizmeti ile o kadar meşguldür ki onun ideolojik davranmaya, şuna buna ayrımcı davranmaya, yıkıcı davranmaya vakti de olmaz takati de.

Mes'ela yapıcı muhalefete en güzel örnek eskiden Ahmet Altan idi fakat şimdi kasdi davranarak yıkıcı muhalefet yapıyor. Eskiden hergün Taraf okurken şimdi bayide Taraf yazısını görünce midem bulanıyor.

Yıkıcı muhalefet yapanlar ülkeyi düşünmez. Süleyman Soylu'nun videoda bahsettiği gibi darbe olsun ondan sonra biz kendimize bir yer buluruz mantığındadırlar. Tek hayalleri lider olmak. Bu noktada kendi partilerinde genel başkanlık yapmış fakat şimdi AK Parti içinde sıradan bir hizmet ehli olma görevini üstlenmiş olan Süleyman Soylu'yu ve Numan Kurtulmuş'u tebrik ediyorum. Fakat AK Parti ve HAS Parti "bütünleşmesi" pek doğru bir tanımlama değil. İktidar partisi ile bütünleşilmez, ona katılınır. HAS Parti ne ki? Ancak o partinin tüm üyeleri AK Parti'ye katılabilir.
 

okur-yazar

Yeni üye
Katılım
9 Eyl 2011
Mesajlar
2,158
Puanları
0
Yaş
49


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, "Taksim Meydanı bilinmeli ki dünden daha modern, daha yeşil, dünden daha çok milletin meydanı olacaktır" dedi.

AK Parti Sivas İl Başkanlığını ziyaret eden Soylu, burada gazetecilerin sorularını yanıtladı. Soylu, Taksim Meydanı ile ilgili soru üzerine, "Trafiğiyle beraber onu keşmekeşliğinden çıkaracak ve ülkemizin göz bebeği olan Taksim Meydanı'na yakışır bir alan oluşturulmak istenmektedir" diye konuştu.

Taksim Gezi Parkı ve etrafında, Türkiye'nin gelişmişliğine, muasır medeniyet seviyesi üstüne çıkma gayretine ve vatandaşların taleplerine uygun bir çalışma ortaya konulmak istendiğini dile getiren Soylu, "Bunun içerisinde Taksim'i tarihiyle de buluşturmak vardır. Taksim'in ihtiyaçlarına da bir şekilde cevap vermek vardır. Burada yapılan budur. Bu yapılanı İstanbullu herkesin kabul etme ve reddetme hakkı vardır. Bunların da gerçekleşmesi, bilinmesi gerekir ki demokrasi ve hukuk kuralları içerisinde olmalıdır" ifadesini kullandı.

Türkiye'de bu konuda "Bugüne kadar yeşile hiçbir şekilde hürmet göstermeyen, ağaç dikmeyen, her gördüğü yeşil parka bina yapan bir hükümet, bir siyaset anlayışı varmış" gibi bir algı ortaya konulmaya çalışıldığını belirten Soylu, "Sağ olsun muhalefetin hepsi de bu konuda bugüne kadar birikmiş öfkelerini Taksim Meydanı ve Gezi Parkı üzerinden iktidara yansıtmaya çalışıyor. Bu nettir" diye konuştu.

Türkiye'nin dünyada itibar gören ülke haline gelmesini, İstanbul'a yapılacak üçüncü köprüyü ve havaalanını, ülke genelindeki yatırımları ve olumlu gelişmeleri hazmedemeyenler olduğunu savunan Soylu, yapılan çalışmaları hazmedemeyenlerin bir duruş sergilediğini belirterek, şunları söyledi:

"Bunu 1 Mayıs'ta yapacaklardı. Orada işçilerimizi, sendikalarımızı bir şekilde alet edeceklerdi. Bu olmadı. İşçimizin 1 Mayıs Bayramı'nı bu şekilde yapacaklardı, olmadı. Şimdi Gezi Parkı hadisesinden dolayı maalesef bütün birikmiş öfkelerini orada yansıtmaya çalışıyorlar. Bu doğru bir şey değildir."

Soylu, şöyle devam etti:

"Taksim Meydanı bilinmeli ki dünden daha modern, daha yeşil, dünden daha çok milletin meydanı olacaktır. 'Bu yenilikler niçin oluşuyorun' hasedi içerisinde olanlar, kanaatim odur maalesef milletimizin duygularını istismar etmektedirler. Türkiye, bir devlet baskısına, bir polis devletine yönelik bir adım atmamaktadır. Tam tersi müzakereci ve milletimizin kendi demokratik reflekslerini her geçen gün daha çok ortaya koyabileceği bir anlayışa doğru gitmektedir."

Türkiye'de demokrasinin önceki yıllara göre daha çok geliştiğini belirten Soylu, önceden vesayet sistemi içerisinde bir demokrasi olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

"Bugün milletin kendi isteğini ortaya koyduğu bir demokrasi var. Bir şekilde bunu bir özgürlük ve güvenlik denklemi içerisinde götürmekle mükelleftir. Dünyanın tüm gelişmiş ülkelerinde böyledir. Buradan bir devrim oluşturmaya çalışanların mahcup olacaklarını düşünüyorum çünkü özellikle söyledim; Arap Baharı'na bakıp aldanmasınlar. O devrim Arap milletiyle, aradaki Mısır milletiyle beraber olmuştur. Yıllardan beri milletten kopuk, milleti sürü gibi gören insanlar, ellerine geçirmiş olduğu 3-5 televizyon kanalıyla milleti istedikleri gibi yönlendiremeyeceklerdir ve yönetemeyeceklerdir. Bu millet, her şeyin farkındadır."
 

okur-yazar

Yeni üye
Katılım
9 Eyl 2011
Mesajlar
2,158
Puanları
0
Yaş
49
"Dün bu milletin Menderes’ini aldınız, dün bu milletin Özal’ını aldınız, Vallahi de, billahi de, tallahi de, bu millet size Erdoğan’ı vermeyecek, sahip çıkacaktır!"

[video=youtube;qf5sKWFrgkE]http://www.youtube.com/watch?v=qf5sKWFrgkE[/video]
 

birazdahaderinmavi

Yeni üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,976
Puanları
0
Yaş
54
kendi partisini soyadına aykırı biçimde (anladınız siz onu) satarak, rant kapısına yamananlara mı kaldınız... ?... şimdi, ''kerenski kalmış kimlere'' desem, kızarsınız...
 

okur-yazar

Yeni üye
Katılım
9 Eyl 2011
Mesajlar
2,158
Puanları
0
Yaş
49
Bomba gibi konuşmuş bomba. Hakiki eski DP'lidir o, yerini buldu. Hükûmette merkez sağ parti varken başka bir alternatif sağ partide bulunmanın bir anlamı yoktu, akıllılık etti.